Peygamber Efendimizin Boyu Ne Kadar

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda EyLüL tarafından 7 Ağustos 2012 tarihinde açılan konu


  1. Peygamber Efendimizin Boyu



    Hazreti Muhammet’in Yüzü, Boyu, Kilosu Nasıldı

    Resulullah Efendimizin boyu ne çok uzun ne de fazla kısa idi. Teni de ne duru beyaz ne de koyu esmerdi. Saçları ise ne düz ne de kıvırcık idi. Kırk yaşına geldiğinde Allah Teala O'nu peygamber olarak gönderdi. Peygamber olduktan sonra Mekke'de 10 sene Medine'de de 10 yıl kaldı ve 60 yaşlarında vefat etti. Bu fani hayata veda ettiklerinde saçında ve sakalında 20 tel ak saç yoktu.67

    Hz. Peygamber organlarının birbirine uyumu, mükemmellik, ten letâfeti, kibarlık, sevimlilik, güler yüzlülük, güzel seslilik, siyah saçlılık, kızıla çalan beyaz tenlilik, hoş kokulu olma, açık ifâdelilik, hoş konuşma, diğer tutum ve davranışlarında güzel muamele sahibi olma, orta boyluluk, güçlü yaratılışlılık, karın ve göğsü düz olma, geniş omuzluluk, seri yürüyüş, güzel karşılama ve bakışını indirme ile sûret güzel lir, dengeli yaratılışın zirvesi olarak zuhûr etmiştir. Bundan dolayı dı rek yaratılış ve gerekse ahlâk bakımından kendisine nisbet olunan şeyde mükemmeldir.

    Sakalı sık ve gür; yanakları ise yumru olmayıp düz idi. Saadetli ağızları geniş ön dişlerinin arası seyrekti. Göğüs çukuru ile göbeği arasında ince bu şerit gibi uzanan kıllar vardı. Gerdanı, saf mermerden tıraş edilen heykellerin boynu gibi gümüş berraklığındaydı. Vücudunun bütün organları birbiri ile uyumlu olup, yakışıklı bir yapıya sahipti.


    Peygamber efendimiz Ne şişman, ne de çok zayıftı. Karnı ile göğsü aynı hizada idi. Göğsü ile iki omzunun arası genişçe, kemik mafsalları kalınca, vücudunun açık yerleri gâyet nûrlu idi. Göğüs çukuru ile göbeğinin arasını birleştiren kıllar, ince uzun bu şerit gibi uzanırdı. Bu uzanan kıllar dışında memelerinde ve karnındı kıl yok idi; kolları, omuzları ve göğüslerinin üst tarafları ise son derece kıllı idi. Bilekleri uzun, el ayaları geniş, el ve ayakları kalın, parmakları ise uzunca (veya kalınca) idi. Ayaklarının altı çukur (kemerli) idi; düz taban değildi. Ayaklarının üstü ise pürüzsüzdü; öyle ki, üzerine su dökülse yağ gibi akar giderdi. Yürürken, ayaklarını yerden biraz kaldırıp, önlerine hafif eğilerek yürürlerdi. Ayaklarını ses çıkarıp toz kaldıracak şekilde yere sert vurmazlar; adımlarını uzun ve seri atmakla beraber, sükûnet ve vakar üzere yürürlerdi. Yürürken, sanki meyilli ve engebeli bir yerden iniyor görünümü verirlerdi.