Peygamber Efendimizin Ahlakı İle İlgili Örnekler

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Ceylan tarafından 13 Mart 2013 tarihinde açılan konu


  1. Peygamber Efendimizin Ahlakı Hakkında Örnekler


    Peygamber Efendimiz üstün kişiliği ve güzel ahlakı ile tüm müslümanlara örnektir.

    Hz Muhammed’in en önemli özelliği , başkalarına önerdiği öğütleri ve ahlak kurallarını önce kendi yaşamında uygulamasıdır. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah’ımız O’nun ahlâkını överek, şöyle buyurmuştur: "Yâ Muhammed! Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin"



    Peygamberimizin Doğruluğu

    peygamber efendimiz doğruluğun ve dürüstlüğün en güzel ve eşsiz örneklerinden idi. O çocukluğundan ölümüne kadar doğruluktan ayrılmamaş ve hiç yalan sözlememiştir.Bu özelliğinden dolayı gençlik yıllarından itibaren O'na «Muhammedü'l-Emîn» yani, «Güvenilir Muhammed» denilirdi.

    Peygamber olduğu zaman Mekke halkını biraraya toplamış ve onlara «Ey Kureyş halkı! Size bu dağın arkasından bir düşman ordusunun geldiğini söylesem bana inanır mısınız?»dedi.Bunu üzerine Mekke halkı «Hepimiz inanırız, çünkü sen ömründe yalan söylemedin» diye cevap verdiler.

    Peygamberimizin Merhameti

    Hz.Muhammed Efendimiz kalbi şefkat ve merhamet ile dolu idi o herzaman merhametli ve sevgi dolu bir insan olmuştur.Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de O'nun hakkında şöyle buyuruyor:

    «Ey Muhammed! Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.»

    Peygamberimiz her döneminde sıkıntı ve acı çekmiş olmasına rağmen hiçbir zaman kimse için kötülük ve beddua dilememiştir.Bu O'nun ne kadar merhametli bir şahsiyet olduğunun en güzel kanıtıdır.Peygamberimiz, insanlara ve diğer canlılara merhamet gösterenlere Yüce Allah'ın merhametle karşılık vereceğini bildirerek şöyle buyurmuştur:

    «Merhamet edenlere Allah da merhamet eder, siz yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet etsin.»

    Peygamberimizin Cömertliği

    Peygamberimiz çok cömert ve eli açık bir kişi idi.Kapısına gelen ve kendisinden birşey isteyen kimseyi boş çevirmezdi.İhtiyaç sahiplerine herzaman yardım eder dağıtırdı. «Ben ancak dağıtıcıyım, veren Allah'tır.» derdi.
    Bir gün Peygamberimize bir parça kumaş hediye edilmiş, O'da bunu kabul etmişti. Buna ihtiyacı da vardı. Yanında oturanlardan biri «Bu ne iyi kumaş» deyince, Peygamberimiz kumaşı ona bıraktı.

    Eşi Hz. Aişe diyorki:«Peygamberimiz, üç gün peşpeşe karnını doyurmamıştır. İsteseydi doyururdu. Fakat yoksulları doyurup kendisi aç kalmayı tercih ederdi.»

    Peygamberimizin Misafirseverliği

    Peygamberimizi ziyaret eden O'nu görmeye gelen insan sayısı oldukça fazla idi.O her gelen misafirini en iyi şekilde ağırlar ve hizmet ederdi.O, misafirlerle ilgili olarak şöyle buyurmuştur:«Allah'a ve ahiret gününe inanan misafirine ikram etsin.»

    Peygamberimizin İbadeti

    Peygamberimizin her işini belli bir düzen ve zaman içinde yapardı.Hiç bir vaktini boş geçirmez ve ibadetinin zamanını hiç kaçırmazdı.Allah'ın en sevgili kulu olmasına rağmen O'ndan çok korkar ve ahiret gününe inanırdı.İbadet etmekten çok hoşlanırdı öyleki geceleri namaz kılar hatta çok ayakta kaldığı zamanlarda ayakları bile şişerdi. Eşi Hz. Aişe O'nun bu durumunu görünce:

    - Ey Allah'ın Rasûlü! Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladığı halde kendine niçin bu kadar zahmet ediyorsun? deyince, Peygamberimiz O'na şu cevabı vermiştir:
    - «Allah'a şükreden bir kul olmıyayım mı?»

    Peygamberimizin Çocuk Sevgisi

    Peygamber Efendimiz Çocukları çok sever ve şefkat duyardı.Torunları Hz.Hasan ve Hz. Hüseyini öper koklardı.Bir gün yine Hz. Muhammed torunlarını öperken orada bulunan bir adam Şöyle dedi:- Benim on çocuğum var, onların hiç birini öpmüş değilim.

    Peygamberimiz ona:

    - «Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz» buyurdu.

    Peygamberimiz, çocuklarla çok ilgilenirdi. Bir defa çocuklar arasında koşu düzenledi, kendisi de yarışın sona ereceği noktada durdu. Koşarak yanına gelen çocukları öptü ve kendilerine hediyelerini verdi.

    Peygamberimizin Aile Hayatı


    Peygamberimizin her açıdan örnek bir ailesi vardı.O, hanımlarına karşı çok nazik bir eş, çocuklarına karşı da şefkatli bir baba idi.Peygamberimizin evi, dünyadaki aile yuvalarının en mutlusu idi. Bu yuvada kavga-gürültü yoktu. Huzur vardı. Peygamberimiz evde daima güler yüzle hareket eder, hanımlara karşı kırıcı söz söylemez, kaba davranışta bulunmazdı. O, müslümanların da aynı davranışta bulunmasını istemiş ve şöyle buyurmuştur:

    «Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı iyi davranandır.»

    Peygamberimizin Cesareti

    Peygamberimiz kutsal görevini yaparken büyük tehlikelerle karşılaştı. Düşmanlar O'nu öldürmek, İslâm güneşini söndürmek için korkunç plânlar yaptılar. Güçlü ordularla müslümanlara saldırdılar. Fakat Peygamberimiz bunların hiçbirinden yılmadı, ümitsizliğe kapılmadı, görevine devam etti.

    O, insanları İslâma dâvet ettiği zaman tek başına idi. İlk yıllarda müslümanlığı kabul edenlerin sayısı da azdı. Karşısında İslâm'ı yok etmek isteyenlerin sayısı çok, maddi güçleri fazla idi.

    Bunların yanında Peygamber efendimiz;

    Hastaları ziyaret eder, iyileşmeleri içir dua ederdi,
    Bir meclise gittiği zaman boş bulduğu yere otururdu,
    Dinlemesini, söylemekten fazla severdi,
    Güleceği zaman mübarek elini, mübarek ağzının üzerine koyardı,
    Ne yer, ne içerse hizmetçisine de aynısını verirdi, Vefat ederken son anlarında dahi "Elinizin altındakilere (hizmetçi ve işçilere) iyi davranmamızı, onların haklarını gözetmemizi ve namaza dikkat etmemizi" tavsiye buyurmuştu.