Panik İle İlgili Şiirler

'Karışık Şiirler' forumunda Sitem tarafından 2 Mayıs 2012 tarihinde açılan konu


  1. Panik Şiirleri


    Panikle İlgili Şiirler

    Panik şiiri

    Artık ıssız kırları bıraktı Pan;
    Şimdi birçok ülkelerin milyonluk kentlerinde
    Asfaltlarda, betonlarda dolaşıyor
    Kızgın, uzun yazların öğlen saatlerinde.

    Behçet Necatigil
    (Telif hakları nedeniyle şiirin tamamını yayınlayamıyoruz)


    Panik Bakışlar

    Panik bakışlar ele verir suçlu yürekleri
    Boşlukta donuklaşan sahte adımlar
    Başka hayal sevdalara bilet sormalar
    Başlamadan biten buluşmalar, konuşmalar…

    Kendi alevinde erimiştir sevda mumu
    Oysa; toplasan bir avuç bile yoktur mutluluk
    Yere düşen vazo gibi dağılmıştır her şey
    Gerideyse anlamsız kırıklar kalmıştır sadece…

    İhanetin zehridir sevdaları çürüten
    Yüreği ağzında yaralı bir balıktır oysa
    Derinlerde vurgun yemiştir ve suya vurur
    Bakışlarına vurur gamsızlığının rengi…

    Ürkektir… Utangaçtır… mahsundur diğer yürek
    İhanet mermisi yemiştir cephe gerisinde
    Dağ kadar sessiz, bulut kadar doludur
    Ve mavi bir giyotindir başında beklediği…

    Bir yudum temiz sevdaya niyet çeker artık
    Yosun tutan taş kalbi de ağarmıştır güneşte
    Zamansa uzak sevdaların kirlerini süzmektedir
    Ve bilir ki panik bakışlar ele verir sevdalı yürekleri…

    Niyazi Özbek


    Panik Atak

    usluca imgeledim türküydü
    yeryüzüne vuran en güzel eylemiydi
    saat 16.oo sularında güneş gülünçlülüğünün
    yollar sığ ve kıt yolculuklara göz açtırmazken
    irkilir sıra dağlı düş kapılarım
    el değmemiş amazonlar kımıldanır
    sarı sıcaklı akşam penceremde
    içimde bir yerlerde soğuk bir çelik
    erir ve kırılır...

    dikenli tellerim olsun isterim saçların
    esirin olmak istiyorum
    mayınlar döşe aceleci telaşlı
    panik mi panik göğsüme

    beni aç bırak
    bir tas çorba buğusu olsun
    nefesin kirpiklerime
    seni içime öyle bir çekeyim ki
    kanımda dolaşsın istiyorum
    burnun çenen yanakların kaşların
    gözlerin ayva tüylerin ve kulak memelerin
    ve...vs...vs...
    ben sana iyi eğitimli bir köpek gibi esir
    sen seni böylesine dolu ve yaş
    içime çekişime mahkum...

    seni bütün ayrıntılarınla görmek istedim
    aydınlık mesire yerimdin
    ah şu tutkularıma göz kırpışını
    açık seçik hayallerime

    bir ağustos sonu öğleninin
    bembeyaz tül perdeyi okşaması gibi
    süt beyaz akıyorsun gözlerimin içinden
    kasıklarıma
    yorulmuyorum
    bu benim yaşam tarzım
    her sabah kalktığında
    gökyüzünün hangi biçimine baktığını düşünmek
    ve ilk neye nasıl dokunduğunu
    kıskanıyorum o melekliğini bütünleyen
    beyaz elbisendeki belli belirsiz
    sarı lekeyi bile...


    daha bir farklı koşuyorum ağaçlıklarına
    ayaklarımın altında zavallı lavlar
    ateş...hala çaresiz ve muhafazakar
    söz konusu sen olunca
    bir ben devrimciyim böyle yanmakta
    sana kokuna ruhuna
    ve
    dudaklarının bana: ’hemen gitmem lazım’
    deyişinin son haline...

    Kağan İşçen



    Panik Atak
    Doktoru, hemşiresi
    Ev kadını, tamircisi
    Öğretmeni, öğrencisi
    Toplumca olduk, panik atak

    Önüm arkam, panik atak
    Çağımızın vebası

    Durakta bekleyeni,
    Şoförü, efendisi,
    Profesörü, doçenti
    Toplumca olduk, panik atak

    Önüm arkam, panik atak
    Çağımızın vebası

    Fırlayan tansiyonlar
    Sürekli artan nabızlar
    Terlemeler, kusmalar
    Toplumca olduk, panik atak

    Önüm arkam, panik atak
    Çağımızın vebası.


    Figen Şençamlar