öykü : Postacı

'Karışık Şiirler' forumunda seçkingündüz tarafından 14 Ocak 2010 tarihinde açılan konu


  1. SEÇKİN GÜNDÜZ
    POSTACI

    Onu en son perşembe günü görmüştü. Geçen ayı düşündü: ‘Sanırım salıydı. Bir öncekiyse bayramdan sonraki ilk cuma... Kıştan bu yana ?..’ Topluyor topluyor ; toplamı dokuzu bulmuyordu! ‘Olsun !’ Konuşmaksızın geçiveren anlarla yetinmesini öğrenmişti.

    ‘Kimi kimsesi yok gibi ,’ diye düşünürdü ara sıra , sonra yargısı değişirdi. İletişim aygıtlarından kuşkulanır, ayrıca gelişmelerinden duyduğu kaygıyı arkadaşlarından gizleyemezdi. Yoksa yine görev yerinin değiştirilmesini mi istese?

    Düşlerinin birinde ona mektup yazmış ; bir başka geceyse içi boş zarfı posta kutusuna bırakmıştı. Tedirginleştireceğini bilse yazmazdı. Onu öyle ürkmüş görünce sıçrayarak uyanmıştı.

    Yaklaşıyordu. ‘Dilerim evdedir. Üç mektup!! Olacak şey değil.’ Son birkaç yılın en mutlu gününü yaşıyordu. Az sonra onu görebilecekti. Düşledikçe adımları sıklaşıyor , onun sevineceğini de düşünmek coşkusuna tat katıyordu. Duraksadı, ‘Yoksa kıskanmalı mıyım ?! Belki de içeriği kara mektuplardır, kim bilir ; ona göre, bana göre, ikimize göre; kara , kapkara.’

    Şu an bildiği tek şey vardı. ‘Onu göreceğim, bu kesin.’ Peki ya evde yoksa ? Birden gözleri parladı. Mektupların ikisini çantasına attı. Duruma göre birer, ikişer gün arayla verecekti. ‘Müdürün kulağına giderse! Nedenini anlayıp karıma anlatırlarsa! Herkesten önemlisi ya o! anlarsa. Mektuplar yaşamsal önemdeyse ?!.’

    Zile uzandığında parmağı titriyordu.



    POSTACI-SEÇKİN GÜNDÜZ