Peygamber Efendimize Kısa Mektup

'Hz.Muhammed (sav)' forumunda Yasemin tarafından 13 Eylül 2013 tarihinde açılan konu


  1. Aşağıda Peygamber Efendimize yazılmış kısa mektup örnekleri bulabilirsiniz.Hz Muhammed S.A.V Efendimize yazılmış mektuplar...

    Sevgili Peygamberim


    Seni ne kadar cok özledim ki bilemezsin.Seni rüyamda olsada görmek isterdim .Ya Resullah eyer ki ben cenete düşersem sende kac kat aşagıda olcam .Orada istedgin her şey olyurmuş .Ama ben sadece seni görmek isteyecem 1 dk ve 1 sn olsa seni görmek istiyecem .Yaresullah senin görmek icn ne yapılmazki sana canım feda olsun .Sen dogmadan önce kız cocukları diri topraga veriliyordu.Se dogmadan kadanı önem verimiyordu.Ama sen 20 571 dünya dogdun tüm kayinet sevindi .Sen doduktan sonra kız couklar topraga dirlmesini izn veremdi.Kadın önem verilmesi istedi .Yüce Peygamber senin görenler insanlar cok şanclı ama biz seni göremdik ya rasullah .Sen hani aglıyan cocuga başı okşardın ya şimdi kimse yapmıyor.her couk bir darbe alıyor.hani sen dersin komşu acken tok yatan bizde degildir .Şimdi herkz komşuna ac ken tok yatıyor .Onlara bir bardakk su bile vermiyor .Ya Rasullah hani dersin bizm kitabımızn Kuranı Krim ama .Şimdi amarikadaki asker bizm yüce kitapmız yakıyor.Yaresullah sen gelme hep bekliyecez.

    ELİFNUR SAKARYA

    Ey Yar vuslatım ömrüm kadar!..

    Bugün yine hüzün düştü yüreğimin derinliklerine, yine sevda yamaçlarında dolanıyorum kendinden geçmişçesine.. Bağırıyorum avazım çıktığı kadar ama kimse sesimi duymuyor, çırpınıyorum ama bir türlü duyuramıyorum feryadımı… İçimde zelzeleler kopuyor, yüreğim paramparça sanki her bir azamı bölüyorlar satırla… Günahlarımın verdiği ağırlıktan tir tir titriyorum, acizlik içerisinde kıvranıyorum durmadan, yatağımın içerisinde iki büklüm ağlıyorum SENİN yokluğunun verdiği sancıdan,yanaklarımdan iki damla yaş süzülüyor usulca..İki damla kan akıyor yüreğimin derinliklerine.. Adını sayıklıyorum içten sessizce ve SENSİZCE…

    Hayatımın her bir karesi eksilerle dolu ve kapatmaya çalışıyorum ömrüm boyu! SENSİZLİĞİN mektebinde mıhlanıp kaldı, gözlerim yokluğundan körleşti, yüreğim yosun tuttu ve keçeleşti!..

    Ey Yâr Ben ne Mekke’yim hüznüne ortak ne Medine’yim Sevdana tutsak, ne Ebubekir’im ’’Benden sonra bir peygamber daha gelse o sen olurdun dediğin’’, ne Ömer’im ‘’istemez misin dünya onların ahiret bizim olsun’’deyip onu adaletiyle övdüğün, ne Osman’ım ‘’Bir kızım daha olsa yine sana verirdim’’ deyip hayâsından hayâ ettiğin, ne Ali’yim ‘’ilmin kapısı’’deyip en çok sevdiğin kızını verdiğin, ne reyhanlarım dediğin Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’im, ne Bilal-i Habeşi’yim ‘’Cennette adımlarını benden önde görüyorum’’deyip ezan okumasıyla sükûn bulduğun, ne başını okşadığın Enes Bin Malik’im, ne Taif’im seninle ağlayan ve ne de Zeyd’im sana yoldaş olan..

    Ama çok şükür ki ben;

    Ne Ebu Cehil’im kapımı 25 kez suratına kapatan, ne Ebu Leheb’im sana elleri kuruyasıca diyen, ne As Bin Vail’im İslam düşmanı olan, ne Ka’b Bin Eşref’im sana Ebter diyen, ne Ümmü Cemil’im yoluna dikenler döşeyen, ne Taif de yüzüne çarpan taşım, ne Uhut da dişini kıran okum, ne Ubey Bin Halef’im ‘’Senin Rabbin mi bu kurumuş kemikleri diriltecek’’deyip seni alaya alan, ne sana mecnun, şair, büyücü, sihirbaz diyen yahudiyim ve ne de mescit kuşu iken senin duanla zengin olup sonra islamı unutan Salebeyim!..

    Ey Yâr sahi ben kimim? Neyim? Ben senden 14 asır ötede yüreğini SENİNLE avutan ama SENSİZ teselli bulamayan, en çok da yüreğini Gül’ün dikenine asmak isteyen Bülbül’üm!..

    Ben Kerem gibi Aslıma ermek, Ferhat gibi aşkından dağları delmek ve elimin tersiyle itip tüm dünyalıkları ‘’çekil aradan Leyla ben Mevlamı buldum’’demek isteyen bir Mecnunum!

    Aşkından Mecnuna dönmek,pervane gibi ışığında durmak,Elif gibi her daim okunmasam da hep seninle olmak ve kardeşlerim dediğin o zümreye dahil olmak için çırpınan bir zavallıyım!..

    Artık hayatın ritmi zorlaştı, tik taklar yavaşladı, son demlerimde SENİ bekliyorum, yoksa bana kırgın mısın EFENDİM?
    Ne olur gel ve Gül Çehrenle aydınlat çehremi..
    SEN Gel ki hicranım dinsin!
    EY SEVGİLİ gönül kapılarımı sonuna kadar açtım SENİ bekliyorum!

    Ama SEN gelmezsen ben SANA geldim, ellerimde sevda ikliminden derdiğim güllerle, kalbimdeki en hoyrat sevgiyle, artık gülmeye bile mecalimin kalmadığı çehremle, SENİN firakından paramparça olmuş yüreğimle, sırtımda günah yüklü heybemle kapına geldim EN SEVGİLİ bağışlanma ümidiyle çarpıyor kalbim!..

    Sallâllahû Aleyhi Ve Sellem..



    Biraz da Gurbet Düştü!

    Hüzün kaderiniz oldu Efendim! Istırap kaderiniz oldu. Her yolcu gibi ağlayarak kadem bastığınız şu fâni dünyada hep ağlamak, kaderiniz oldu. Hiç gülmediniz, gülen olmadınız hiç. Gülmek size uzak oldu. Size yakın, ağlamak oldu. Gözyaşları çağlamak oldu.
    Hiç küçük olmadınız, çocuk olmadınız hiç. Bahtınıza büyük olmak, büyük kalmak düştü. El açmadınız, minnet etmediniz hayata. Size; el açanlara bakmak, darda kalanların yardımına koşmak düştü. Lûgatınızda durmak yoktu. Size koşmak, üveyik olup uçmak düştü.

    Dünyaya tebessüm etmediniz hiç. Size hiç gülmedi dünya. Saraylar, yalılar, katlar, yatlar görmediniz. Hep gurur soluklayanlar sığmazlarken âleme, kaderin taksiminde size küçük bir dünya düştü. Onda da cami pencereleri, tahta kulübecikler düştü. Bir de tenezzül buyurmanız için gönül ehlinin sineleri düştü. Çığırtkanlar davullarla cihanı verirken velveleye, size bir kırık mızrap düştü. Tahakkümler, tahkirler, tezyifler, sürgünler gördünüz. Bahtınıza gün yüzü görmemek düştü.

    Gönüllerin birliğini, kardeşliği, hoş görmeyi, millet ve insanlık sevgisini belki de hiç telaffuz etmemeliydiniz! Devleti, milleti, insanlığı yüceltmeyi hiç ağzınıza almamalıydınız belki de! Kaderinize insafsızlardan, vicdansızlardan düşmanlık düştü. Her davranışında mürâîlik soluklayanlardan entrikalar düştü. Anlaşılmamak sizin de kaderinizde varmış her ulu gibi. Dostlara da vefasızlık düştü. Ne var ki biraz da pişmanlık düştü. Şair kim için söylemişti bilemeyeceğim ama, müsaadenizle ben sizin için söyleyeceğim; 'size bir muazzam nehir gibi cûş etmek, fakat çorak yerde akıp gitmek düştü.'

    Alnınıza toprak olmak yazılmıştı. Toprak kadar sağlam, onun kadar mütevazı ve vefalı olmak. Sonra nice güllere, nice sümbüllere dayelik yapmak. Bahçıvan olmak, güller yetiştirmek, gözyaşlarıyla güller sulamak, gülleri çalılardan korumak. Size gül olmak, gül olup âleme gül kokusu yaymak, her bahçeyi gülzar yapmak düştü.

    Yorulan, kırılan, darılan olmadınız hiç. Eskimek, pörsümek, yaşlanmak semtinize uğramadı. Size küheylan olmak düştü. Ummanlar gibi bir sîneniz oldu hep. Hiç kapanmadı gönül pencereleriniz. Size affetmek düştü, hoş görmek düştü. Hiç eskimediniz. Size terütaze ve hep genç kalmak düştü.

    Şimdilerde bahtınıza biraz da gurbet düştü. Varsın olsun... Göz yaşlarınızla büyüttüğünüz güllerinizin etrafı âleme güzel kokularını neşretmelerinden duyduğunuz saadeti, hangi söz anlatabilir ve hangi kalem yazabilir? İmanınızla ümidinizle duyduğunuz huzuru, her gün bir başka buudunda pervaz ettiğiniz o rengarenk ve efsun dünyanızı hangi ressam çizebilir? Varsın anlamayanlar, anlamasınlar!.. Size kaderi 'kef'le yazılmışların en mesudu ve en bahtiyarı olmak düştü.*

    Sözün özü, hep yokluklarla, düşmanlıklarla, belki en acısı da hep vefasızlıklarla karşılaştınız. Olsun!.. Size sevmek ve sevilmek düştü. Size vefa, tevazu ve mahviyet; size gözyaşı ve ıstırap; size sevgi, aşk ve affetmek düştü. Size Sultan'dan gelen hediyelerin en güzeli düştü. Ağlamasını dindirdiğiniz yavruların dudaklarından semalara yükselen dua cümleleri ve göğe doğru açılmış minnacık ellerinin arasından seccadelerine dökülen gözyaşları düştü. İlâhî taksimde size ne güzel şeyler düştü!.. Nadanlar gayzlarından çatlarken zamanın her anında, size iç huzuru, saadet ve ebedî sürur düştü. Çöllerde seraplar görmeye devam etsinler onlar, size yeşeren düşünceler düştü. Gulyabanîler dikenler beslerken, sînelerinde ve intikam pazarlarında satışa arz ederlerken ucuz bir fiyata, size gül olmak, gül dermek, gül almak, gül satmak düştü.

    'Size taleb ü devlet ü câh etmek değil, bir Yâr için âh etmek düştü.'

    Ne acı! Şu vadide birkaç kırık dökük kelâm etmek de bir vefasıza düştü. 'Yâre çok sûzişler eylemek istedi gönül, ne var ki hengâmı fırsatta zebana lâl olmak düştü.'

    Mustafa YILMAZ
     



  2. çok güzel mektuplar ama en bastakı mektupbiraz yanlış yazılmısdiyorki sen gelme ya ResulAllah,
     



  3. Bütün mektuplar çok gşuüzel ellerinize sağlık harika olm
     



  4. çok iyi ödevimde bana yardımcı oldular fikir aldım :)
     



  5. efendimiz sizi cok özledim ya resulullah allahima binlerce sükürler olsun ki dünyaya geldiniz o nur yüzünüzle bugün cok mutlu oldum cünkü annemin dogum günüde 20 nisan efendimiz bu ne tesadüf bu yaslar size hediye gelsin efendimiz sizi cok ama cok seviyorum efendimiz cennette görüsmek üzere efendimiz allahim sizi o güzel cennetinde görmeyi nasib eylesin insallah bunu tüm kardeslerimede nasib eder allahim insallah
     



  6. hepsi iyide kısaltmalarda sorun var onları düzeltsen süper
     



  7. ŞTE PEYGAMBERİMİZE YAZDIĞIM MEKTUP:
    Esselatü vesselamu aleyke ya rasulallah,
    esselatü vesselamu aleyke ya habiballah,
    esselatü vesselamu aleyke ya seyyidinnel evveline vel'ahirin,vesselamun alelmurselin
    Allah'ın selamı üzerine olsun Ya Rasullah.Sana aşık olanların,sana aşkla yananların sevdası var yüreğimde.Herbirinin gözlerinde mekke,herbirinin yüreğinde sen...
    Yoksul kaldık ya Rasulallah,senden ve senin gül yüzlü cemalinden.Sen gelince aklıma tüm güzellikler yağılı verir önüme.Unutuveririm yanlışları hemen.Yağmur serinliği dolar içime,dertlerime merhem olur sevgin...
    Gelişinle başladı kardeşlik,gelişinle bitti huzursuzluklar.Sen "eminsin" Ya Rasulallah! ismin "MUHAMMED'ÜL EMİN",yani güvenilir insan,dosdoğru insan... Senden öğrendim dostluğu kardeşliği kulluğu ,senden öğrendim duayı merhameti, senden öğrendim öğrenmeyi,ve yine senden öğrendim , şu evrenin muhteşem kainatın basit bir tesadüften oluşmadığını."komşusu açken tok yatan bizden değildir"sözün senin anlatmaya değer,değilmi Efendim! Merhamet sahibiydin sen,mutevaziydin.Yolda yürürken üzerine kasten dökülen külün,hesabını bile sormazdın.Aksine dökülmediği bir gün;
    "bugün üzerime kül dökmediniz bir rahatsızlığızmı var! yardımcı olabilirmiyim?! " diyecek kadar incelik gösterdin. Milyonlarca Salat-ü selam sana feda olsun,seni savunmadığım için utanıyorum!
    Efendim duyarmısın sesimizi! Sevgili,sen aşk ikliminde sultan,mehtapta dolunay, biz ise senin bir bakışına dilenci!!!
    Boş geçmezsin değilmi efendim ! Sana muhtacız,senin bir bakışına muhtacız!
    BENDE ÖZLEDİM SENİ. RÜYALARDA TESELLİ BULUNAN ÜMMETİNE ŞEFAAT EYLE EY SEVGİLİ...
     



  8. Olağan üstü! BUGÜN PEYGAMBER EFENDİMİZİN HİCRİ TAKVİMİNE GÖRE DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLARIM ...
     



  9. Ben de bir şiir yazdım sizinle birlikte paylaşmak istedim

    SEN BENİM SULTANIM
    SEN BENİM CANANIM
    BEN SANA HAYRANIM
    YE RASULLALLÂH

    HER GÜN SENI DÜŞLERIM
    RUYADA GÖRMEK İSTERIM
    KALBIMDE OLAN BOŞLUĞU
    SENİN DOLDURMANI BEKLERIM

    ICIMDE BIR YARA
    GEL TABIB OL BANA
    BEN MUHTACIM SANA
    YE RASULLALLÂH....
     



  10. Çok iyi ama bazı yazılar yanlış yazılmış ama genede Güzel oyun sitelerinde geziceğine burda vakit geçirmeyi tercih ederim. #H.Z Muhammed Sallaaleyhivesellem Desem?
     



  11. bu yazı çok uzun 9 saatte nca yazdım ama ödevime yardımcı oldu yazan lara çok teşeküt