öyle bir geçer zamanki kamera arkası

'Ders çalışıyorum' forumunda Misafir tarafından 5 Ocak 2011 tarihinde açılan konu


  1. öyle bir geçer zamanki kamera arkası görüntüleri
     



  2. Cevap: öyle bir geçer zamanki kamera arkası

    ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’ dizisinin yönetmeni Zeynep Günay Tan, HT’de Gülin Yıldırımkaya’ya küçük oyuncu Osman’ın (Emir Berke Zincidi) kamera arkasında yaşananları anlattı…

    Küçük oyuncu bir dezavantaj mı? Osman sizi çekimlerde zorluyor mu?

    Ali Bey’in dediği doğru oyunculukta en gerçek şeyi kirlenmemiş duygulardan alabilirsiniz ve çocuklar hiçbir teknik, oyunculukla ilgili hiçbir matematik bilmedikleri için tamamen o durumu gerçek zannedip yürekten oynadıkları için eğer yeteneğe de sahiplerse sahneler çok samimi ve sıcak geçiyor. Emir Berke de o yetenekli çocuk oyunculardan biri o anlamda bizi çok zorlamıyor. Ama bir çocukla uzun saatler çalıştığınız zaman arada verdiğiniz molalardan dolayı çalışmak zorlaşıyor. Yoksa çok yetenekli bir çocuk ve bizi hiç zorlamıyor.

    Osman’ın ailesi çekimler sırasında sette bekliyor mu?

    Evet, çekimler sırasında ailesi sette yer alıyor. Emir Berke çekim aralarında zaman zaman oyuna gidiyor. Sette bir pedagog var ve biz bir sahne yetiştirmeye çalışsak da setin ortasına gelip ‘hayır, şimdi oyun zamanı yeter’ deyip seti durduruyor. Sette bir oyun odası var ve ona oyun molaları vermek zorunda kalıyoruz. Emir Berke’nin çocukluk durumunu da gözetmemiz gerektiği için, bir sahne bitti hemen öbürüne geçelim gibi işleyemiyor.

    Dışarıdan bakıldığında bu kadar çok acılı sahnede çocuğun psikolojisi altüst olmuştur diye bir düşünce oluşuyor. Ama siz çok hassas bir ekipmişsiniz…
    Hem uygulayıcı yapımcımız, hem ben, hem görüntü yönetmenimiz genç ebeveynleriz, hepimizin küçük çocukları var. Dolayısıyla sadece işimizi yapıyoruz diyemiyoruz. Çocuk ve ailesi ile empati kurmaya çalıştığımız için elimizden gelen bütün dikkati göstermeye çalışıyoruz.

    Emir Berke çok söz edilen o sahnelerde gerçek gözyaşları mı döküyor? Dışarıdan viks vb. gibi destek alıyor musunuz?

    Çoğu zaman herhangi bir dış desteğe ihtiyaç duymadan ağlıyor ama bazen viks gibi dış desteklerde alıyoruz.

    Sizi bugüne kadar en çok zorlayan sahne hangisiydi?

    Beni en çok zorlayan sahne ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’ dizisinin üçüncü bölümünde Osman’ın ağlayıp masa altından abisinin bıçak çekmesini izlediği sahneydi. Çünkü o sahne Emir Berke’nin evdeki şiddetle karşılaşacağı ilk sahneydi ve orada Emir Berke’nin mizanseni görmesini istemedim ve pedagogumuzda bize aynı şeyi önerdi.

    Sahne çok gerçekçiydi. Sahneyi görmeden ağladı öyle mi?

    Emir Berke’nin bütün o şiddeti görmesini istemediğimiz için onun planları ayrı çekildi. Emir Berke’nin planlarının hiçbirinde karşısında diğer olaylar gerçekleşmiyordu. Tüm sahneleri ayrı ayrı çekmek, birleştirmek, kurmak, oradaki gerçekliği bozmamaya çalışmak ve diğer bir taraftan çocuğun psikolojini etkilememeye çalışmak bütün ekip adına çok zorlayıcıydı. Tabii bu durum hem bizi hem oyuncuları çok fazla zorladı. Çünkü diğer oyuncular için de karşılarında Emir Berke’nin olmaması sıkıntı vericiydi. Ama sonuçta o sahneden sonra dizi daha da çok konuşulmaya başlandı.

    Sizin çocuğunuzun, anne baba tanınırlığının verdiği avantajla oyuncu olmak istiyorsa çok rahatlıkla keşfedilme şansı var. Çocuğunuzun Emir Berke’nin yaşında oyunculuğa başlamasını ister misiniz?

    Evet, bu tanınırlıktan yararlanıp tanışma şansı var, ama sonrası onun elinde yeteneğine bağlı. Ben çocuğumun çok küçük yaşta oyuncu olmasını istemem, buna izin vermem. Çünkü küçük yaşta yapılan oyunculuk bilinçli bir tercih değil o yüzden ben çocuğumun o yaşlarda oynamasını istemem ama on yedi on sekiz yaşından sonra bu mesleğe gönül verdiyse, yapmak istiyorsa o zaman sonuna kadar desteklerim. Bu benim fikrim, ben çocuğumun daha çocuk gibi yaşamasını isterim. Sette biz pedagogla konuşurken Emir Berke’ye en çok yapmaya çalıştığımız şey çocuk olduğunu unutmaması. Çünkü çocuklar sette çalışırken en çok bundan etkileniyorlarmış o yüzden biz stop dediğimiz anda Emir Berke’ye setle ilgili hiç konuşmuyoruz. ‘Gel köpek balığı çizelim, burası bu, vb.’ gibi konuşmalar yapıyoruz. Bir çocuğun çocuk olduğunu ona unutturabilecek bir yer set. Emir Berke’nin böyle bir şey yaşamaması için biz ekip olarak çok fazla çaba harcıyoruz. Ben bir anne olarak ekstra Ömer’i sete götürürsem böyle bir şeye dikkat etmek istemem.