Peygamber Efendimizin Affediciliği İle İlgili Hikayeler

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Yasemin tarafından 6 Mayıs 2013 tarihinde açılan konu


  1. Peygamber Efendimizin Affediciliği İle İlgili Hikaye


    Peygamber Efendimizin Affediciliğini hepimiz biliyoruz.Peygamber Efendimizin Görevi çok zordu, yolu dimdik yokuştu. Çünkü ahlaksızlık ahlakın yerine kaimdi.Peygamber Efendimizin Affediciliği ile ilgili kısa bir hikaye paylaşmak istiyorum sizlerle umarım beğenirsiniz.Hazreti İkrime'nin İbretlik hikayesi anlatılıyor bu kısa hikayede dikkatlice okumanızı tavsiye ediyorum..

    Hazreti İkrime’nin ibretlik hikayesi

    Sahabe sırasına adını yazdırınca, eşini de kurtarmak istedi. Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, isteğini onayladı. Herkese olan bağış, inanılacak gibi değildi ama ona da vardı. O ki, hakkındaki ölüm fermanını, kendisi de haklı görerek kaçmıştı.

    Eşi düştü peşine ve onu buldu sonunda:

    - Gel ve bu bağıştan sen de yararlan! Dedi ona:

    - Benim affım mümkün değil, dedi İkrime. Çünkü benim yaptığımı kimse yapmadı Hz. Muhammed’e ve İslam’a… Beni ancak ölüm paklar.

    - Sen gel de gör, af ırmağını, nasıl da akıyor çağıl çağıl… Ondan nasiplenmeyen kul olamaz bu dünyada, ne olur gel, diye yalvardı eşine.

    - Ama ben, Ebu Cehil’in oğluyum, dedi o. Hanımı müjdeyi verdi:
    - Olsun, buna rağmen, sana da eman var. O şefkatli sine, sana da açık. O’nda söz senettir; aksi mümkün değildir. İkrime, eşinin ısrarını cevapsız bırakamadı ve rahmet iklimine gelmeyi kabul etmişti. Yöneldi ve yürüdü, O’na doğru…

    Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem çevresindekilere buyurdu ki; İkrime bize geliyor. Dostça bir gelişle geliyor. O burada iken, sakın ola babası hakkında onu rencide edici bir şey söylemeyin!

    Nihayet geldi İkrime ve teslim oldu Allah’ın Rasulüne, nurlanıverdi imanla. Hz. İkrime radıyallahu anh oldu. Ve yakardı Rabbine: “İslam’a ne kadar düşmanlık ettiysem daha fazla dostluk etmeden canımı alma, bana fırsat ver Allah’ım!…” dedi.

    Bu fırsat sunuldu ona. Zira dilekler dualaşır, dualar gerçekleşirdi. En zor ve en tehlikeli alanlarda savaştı. Ve bir cihat meydanında yaralanıp yere düştü. Hemen yanına da oğlu serildi bir kılıç darbesiyle…

    O sırada, yaralılara su dağıtmakta olan Hz. Ömer radıyallahu anhu onları gördü ve hemen yanlarına geldi. İkrime, Müslüman olduğu gün Hz. Ömer’in kendisine söylediği bir sözü hatırladı. Demişti ki Hz. Ömer:
    - İkrime, Resulullah seni affetti, Müslüman oldun ama herhalde Allah seni bazı nimetlerden mahrum eder. Çünkü sen, İslam’a çok zarar verdin; Resulullah’ı çok üzdün.
    - Mesela, dedi İkrime…
    - Mesela, sana şehitlik nasip olmaz sanırım.

    Kan revan içinde, oğluyla yan yana yatan İkrime radıyallahu anhu bu muhavereyi hatırlattı Hz. Ömer’e ve dedi ki büyük bir sevinç ve iftiharla:
    - Ya Ömer, görüyor musun şimdi? Hem de oğlumla birlikte şehit oluyoruz.

    Hz. İkrime, affedilmenin hakkını böylece vermiş, düşmanlığını her bakımdan geçen ve unutturan bir dostlukla, İslam büyükleri arasındaki yerini almıştı.

    Nebevi ahlak tek çözüm

    Beşer arasında, affetmekte, Efendimiz aleyhissalatu vesselamı geçebilecek hiç kimse yaşamadı yeryüzünde… Bağışlamakta, eteklerine ulaşamaz hiçbir insan. Ne kin tuttu kimseye ne de intikam peşinde oldu. Hep affetti. Böyle başlattı, mutluluk çağını…

    Şimdi bir kan ve kin dünyasında bunalıyoruz. Bilerek, ya da bilmeyerek, O’nun güzel gönlünü arıyoruz. Hep bağıştan, barıştan, aftan ve merhametten yana olan o muhteşem gönle, ne kadar muhtacız...

    Gel ey Muhammed sallallahu aleyhi vesellem!” diye serenatlar dizmek, süslü cümleler söylemek, çözüm için yeterli değildir. Çözüm, o yürek güzelliğini paylaşmak ve yaşamaktır. Muhammedi ahlakla yeniden dirilmeden, O’na layık ümmet olunamaz. Ümmet olunmayınca da “illet” olunur. O zaman da hem bize hem de bütün insanlığa, çok yazık olur.

    Yolu dışında yol kalmadı; ahlakından başka da ahlak…
    İnsanlık için bir dehlize döndü dünya ya da çıkmaz sokak…
    Tek yol, yegâne çözüm, Sünnet-i Seniyye…
    Başka türlü, insan insan olarak kalamayacak…
     



  2. Cevap: Peygamber Efendimizin Affediciliği İle İlgili Hikayeler

    Peygamberimiz Hz. Muhammedin Affedici Ve Merhametli Olduğuna Örnekler


    Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Merhametliydi.

    Şefkat ve merhamet insanı yücelten ulvî duygulardandır. Merhametin gücü şiddet ve öfkenin gücünden her zaman üstün gelmiştir. Dünya sevgi ve merhamet üzerine kuruludur. Allah’ın 99 güzel isminden biri Rahman biri Rahimdir; her ikisi de O’nun ne kadar çok merhametli olduğunu anlatır. Merhametin kaynağı olan Yüce Rabbimiz bize elçi olarak gönderdiği peygamberinin kalbini de merhametle doldurmuş ve ona:
    –Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya 107)
    buyurmuştur.

    Daha önce Hz. Muhammed’in (s.a.v.) başarılı olmasının sırlarından biri onun güvenilir biri olmasıydı demiştik. Başarısının bir başka sırrını da Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’inde şöyle açıklıyor:
    “–…ve (Ey Peygamber!) senin izleyicilerine yumuşak davranman Allah’ın rahmetinin bir eseriydi. Çünkü eğer onlara karşı kırıcı ve sert olsaydın doğrusu senden koparlardı. Artık onları hoş gör ve bağışlanmaları için dua et.(Âl-i İmran 159)