Panik Atağın Görüldüğü Durumlar Nelerdir

'Sağlık bilgisi' forumunda Dark tarafından 4 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Panik Atak nedir?

    Panik bozukluk, bir tür kaygı bozukluğu olup özellikle gençlik döneminde çok sık rastlanan bir rahatsızlıktır. Öncelikle "kaygı ve kaygı bozukluğu nedir" sorusunu açıklamakta yarar var.

    KAYGI: Kişinin davranışlarını ve sosyal hayatını kısıtlayan; stres, gerilim ve huzursuzluk halidir.

    Kişinin davranışlarını ve sosyal hayatını kısıtlayan gerilim ve huzursuzluk halinin temelinde, olumsuz yaşantılardan kaynaklanan abartılı düşünceler ve değerlendirmeler vardır. İnsanın varlığını sürdürme mücadelesi evrimle birlikte başlamıştır. Kaygı insan varlığının başlangıcından beri var olan bir tepkidir. İnsanın varlığının ve yaşamının tehlikeye düşüğü durumda kaygı ortaya çıkmaktadır. Yaşamın sürekliliği için belli düzeyde kaygının olması gerekmektedir. Aksi takdirde kişinin tehlikelerden sakınması ve kendini koruması mümkün olmayabilir. Örneğin ilk çağda insanların ormanda vahşi hayvandan kaçmak ve korunmak için belli düzeyde kaygı ve korkuya ihtiyacı vardı.

    Ne zaman ki kaygı kişinin davranışlarını ve sosyal yaşamını kısıtlamaya başlamışsa ve herhangi bir tehlike yokken de kaygı belirtileri ortaya çıkıyorsa, bu durum psikolojik bir rahatsızlık olmaya başlamış demektir.

    BELLİ BAŞLI KAYGI BOZUKLUKLARI:

    * GENEL YA DA SÜREKLİ KAYGI BOZUKLUĞU
    * FOBİLER
    * OBSESSİVE-KOMPULSİVE BOZUKLUK
    * PANİK BOZUKLUK (PANİK ATAK).


    PANİK BOZUKLUK : Aniden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan; kalp çarpıntısı, terleme, titreme, göğüs ağrısı, nefes almasa güçlük, kişinin kendini çıldıracakmış gibi hissetmesi şeklinde görülen yoğun bir kaygı nöbetidir.

    HANGİ BELİRTİLER PANİK BOZUKLUĞA İŞARETTİR ?

    Kalp atımının aniden hızlanması ve kalp atımlarını duyumsama.
    Terleme
    Titreme ya da sarsılma
    Nefes darlığı yada boğuluyor gibi olma
    Soluğun kesilmesi
    Göğüs ağrısı yada göğüste sıkıntı hissi
    Bulantı yada karın ağrısı
    Baş dönmesi, sersemlik hissi, bayılacakmış gibi olma
    Gerçek dışı duygulara kapılma ya da benlik algısında bozulma
    Kontrolünü kaybetme ve çıldıracakmış gibi hissetme
    Kalp krizi geçirme korkusu ve şiddetli ölüm korkusu
    Kollarda ve tüm vücutta uyuşma - karıncalanma hissi
    Üşüme, ürperme ya da ateş basması

    Bu belirtilerden 4'ünün ya da daha fazlasının, birden başladığı ve 10 dakika içinde en yüksek düzeye ulaştığı yoğun korku ve huzursuzluk durumu Panik Bozukluğa işarettir.
    Bu belirtileri olanların en kısa zamanda bir psikolog ya da psikiyatriste başvurması en doğru olandır.

    HANGİ DURUMLARI PANİK BOZUKLUKTAN AYIRT ETMEK GEREKİR?

    Panik bozukluğu olanlar sıklıkla hastanelerin acil servislerine başvurmaktadırlar. Doktorlar bu kişilere fiziksel bir hastalığının olmadığını söylediği halde ikna olmazlar. Doktorun uygun gördüğü tetkiklerin yaptırılmasından sonra (örneğin: çeşitli kan tetkikleri, tiroid gibi hormon tetkikleri, kardiyolojik ve nörolojik tetkikler) kişinin herhangi bir fiziksel rahatsızlığı yoksa az önceki saydığımız belirtilere panik bozukluk diyebiliriz.
    Ancak genel bir tıbbi hastalığın fizyolojik etkisiyle panik nöbetlere benzer nöbetler oluşmuşsa bunu Panik Bozukluktan ayırt etmek gerekir.
    Örneğin:
    Troid fazlalığı (hipertroidi), kansızlık, demir eksikliği gibi çeşitli hormonal düzensizlik sonucunda panik bozukluğa benzer belirtiler görülebilmektedir.
    Madde bağımlılarında panik bozukluğa benzer belirtiler görülebilmektedir.
    Çeşitli kalp hastalıkları durumunda panik bozukluğa benzer belirtiler görülebilmektedir.
    Epileptik bozukluktan kaynaklı panik bozukluğa benzer belirtiler görülebilmektedir.

    PANİK NÖBETLERİ HANGİ DURUMLARDA ORTAYA ÇIKMAKTADIR?

    Hiçbir neden olmaksızın aniden ortaya çıkan "BEKLENMEDİK PANİK NÖBETLER"
    Kaygı ve korku yaratan bir duruma bağlı olarak ( örneğin yılan, fare veya köpek görme durumunda, korku verici durumu düşünme, stres ve üzüntü hali ) ortaya çıkan "DURUMA BAĞLI PANİK NÖBETLER"
    Önceden panik nöbeti geçirilmiş bir ortam, kişinin ortama olumsuz koşullanmasına neden olabilmektedir. Bu ortama tekrar giren kişi koşullanmışlık nedeniyle kaygı yaşamaktadır ve panik nöbeti geçirebilmektedir. Yani kişi sürekli panik nöbetin geleceği kaygısını yaşamaktadır.

    Bu tür durumlarda bu kişiler genellikle bu ortamlara olumsuz koşullanırlar ve bu ortamlardan kaçmaya çalışırlar.

    Kahve, çay, kola, çikolata gibi kafeinli içecekler ve yiyecekler; madde ve alkol kullanımı da panik nöbetlerini tetikleyebilmektedir.
    Panik bozukluğu olanların özellikle kahve, kola, demli çay, çikolata gibi kafeinli içecek ve yiyecekleri ve alkollü içecekleri mümkün oldukça kullanmamaları gerekir.

    PANİK NÖBETLERİ HANGİ SIKLIKLA GÖRÜLÜR ?

    Panik nöbetlerinin sıklığı ve şiddeti değişkenlik göstermektedir. Bazı kişilerde aylarca süren bir zaman dilimi içerisinde ortalama haftada bir panik nöbet görülebilir. Bazı kişilerde ise haftalar hatta aylar boyunca panik nöbet görülmeyebilir.
    Panik nöbetler ortalama 15-20 dakika sürelidir, ancak bazen bir veya iki dakika, bazen de bir saatten daha uzun sürebilir.

    PANİK BOZUKLUĞUN OLUŞMASINA NEDEN OLAN FAKTÖRLER NELERDİR?

    Uzun süreli stres koşullarına maruz kalma.
    Savaş, kaza, tecavüz vs. gibi geçmişte yaşanılan travmatik olaylar ve korkular.
    Heyecanlı, pasif ve içe dönük kişilik yapısı.
    Beyinde kimyasal iletimi sağlayan; nörokimyasal maddelerin işleyişinde bozulmaların olması.

    Ailesinde ve yakın akrabalarında panik bozukluk olanlarda genetik yatkınlık söz konusudur. Olumsuz koşullara maruz kalmaları durumunda, bu kişilerde panik bozukluk görülme olasılığı yüksektir.

    PANİK BOZUKLUĞU KİŞİNİN YAŞANTISINDA NE GİBİ OLUMSUZ DURUMLAR YARATMAKTADIR ?

    Doktorlar bu kişilere fiziksel bir hastalığının olmadığını söylediği halde ikna olmazlar ve hastanelerin acil servislerine ya da kardiyoloji servislerine başvururlar. Bu nedenle zaman ve ekonomik açıdan kaybauğramaktadırlar.
    Bu kişilerde şiddetli ölüm korkusu nedeniyle çökkün ruh hali yani depresyon görülmektedir.

    Panik bozukluğu olanların bir çoğu sosyal ortamlara girmekten kaçınırlar. Yalnız kalamama, sokağa çıkamama, kalabalık ortamlara girememe en belirgin görünen durumlardır.

    Panik bozukluğu olanların bir çoğunda agorafobi de görüldüğünden bu kişiler aylarca evden dışarı çıkmazlar. Bu nedenle işini veya okulunu aksatırlar ya da bırakırlar.

    PANİK BOZUKLUĞUN TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜDÜR ?

    Panik bozukluğu, tedavisi mümkün olan bir psikolojik rahatsızlıktır. Rahatsızlığı olan kişinin öncelikle tedaviyi kabullenmesi ve rahatsızlığının psikolojik nedenlerden kaynaklandığına ikna olması gerekir. Bu özellikle terapiler için çok önemlidir. Panik bozukluğu olanlar için en uygun tedavi yöntemi; ilaç tedavisi ve psikoterapilerin birlikte yürütülmesidir.

    Panik bozukluğu tedavisinde kullanılan yeni kuşak antidepresan ilaçlar (SSRI) bağımlılık yapmazlar. Yan etkileri ise son derece azdır ve tehlikeli değildir. İstenildiğinde doktor önerisi ile rahatlıkla kesilebilirler.

    İlaç tedavisine ek olarak uygulanan psikoterapi ile kişinin olumsuz düşünce ve davranış biçimlerinin değiştirilmesi ve hastalıkla mücadele etmesi için daha aktif olması amaçlanır.
    Nefes alma ve çeşitli gevşeme egzersizleri, stresle başa çıkma yöntemleri ile kişinin rahatlaması sağlanır. Ve hasta tekrar panik nöbetiyle karşılaştığında bu baş etme mekanizmalarını kullanarak kendini daha güçlü kılabilir.

    Yapılan araştırmalara göre, panik bozukluğun tedavisi için psikoterapilerin birlikte kullanıldığı ilaçlı tedaviler, psikoterapilerin kullanılmadığı ilaçlı tedavilere göre daha çok başarı sağlamaktadır.

    Kısaca Panik Bozukluğu, bir kalp hastalığı değildir.
    Panik atağı sırasında insanların öldüklerine, delirdiklerine ya da kontrol dışı davranışlarda bulunduklarına ilişkin hiçbir tıbbi bilgi yoktur. Bu nedenle panik nöbeti sırasında; bunun ölümcül olmadığını, delirmeye yol açmayacağını hissettiğiniz sıkıntının sonunda geçeceğini düşünmelisiniz.


    Kaynak: Uzm. Psk. Umut Ulusu
     


  2. B74

    B74


    Cevap: Panik Atak

    Merhaba , Bu konuda daha anlaşılır bir açıklama yapmak istedim.

    PA sırasında, böbrek üstü bezleri durduk yere adrenalin salgılar, böyle bir durumda, sanki karşınızda bir cinayet işlenmiş gibi nabız atışlarınız yükselir, kulaklarda uğultu oluşur, bayılma hissiyatı belirir.

    Çok sık görülen bir rahatsızlıktır, iyileşme sürecinde en etkili yöntem; ilaç tedavisi + terapidir.

    Atak anında ilk yapılması gereken şey ise nefes egzersizidir.