osmanlıda hukuk sistemi nasıldır

'Merak Ettiklerimiz' forumunda EyLüL tarafından 22 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. halifeligin kaldırılma nedenleri

    Osmanlı Devletinde hukuk Sistemi

    Teokratik bir yapıya sahip olan Osmanlı Devleti’nde, devletin ve toplumun yönetimi islam hukukuna göre düzenlenmiştir(şeriat düzeni) Bu düzende müslüman Halk şeriat kurallarına göre yönetilirken, yabancı ve azınlıklar ise Kapitülasyonlar nedeniyle kendi hukuk kurallarını uyguluyorlardı Dolayısıyle Osmanlı Devleti’nde hukuk birliği yoktu

    II Mahmut ve tanzimat dönemlerinde Islam Hukukunun dışında kalan alanlara yeniden el atmak, hiç olmazsa o konularda laik ve akılcı düzenlemelere gitmek istenildi Ama hukukun en ö nemli bölümleri dine dayalı olduğu için onlara dokunulamıyordu Bu durumu ile Osmanlı Hukukunun TC Hukukuna göre aksak yanları şöyle sıralanabilir:

    Kadınlara tanınan haklar çok sınırlı idi kadınlar erkeklerle eşit haklara sahip değillerdi yönetime katılamazlardı Ufak tefek bazı işler dışında istedikleri mesleğe giremezlerdi Aile yaşamında erkeklerle aralarında eşitlik yoktu Bir erkek dört kadınla evlenebilir, dilediği kadar da cariye tutabilirdi Boşanma hakkı erkeğe tanınmıştı Kız çocuklar erkeklere göre daha az miras alırlardı Mahkemelerde iki kadın, bir erkek tanık yerine geçerdi Oysa ki günümüzde bu durum tamamiyle değişmiş, kadın ile erkek eşit duruma gelmiştir Kadınlar siyasete katılabilir, aile hayatında kadın ile erkek eşit sayılmaktadır Kadınlar istedikleri mesleği yapabilmektedir

    ekonomi ve ticaret hayatını düzenleyen kurallar yetersizdi ceza Hukuku alanında eksiklikler vardı Yargılama yöntemleri pek ilkeldi Kadı tek yargıçtı ve mahkemede dilediği gibi hareket ederdi Ayrıca, bütün bu kurallar bugünkü Kanun kitapları gibi derli toplu metinler biçiminde toplanmamıştı Bunun için uygulayıcıların istedikleri maddeleri bulabilmeleri çok zordu Günümüzde bu durumun tam aksine bütün Kanunlar bir kitapta toplanmış ve mahkemede birkaç tane yargıçtan oluşan karar heyeti görev almaktadır ve bu kurul kendi kafasına göre kanunlara göre karar vermektedir Kendi istediği maddeyi çı Karma yetkisi yoktur

    Bir devlet bütün vatandaşlarına aynı hukuku uygulamalıdır Hukuk birliğin temellerindendir işte Osmanlı Devletinde bu özellik yoktu Devlet nüfusunun önemli bir bölümü müslüman değildi Müslüman olmayanlara kendi hukukları uygulanırdı Müslümanlar ise, Osmanlı Devletinde Sünni mezheplerin hukukuna tabi idiler Her mezhep mensubu kendi imamlarının kurallarının uygulanmasını isteyebilirdi işte bu temel aksaklık Osmanlı Devletindeki hukuk birliğini bozmuş, parçalanmanın kolylaşmasını sağlamıştır Günümüzde böyle ayrılık olmaması TC hukukunun birliğnin bozulmamasına dolayısıyle devletin içinde iç karışıklıkların çıkmasına engel olmaktadır TC hukuku temel olarak isveç hukukuna dayanmaktadır Hukukta her vatandaş eşit sayılmış ve herkese aynı kurallar uygulanmaktadır

    Osmanlı Devleti, Fransız ihtilali fikirlerinin de etkisiyle hukuk alanında bir takım ıslahat hareketlerine girişmiş, bağımsız mahkemeler oluşturmuş, yabancı ve azınlıklara hukuksal ayrıcalıklar tanınmıştır

    Meşrutiyet döneminde anayasal düzene geçildikten sonra, hukukta birliği sağlamak ve kargaş ayı önlemek amacıyla Mecelle adıyla bir medeni kanun hazırlanmıştır Ancak hanefi mezhebinin kurallarına göre hazırlanan ve dinsel yönü ağır basan Mecelle Kanunu, Osmanlı Devletindeki sorunları çözmeye yeterli olmamıştır

    Hukukta Laikleşmenin Nedenleri

    Yeni kurulan Türk Devletinin din toplumu(ümmetçilik) düşüncesi yerine Türk milliyetçiliği esasını benimsemesi

    Mecelle kanunun sorunları çözmede yetersiz kalması

    Hukukta ikiliğin ortadan kaldırılmak istenmesi

    Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaş bir yapıya kavuşturma düşüncesi


    Cumhuriyetin temellerini kuran Mustafa Kemal Atatürk, bireylerin özgürlüklerinin demokrasi ile buluşmasını sağlayacak en önemli devrimlerinden ilk sırayı halifeliğin kaldırılması almıştır. Halifeliğin kaldırılmasının nedenleri madde madde sıralamak gerekirse aşağıdaki bilgileri sunabiliriz.

    Halifeliğin kaldırılmasının nedenleri:
    Saltanatın kaldırılmasından ve Cumhuriyetin ilânından sonra, halifeliğin önemini yitirmesi.
    Devlet başkanı olarak cumhurbaşkanı ile halifenin birlikte bulunmasının sakıncalı olması.
    TBMM tarafından halife tayin edilen Abdülmecit Efendi’nin, devlet başkanı gibi davranması.
    Halifelik kurumunun, lâikliğe ve cumhuriyet rejimine ters düşmesi.
    Eski rejim taraftarlarının saltanatın kaldırılması ve cumhuriyetin ilanından sonra, halifeliğe sığınmaları.
    Bazı TBMM üyelerinin halifeyi milletin üzerinde görmeye başlamaları, “TBMM halifeliğin, halife de TBMM’nindir” şeklinde propaganda yapmaları.
    İslâm âleminin halifeliğin korunması konusunda İsmet Paşa’ya yazdıkları mektubun, İsmet Paşa’nın eline geçmeden muhalefeti temsil eden “Tanin” gazetesinde yayınlanması.