Peygamber Efendimizin Alçak Gönüllüğü

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda EyLüL tarafından 25 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu


  1. Peygamber Efendimizin Alçak Gönüllüğü




    Peygamber Efendimiz'in Alçak Gönüllüğü Hakkında

    Allah’ın Elçisinin evdeki hali nasıldı

    Hz. Ayşe (r.anha) cevaplar:

    O kendi işini kendi görmekten hoşlanırdı. Arkadaşları bütün işini yapmaya hazır olmalarına rağmen bunu istemezdi. Evdeyken, elbiselerini yamar, evi süpürür, keçileri sağar, develeri bağlar ve yemlerini verirdi. Ayrıca, ayakkabılarını ve delik su kırbalarını tamir eder, hizmetçilere de yardım ederek onlarla birlikte hamur yoğururdu. Çarşıdan yiyeceğini kendi taşır, birisi Ey Allah’ın Elçisi! İzin ver ben taşıyayım.dediğinde,

    Tarih boyunca insanlık, eline geçirdiği maddî veya manevî güçle, kendi cinsine, hatta ALLAH'a bile kafa tutan nice iktidar sahibi tanımıştır. Ancak, hem maddî ve hem de manevî güce sahip olan Hz. Muhammed (s.a.s.) farklıydı. O bir sözünde Ben ne bir kralım, ne de zorbayım; bilakis Kureyş'ten kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum[553] demiştir. Bu sözüyle halktan biri olduğunu vurgulamıştır. Kendisi Kelime-i Şehâdet'de de ifadesini bulduğu şekliyle ALLAH'ın kulu ve elçisidir". Bu özellik, onun bütün hayatına yansımıştır. Sözgelimi bir topluluğa girdiğinde boş bulduğu yere oturduğunu görüyoruz. Gerçekten, hayatını bir "devletli" gibi değil sıradan bir ALLAH'ın kulu olarak yaşamıştır. Debdebesiz, sade bir hayat tarzını seçen Hz. Peygamber'in hayatında peygamberliğin kişisel bir menfaat için kullanıldığı da görülmüş değildir.

    Yaşlı sahâbî Mahreme b. Nevfel bir gün Hz. Peygamber'in kendisine gelen elbiseleri dağıttığını duyar. Oğlu Misver'i yanına alarak Hz. Peygamber'in evinin önüne gelir. Ona Hz. Peygamber'e seslenmesini söyler. Fakat çocuk çekinir. Bunun üzere Mahreme Evladım, o bir zorba değildir.