Osmanlı Toplumunun Etnik Yapısı

Konusu 'Osmanlı İmparatorluğu' forumundadır ve Ezlem tarafından 30 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. Ezlem Üye

    Osmanlı Toplumunun Etnik Yapısı nedir
    Osmanlı Toplumunun Etnik Yapısı hakkında bilgi
    Osmanlı Toplumunda Sosyal Hareketlilik



    Osmanlı Toplumunun Etnik Yapısı​


    Osmanlı Devleti kurulduğunda halkının tamamı Türktü. Sonraki dönemde toprak genislemesi sonucu bir çok ulus (Yunan,Bulgar,Sırp,Arnavut,Macar,Hırvat,Sloven,Romen,Arap Macar...) Osmanlı yönetiminegirdi. Osmanlı Devleti çok uluslu bir imparatorluğa dönüstü.

    NOT: Bu çok uluslu yapının çatırdayarak, Osmanlı Devletinin parçalanmasına neden olan en önemli dıs gelisme FRANSIZ İHTİLALİ'dir.

    Osmanlı Toplumunda Sosyal Hareketlilik​


    YATAY HAREKETLİLİK:
    Bir toplumun ülke coğrafyası üzerinde çesitli sebeplerle yer değistirmesi(göç)
    olayına yatay hareketlilik denir.
    a)Kurulus ve yükselme dönemlerinde yatay hareketlilik: Bu dönemlerde yatay hareketlilik FETHEDİLEN yerlere doğru yerlesme seklinde görülür. Osmanlı Devleti bu dönemde Balkanlar'daki Türk nüfusunu artırmak için yatay hareketliliği tesvik edici uygulamalar yapmıstır.

    Teşvik Uygulamaları
    1- Bataklık yada ıssız yerlere vakıflar kurmak yoluyla buraların ekonomik hayatını canlandırmıs, insanların buraya yerlesmesini özendirmistir.
    2- Fethedilen yerlere yerleseceklere bir takım vergi kolaylıkları sağlanmıstır.
    b)Osmanlı Devletinde Duraklama Devri sonrası Yatay Hareketlilik:
    1- Bu dönemlerde kaybedilen yerlerdeki Türk ve müslüman halk içkesimlere göç etmek zorunda kalmıstır.
    2- Nüfus artısı, ekonomik güçlükler ve eskiyalık hareketleri gibi nedenlerle kırsal kesimdeki halk büyük kentlere göç etmistir.

    DİKEY HAREKETLİLİK:
    Bir sınıftan baska bir sınıfa geçmek veya bulunduğu sınıf içinde daha yüksek mevkilere gelmeye "Dikey hareketlilik" denir. Ortaçağ Avrupa'sının sınıflı toplumlarında ve Hindistan'daki "Kast" teskilatının katı sınıfsal yapısında dikey hareketlilik yoktur. Çünkü buralardaki sınıflar kan bağına dayanmaktadır. Örneğin; baron, dük, kont, Lord olabilmenin sartı bu kimselerin soyundan gelmektir. Osmanlı Devletinde "kan bağına" dayanan sınıfsal bir yapı olmadığından dikey hareketlilik yoğun bir sekilde görülür. REAYA dediğimiz yönetilenlerden bir kisinin, yönetenlerden saydığımız seyfiye, ilmiye yada kalemiyeye geçmesi mümkündür.(padisah olmak hariç) Bunun için baslıca iki sart vardı:
    1- Müslüman olmak,
    2- Eğitim öğretim görmek.
    Reaya içindeki müslüman olmayanların DEVŞİRME yoluyla müslümanlastığını ve kapıkulu sistemi içinde
    eğitimlerini tamamlayarak devletin önemli kadrolarında görev aldıklarını görüyoruz. Mesela 1453-1566
    yılları arasında görev yapan 24 veziri azamın 20'si devsirmedir.