Panik atak belirtisi ve panik atak tedavisi

'Sağlık bilgisi' forumunda HazaN tarafından 2 Ocak 2009 tarihinde açılan konu


  1. Panik atak nasil anlasilir?
    Yogun korku ve rahatsizlik hissinin yani sira, panik atakta su belirtilerin en az dördü yasanabilir:
    - Nefes darligi
    - Ölüm korkusu
    - Çarpinti, kalp nabzin hissedilmesi
    - Aniden ortaya çikan sikinti
    - Bas dönmesi
    - Bayilacakmis gibi olma
    - Gögüste daralma
    - Çildirma korkusu
    - Kontrolün kaybedilecegi korkusu
    - Karin bölgesinde gerginlik ya da bulanti
    - Tehlikeli bir hastaligi oldugu hissine kapilma
    - Ellerde, ayaklarda terleme, uyusma, karincalanma
    - Üsüme ya da ates basmasi
    Panik atak neden kaynaklanir?
    Panik ataga yol açan faktörler arasinda:
    - Stres,
    - çok miktarda kafeinli içeceklerin tüketilmesi,
    - panik bozukluk hastaligi,
    - depresyon
    - ve tiroit veya paratiroit bezi hastaliklari birincil etken olarak;
    - sara (epilepsi) hastaligi,
    - takintili kisilik,
    - dogumdan sonra tiroit hormonunda bozulma
    - ve adet öncesi sendromu da ikincil faktörler olarak siralanabilir.

    Stres
    Stres, panik ataga yol açan etkenler arasinda birinci sirada yer aliyor. Bir yakinin ölümü, asiri stres, incinme, tecavüz gibi yasami kötü yönde etkileyen özellikler, panik atagin olusmasina yol açabiliyor. Örnegin, bir sinavda sürenin yetersiz kalacagi düsüncesi kiside panik atagi gelistirebiliyor.
    Çok miktarda kafeinli içeceklerin tüketilmesi
    Kafein, beyine dogrudan ulasiyor. Bu nedenle kisinin uyanik kalmasini sagliyor ve ayni zamanda vücuttaki seretonin düzeyini bozuyor ve merkezi sinir sistemindeki nörotransmetter maddelerinde düzensizlik yaratiyor. Bu durum da panik ataga yol açiyor. Bundan dolayi, özellikle asiri miktarda kahve, kola gibi içecekler tüketen kisilerin, bunlari azaltmalari gerekiyor. Bazi panik atak sikayeti olan hastalar, sadece kafeinli içecekleri azaltiklarinda bile . bu rahatsizliklarindan kurtulabiliyor.
    Panik bozukluk hastaligi
    Panik atakta siklikla rastlanan bu hastalik, tek basina veya özellikle topluma açik yerlerde korku ve endise halinde ortaya çikiyor. Panik bozuklugu hastaligi, genetik kaynakli olabilme özelligi tasir. Özellikle 20’yle 30 yas arasindaki insanlari etkileyen bu hastalik, tedavi edilmedigi taktirde kroniklesip depresyona yol açabiliyor. Panik bozuklugu hastaliginda uyusturucu ve alkol tüketimi fazla olur. Bu hastaligin uzun süre devam etmesi durumunda, somatizasyon diye tanimlanan hastalik korkusu ve süpheciligi baslayabiliyor. Genç yastaki hastalar, atak geçirirken kendini kesme egilimine girebiliyorlar. Bu sirada vücutta salgilanan beta endorfin maddesi, hastanin agriya daha rahat cevap verebilmesini sagliyor.
    Depresyon
    Özellikle tekrarlayan . depresyon krizleri veya manik depresif hali, panik atak esliginde gelisebiliyor. Tedavinin yanit verebilmesi için, rahatsizlik kaynaginin depresyondan mi, yoksa panik ataktan mi kaynaklandiginin belirlenmesi gerekiyor. Agir depresyonda panik atak da yasanirsa, hastanin intihar etmeye egilim göstermesi artiyor. Bu nedenle, depresyon ve panik atak beraber tedavi gerektiriyor.
    Tiroit bezi hastaliklari
    Tiroit bezi hastaliklarindan dolayi meydana gelen kalsiyum ve fosfor elektrolitlerinin düzensizligi, panik ataga neden olabiliyor. Tiroit bezi hastaliklarinda asil tedaviyi endokrilonoji uzmani yapiyor. Gerekli durumda psikiyatrist de devreye giriyor.
    Nasil Bir Tedavi Gerekiyor?
    Panik atakta, öncelikle ataklara yol açan nedenler bulunuyor. Ardindan buna göre bir tedavi uygulaniyor. Bu hastalik biyolojik ve . psikososyal faktörler sonucu ortaya çiktigindan, ilaç tedavisiyle birlikte psikoterapi uygulaniyor. Beyindeki noradrenalin ve seratoninini dengelemek için ilaç tedavisine basvuruluyor. Davranis psikoterapisiyle de, hastanin ataklar sirasinda kontrolü saglayabilmesi amaçlaniyor. Arastirmalara göre, iki tedavide birlikte uygulandiginda, hastalarda ataklarin tekrarlama riski daha düsük oluyor. Tabii panik ataga yol açan etkenlerin de ortadan kaldirilmasi gerekiyor. 8 – 12 aylik tedaviler sonrasinda, hastada panik bozuklugunun tekrarlama riski azaliyor.