Peygamber Efendimizin Fetaneti

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Masal tarafından 31 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu


  1. Hz. Muhammed (s.a.v) Fetaneti


    Peygamberimizin Fetaneti


    Fetanet; Üstün akıl, ince görüş, derin kavrayış, yüksek muha,keme, ulvi düşünce sahibi olmak demektir.

    Hz. Rasulullah (s.a.v) Efendimiz, bütün peygamberleri temsil ettiğinden, hepsinin ahlak ve sıfatlarını en güzel, en mükemmel şekliyle zat- ı şerifinde toplamıştı. Bu yüksek akıl ve idrakin bir neticesi olarak Allah tarafından kendisine az ve özlü konuşma özelliği verilmişti.

    Efendimizin yaşadığı devri, düşündüğümüzde; Bir taraftan sahabe, halledemediği şer'i meseleleri Allah Resulüne getirip onun halletmesini isterken, diğer taraftan da İslam'a girmek isteyen bazı insanların kafalarındaki terddüt ve şüpheler de cevap beklemektedir.Bir de buna ilave olarak Allah Resulünü çekemeyen ve kıskanan kitap ehlinin üretip piyasaya sürdüğü şüphe ve tereddütler vardır ki, bütün bunların altından kalmak ve sorulan sorulara doğru ve isabetli cevaplar vermek, ancak ve ancak peygamber mantığı, yani fetanetle mümkündür.

    Her peygamber, üstün bir idrak gücüne ve bunları beyan melekesine sahiptir. En muğlak ve mu’dil meseleleri dahi, kahvaltı yapma rahatlığı içinde halleder. Anlatırken de ifadelerinde aynı kolaylık vardır. Ve âdetâ her beyanları “sehl-i mümteni”dir. Yani, bu sözü dinleyenler, kendilerinin de aynı şekilde böyle bir söz söyleyebileceklerini zannederler; fakat teşebbüs ettiklerinde görecekler ki, onlar gibi söz söylemek, onlar gibi beyanda bulunmak mümkün değildir. Çünkü, aslında çok zor olan o meseleleri anlatmak, onlara Allah tarafından kolaylaştırılmıştır. Evet, nebilerde açan hitap çiçeğindeki revnak ve güzellik, başkalarında asla bulunmaz!..

    Nebinin huzuruna gelen her problem, muhakkak çözüm bulur. O mesele ne kadar bâkir ve ne derece zor olursa olsun, Nebi o mevzuda sanki kırk yıllık ihtisası varmış gibi konuşur. Bundan dolayıdır ki, Bernard Shaw, Allah Rasûlü (asv) hakkında şöyle demek mecburiyetinde kalmıştır:

    “Üst üste problemlerin çözüm beklediği şu dönemde, bütün problemleri kahve içme rahatlığıyla çözen Hz. Muhammed’e her devirden daha çok muhtaç bulunuyoruz...”


    Peygamber Efendimizin (s.a.s) mübarek akıl ve zekası, her türlü düşüncenin üstündedir. Onun pek yüksek aklı ve zekası yanında, en büyük dahilerin ve en parlak fikir adamlarının akıl ve dehaları pek sönük kalırdı. Bu gerçeğe, onun büyük hayatı pek güzel şahiddir. Arab Yarımadası'nın peygamberlik döneminden önceki durumu ile, peygamberlik döneminden sonraki durumunu düşünmek yeterlidir. Yüce Allah'ın o büyük ve son peygamberi kadar insanların ruh hallerini anlamış, insanları güzel bir siyasetle idare etmiş, insanları doğru yola getirip hallerini düzeltmeyi başarmış, bu konularda gereken esasları hazırlamış bir akıl ve hikmet sahibi gösterilemez.