Peygamber Efendimizin Hükümdarları İslama Daveti

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Masal tarafından 12 Eylül 2012 tarihinde açılan konu


  1. Peygamberimizin Hükümdarları İslama Daveti


    Hz. Muhammed'in (s.a.v) Hükümdarları İslama Daveti


    Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (a.s.m.) dini ve daveti umumîdir, hitabı bütün insanlığadır; diğer peygamberler gibi bir kavme, bir kabileye, bir millete veya bir bölgeye münhasır değildir.

    Cenab-ı Hak, birçok ayet-i kerimede bu hususu beyan buyurmuştur:“(Resûlüm!) De ki: ‘Ey insanlar! Ben, sizin hepinize gelen, Allah’ın Peygamberiyim!”[1]

    Buna binaen, Peygamber Efendimizin daveti elbette yalnız bazı Arap kabilelerine, birtakım insanlara ve belli bölgelere münhasır kalamazdı. Bütün insanlığa bu iman ve İslam daveti sesinin duyurulması gerekiyordu.

    Hazreti Peygamber ( s.a.v. ) efendimiz , bütün milletlere peygamber gönderilmiş olduğundan İslam dinine davet için hicretin yedinci yılı Muharrem ayında birer davet mektubu yazdırıp onları mühürledikten sonra , birer elçi ile çevredekileri hükümdarlara göndermişti . Bu mektuplar , Necaşi denilen Habeş hükümdarı “ Ashanene’ye ” , Mısır hükümdarı “ Mukavkıs’a ” , Doğu Roma imparatoru “ Hirakl’e ” , Şam Meliki olup “ Hirakl’ın ” bir valisi hükmünde olan “ Haris’e ” Yemame Meliki Hıristiyan Ali oğlu “Hevze’ye ” , İran hükümdarı “ Hüsrev Perviz’e ” ve başkalarına hitap edilerek yazılmıştı .

    Necaşi , Hazreti Peygamber’in mektubunu alır almaz öpüp yüzüne gözüne sürmüş ve Habeşistan’a hicret etmiş bulunan Hazreti Cafer’in huzurunda İslamiyet’i kabul etmişti .

    Mısır hükümdarı da Hazreti Peygamber’in elçisine hürmet etmiş ve Peygamberimize dört cariye ile Düldül adındaki meşhur katırı hediye olarak göndermişti . Bu cariyelerden biri “ Mariye ” ( Radıyallahu anha ) dır ki , Peygamber efendimizin İbrahim adındaki oğlu bundan doğmuştur .

    Rum Kayseri’de birçok hediyeler göndermiş ; fakat kavminden çekindiği ve saltanatına düşkün olduğu için Müslüman olamamıştı .

    Haris ise , Peygamberin mektubunu yere atmış olduğundan Peygamberin duası ile az sonra kahrolup cehenneme gitmiştir .

    Yemame Meliki’de ; “ Hazreti Peygamber beni kendisine Baş vezir yaparsa Müslüman olurum , değilse kendisi ile savaşırım ” , diye terbiyesizce hareket ettiğinden az sonra helak olmuştur .

    Acem hükümdarı da , mektubu alır almaz parçalamış olduğundan , Peygamber efendimiz şöyle dua etmişti : “ ( ALLAH’IM ) o benim mektubumu nasıl parçaladıysa sende onun mülkünü öyle parçala …

    Az sonra İran devleti parçalandı , büsbütün sönüp İran ülkesi Müslümanların eline geçti .

    Kim, Nereye ve Kime Gönderildi?

    Bunun üzerine Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, İslâma dâvet maksadıyla Ashabından:

    - Dihyetü'1-Kelbî'yi Rum Kayseri* Heraklius'a,

    - Amr bin Ümeyye ed-Demri'yi, Habeş Necaşîsi Ashame'ye,

    - Abdullah bin Huzâfe'yi İran Kisrâsı Hüsrev Perviz'e,

    - Hanb bin Ebî Beltâa'yı Mısır Firavunu Mukavkıs'a,

    - Salit bin Amr'ı, Yemâme Valisi Havza bin Ali'ye,

    - Şuca' bin Vehb'i Gassân Meliki Münzir bin Hâris bin Ebî Şemir'e gönderdi.262