osmanlı taş sanatı özellikleri

'Sorun Cevaplayalım' forumunda Meryem tarafından 21 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. osmanlı taş sanatı özellikleri


    Bir Osmanlı mezarlığına girdiğinizde eğer onların dilinden anlamıyorsanız sadece
    irili ufaklı, hepsi birbirine benzeyen mermer sütunlar görürsünüz Fakat dikkatle
    incelediğinizde hemen hiçbir mezar taşının diğeri ile aynı özelliklere sahip
    olmadığını fark edersiniz Her bir taş, başında farklı bir serpuş taşımasının
    yanında üzerindeki hemen her bir işaret ile de ait olduğu mezarda yatan kişiye
    ait nice özelliği ortaya koymaktadır Bu dilden anlayan kişiler için bu mezarlıklar,
    hepsi kıyamda durmuş sonsuz bir sükut içinde haşri bekleyen, birbirinden farklı
    mesleklere, meşreplere sahip insanlarla dolu mekanlar gibidir Çünkü başınızı
    çevirip nereye baksanız aşina bir sima görüyor gibi olursunuz Toplumun hemen
    her tabakasından, her mesleğinden ve meşrebinden, sosyal statü olarak her gurubundan
    kişi orada toplanmış öylece beklemektedirler

    Bir mezar taşının dış yapısı ve üzerindeki süslemeleri ile ilk bakışta belli ettiği şey ait olduğu mezarda yatan kişinin cinsiyetidir Erkek mezar taşları genellikle başlıklı iken bayan mezar taşları bir bayanın inceliğini temsil edercesine buket buket çiçeklerle ve çelenklerle süslüdür: Güller, rozet biçimli çiçek motifleri, kıvrık dallar, süsen, buhur-u Meryem, yıldız çiçeği, nergis, karanfil, çan çiçeği, şakayık, küpe, rozet, zambak, çiçek açmış erik ve badem dalları bunlardan sadece birkaçıdır

    Çiçek motiflerinde son derece detaylı bir gözlemin ürünü olan harika bir sanat
    gözlenmektedir Mezar taşları üzerindeki her bir çiçek sanki kendi lisan-ı
    halleri ile gezenlere bir şeyler anlatmaya çalışmaktadır Meselâ birçok yerde
    görülebilen beş yapraklı bir çift lale hep duaya açılan eller gibi resmedilmiştir Lale Devri ile üç boyutlu bir hâle gelen ve daha bir gerçekçilik kazanan
    bu çiçekler zaman zaman vazo ve saksı içinde resmedilmişlerdir Erkeklere ait
    mezar taşlarında da belli ölçülerde çiçek motifleri görülmektedir Hayatlarını
    çok kibar ve seviyeli yaşayan Osmanlılar zarafete ayrı bir önem vermiş ve seviyeli
    bir şekilde süslenmesini de bilmişlerdir Meselâ bir Şeyhülislâm (kavukta gül)
    kocaman kavuğunun bir köşesine bir gül iliştirebilirken, bir katip kafesi destarının
    yanına bir tüy takabiliyordu Fes kullanılmaya başlandığı dönemlerde de feslerin
    etraflarına çiçekli bordürler iliştirilerek bu zerafet sürdürülmüştür Gerçek
    hayattaki bu güzel detaylar mezar taşlarına da aynen yansımış ve bizleri hayranlık
    içinde bırakan manzaralar meydana getirmişlerdir


    Mezar taşlarının üzerlerindeki şekil ve semboller kişilerin cinsiyetini belli etmek yanında o kişilerin meslekleri hakkında bilgiler de vermektedir Mesela mesleği denizcilik olan bir kişinin mezar taşında o kişinin denizci olduğuna dair bir işaret, sembol, ya da motif bulunmaktadır Bunlar; gemi direği, yelken bezi, urgan, halat, gemi çapası, Osmanlı denizcilik arması vbdir




    Bu arada kırık gemi direği de kişinin artık hayatta olmadığının göstergesidir
    Bazı gemici lahitleri vardır ki aynen gemiye benzetilmişlerdir Bunların etraflarını
    boydan boya halatlar ve gemi zincirleri çevrelemektedir Denizci mezar taşlarının
    en yoğun olduğu yerler, Osmanlının en namlı denizcileri olan Kılıç Ali Paşa,
    Barbaros Hayrettin Paşa, Piyale Paşa, Lala Mustafa Paşaların metfun bulundukları
    hazire civarlarıdır Eğer kişi hayatta iken kalem ile geçindi ise onun mezar
    taşında rulo halinde kâğıtlar ile kamış veya tüyden bir kalem görmeniz mümkündür
    Kişi ressam ise bir palet ve fırça, asker ise kılıç, kama, top, gülle, yada
    dürbünresmedilen mezar taşları da bulunmaktadır Özellikle hayatta
    iken askerlik yapmış ve yüksek rütbelere gelmiş olanların mezar taşları bir
    hayli teferruatlıdır Kimi asker mezar taşlarında neredeyse cephanelik oluşturacak
    kadar çeşitli silah görmek mümkündür Bu silahlar taşa gelişi güzel konmayıp,
    Osmanlı arması formunda, savaş davulunun etrafında; top, kılıç, hülle, topuz,
    okluk, borazan, flama asılı mızrak, gönye vb şeklinde sıralanmaktadır Bu
    tarz süslemelerde tercih edilen silahlar daha çok ölen kişinin hayatta iken
    kullandığı silahlardan seçilmektedir Askeri kökenli kişilerin mezar taşlarında
    taşın iki yanına rütbesine göre apoletleri de yerleştirilmektedir


    Mezar taşlarında asker kökenli kişilerin en çok tercih ettikleri motif ise Osmanlı Devlet Armasıdır İlk kez IIISelim döneminde kullanılan Osmanlı arması, askerî özellikleri yanında insanî, dinî ve millî yönleri sebebiyle halk tarafından da çok sevilmiş ve benimsenmiştir Bunun sonrasında da insanların mezar taşlarında bu gösterişli arma sıkça kullanılmaya başlanmıştır En çok IIMahmud döneminde görülen Osmanlı armalarında; top, kılıç, çift ve tek taraflı teber, tabanca, kanunu ve Kuranı temsil eden terazi ve kitap, altta bitkisel motifler ve etrafta parlayan bir ışık halesi bulunmaktadır Bu armaların alt kısımlarına kişilerin aldıkları nişanlar da işlenmektedir Birçok paşanın mezar taşı "Şevkat, Mecidi ya da Hamidi Nişanları ile süslüdür )

    Mezar taşları üzerindeki bazı motifler ise mezar sahiplerinin meşrepleri hakkında bilgi vermektedir Mevlevilikte eğer bir kişi bizzat tekkede vazifeli ise mezar taşının başında bir Mevlevî kavuğu taşırken, sadece intisap edenlerin taşları üzerinde bir Mevlevî sikkesi kabartılmaktadır Kadirilerde ise bu yola girenlerin taşlarında Kadiri gülü denilen motif bulunmakta ve meşrebin kollarına göre etrafındaki desen değişmektedir Mesela Kadiriliğin Rumi Kolu''nun sembolü 8 terkli taç ve ortasındaki Kadiri Gülü kabartmasıdır Başka bir kolun muhibbine ait taşta ise 18 köşeli yıldız görülürken kimilerinde de bu yıldız, etrafı destarlı bir tacın içine oturtulmaktadır Bayramiler altı terkli tarikat tacı giyerler ve taşlarına da bunu kazıtırlar iken Nakşî mezar taşlarında müjganlı Nakşî tacı görülmektedir Sünbülî yolunun kurucusu Sünbül Sinan Efendiden dolayı bu yola intisap edenler de mezar taşlarına sünbül motifi işletmektedirler Mezarda yatan kişinin meşrebini sadece meşrep sembollerinden değil, o yolda yaygın olarak kullanılan eşyalardan da anlamak mümkündür Mesela Bektaşî mezar taşlarında 12 köşeli teslim taşı ile teber ve keşkül gibi tarikat eşyaları görülebilmektedir