Peygamber efendimizin doğuşu, çocukluğu ve gençliği

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Burcu tarafından 18 Şubat 2016 tarihinde açılan konu


  1. Peygamber efendimizin doğuşu, çocukluğu ve gençliği

    Ahir zamanda, Arap lkesinde, İsmail aleyhisselam evladından "Hatemü'l-Enbiya"nın, yani "Son Peygamber"in geleceği, daha evvel gelen Peygamberlere gönderilen kitaplarda yazılıydı. Geçmiş Peygamberlerden bazıları da, onun vasıflarını sayarak tarif etmişlerdi.
    alemlerin övüneceği Son Peygamber, Adem oğullarının en yükseği ve en şereflisidir.
    O vaktin hükmünce, kendisinin Arapların arasından çıkması, işin gösterdiği lüzum ve Allah'ın bir hikmetiydi. Çünkü Araplar, o vakit dünyaya yayılmış olan fenalıklara bulaşmamış ve Romalıların çirkin adetlerine alışmamışlardı. Arap yarımadasındaki bedeiyet, yani köylülük sayesinde, asıl yaradılışları üzere kalmışlardı.

    Peygamber efendimizin doğuşu...
    Fil yılında ve Arabi aylarından Rebuülevvel'in on ikinci Pazartesi gecesi, sabaha doğru tan yeri ağarırken dünya bir başka dünya oldu. Yani peygamberlerin sonuncusu Hazret-i Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem hazretleri doğdu ve gün doğmadan cihan nür ile doldu.
    Abdullah'tan Amine'nin alnına geçmiş olan o güzellik nuru, oğlunun alnına geçti. Hazret-i Adem devrinden beri, evladdan evlada geçen bu nur, şimdi sahibini buldu ve onda karar kıldı. Ertesi, Pazartesi günü sabahleyin bütün putların yüzüstü düşmüş olduğu görüldü.
    Hazreti Muhammed doğarken Amine'nin gözünden perde kaldırılıp, cennet hurileri ve melekleri ve daha bir çok harikulade haller gördüğü rivayet olunur.

    Peygamber efendimizin çocukluğu...
    Mekke ahalisi öteden beri, yeni doğan çocuklarını, aşiretlerden bir sütanneye verirler, havası güzel yerlerde büyütürlerdi. Hz. Peygamber'in doğumunda da Sa'doğulları kabilesinden Mekke'ye bir çok sütanneleri geldi. Her biri birer çocuk aldı. İçlerinden Haris adında bir adamın karısı olan Halime de Hz. Muhammed aleyhisselamı aldı ve kendi yurduna götürdü.
    O sene Sa'doğulları diyarında kıtlık vardı. Halime, Hz. Muhammed aleyhisselamı alıp da götürdüğü zaman, hayvanlarının sütü çoğaldı ve evinde bereket peyda oldu.

    Peygamber efendimizin gençliği...
    Fahr-i alem çocukluk çağını geçip, gençlik çağna ulaştı. Yüzü nurlu ve sözü ruhlu idi. Birisine söz söylerken, yahut cevap verirken, olgun, akıl ve fikirde emsalsiz bir edası vardı. Her sözünde doğru, yumuşak huylu ve insanlıkça herkese üstündü. Bunun için Kureyşliler içinde seçkin bir yer tutmuştu ve "Muhammedü'l-Emin" diye şöhret bulmuştu. 17 yaşında iken amcası Zübeyr bin Abdilmuttalib ile beraber Yemen"e gidip geldi. Bu yolculuğunda da kendisinde fevkalede haller görüldü.
    20 yaşına gelince, gözüne bazı melekler görünmeye başladı. Melekler birbirlerine onu işaret edip, "İşte bütün aleme hidayet getirecek budur. Fakat daha davet zamanı gelmedi" diyorlardı.
     



  2. Allah razı olsun kardeşim.