Öykü & Berk Gürman

'Biyografi' forumunda Oylesine tarafından 13 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]

    İster flamenco ister arabesk diyelim, ister roman havası ister türkü diyelim, bu
    toprakların müziğini yapan ikiz kardeşler KISMET'lerini aramak için yola koyuldu:

    "Öykü ve Berk."

    Aynı hayatın kendisi gibi, kah hüzünlü kah coşkulu müzikleriyle dinleyiciyi sımsıkı
    saran Öykü ve Berk'in başarılarında, olağandışı uyumlarının büyük bir etkisi var.

    Akdeniz ve Arap müziğinin etkilerini taşıyan ilk albümleri KISMET, We Play etiketiyle
    2007 Aralık ayında raflarda yerini aldı. Albümde kendi bestelerinin yanı sıra, dört
    tane türkü uyarlaması bulunuyor. Kısmet'in çıkış parçası "Evlerinin Önü Boyalı Direk",
    daha albüm çıkmadan internet üzerinden 2.000.000 dinleyiciye ulaştı.


    Öykü ve Berk, Paco de Lucia dinleyen bir babanın ve Türk Sanat Müziği icra eden bir
    annenin çocukları olarak 4 Ağustos 1982'de dünyaya geldi. Ailede performans olarak
    müzik her zaman vardı. Ama teorik müzik eğitimleri Pera Güzel Sanatlar Lisesi'nde başladı.

    Pera'da okudukları yıllarda, Öykü, keman ve şan dersleri aldı. Okul konserlerinde aktif
    olarak yer alıyordu, bu sayede AKM ve Cemal Reşit Rey sahnelerinde konser verme
    şansı buldu.

    Yaklaşık yedi yıl, Işıl ve Manuel Reina'nın da içinde olduğu Flamenco Alaturka grubuyla
    MKM, AKM ve CKM'de konserler verdi. Flamenco dansçısı Marco De Ana ile Şişli Kültür
    Merkezi'nde, CKM'de de Nükhet Duru ile aynı sahneyi paylaştı.

    Berk ise gitar bölümünde okudu. 10 yaşında flamenco gitara Ilgaz Benekay ile başlamıştı.
    Melih Gürel, Muzaffer Çorlu ve Kemal Belevi'den klasik gitar dersi aldı.

    Üniversitede, iki kardeşin yolları bir süreliğine ayrıldı. Öykü, İstanbul Teknik Üniversitesi
    Devlet Konservatuarı Şan Bölümü'ne girdi. Alaaddin Yavaşça ile repertuar, Erol Uras ile
    şan ve Faris Akarsu ile müzikal çalıştı.

    Berk, Bilgi Üniversitesi'nde ses mühendisliği eğitimine başladı, amacı kendi müziğini kendi
    kaydedebilmekti. Çünkü Türkiye'de insanların flamencoya dair fazla bir fikirlerinin
    olduğunu düşünmüyordu. İkinci sınıfın sonunda Çiğdem Borucu, Berk'e İspanya'ya
    gitmesi gerektiğini söyledi. Berk, bunun üzerine İspanya'ya kayıtlarını yolladı ve iki
    akademiden burs kazandı. Hayali, İspanya'daki hayatın içine girmek, çingenelerle
    tanışmak, flamenco'yu deneysel ve kişisel bir süreç olarak yaşamaktı.

    Berk, İspanya'da hayal ettiklerine kavuştu. Hem önemli hocalardan ders aldı
    hem de, Duquende, Potito, La Tana, Miguel Parada, Guadiana, Montse Cortes
    gibi ünlü flamenco ustalarıyla ‘fiesta'larda ve ‘juerga'larda canlı performans
    yapma imkanı buldu.

    Öykü, Türk Sanat Müziği ile flamenco'yu birleştirmeyi düşünüyordu. Okulda öğrendiği
    vokal teknikleriyle flamenco'yu birleştirerek harika bir sentez yarattı.

    İkiz kardeşler yeniden bir araya geldiklerinde aralarındaki müthiş uyumu müziklerine
    yansıtmaya başladılar. Öykü ve Berk için flamenco mutluluk, hasret, keder, heyecan,
    tutku, kısacası hayatın ta kendisi…