Osmanlı Sanatı

'Osmanlı Tarihi' forumunda Dark tarafından 23 Aralık 2009 tarihinde açılan konu


  1. Osmanlı Sanatı

    Osmanlı sanatının kaynağını hep İslam‘dan aldı. Osmanlı sanatı deyince aklıma gelen Osmanlı mimarisi ve o mimarideki insan hizmetine sunulmak için yapılmış camiler , medreseler , hanlar , hamamlar , çeşmeler, Daru’l Kurra lar vs. ‘dir. Osmanlı sanatının oluşması insan faydasına sunulacak eserlerin yapılmasıyla olmuştur. Osmanlıda sanat faydalılığın yanında büyüklüğü ve haşmeti de ifade ediyordu. Örneğin; Mehter, savaşlarda icra ettiği canlı ve dinamik havaları ile askeri coşturmuş ve düşmanlarına korku salmıştır. Türk zaferinin coşkusu ve zaferi olmuştur. Onu dinlemek insanı o dönemlere götürmüş ve o dönemi yansıtmıştır. Mehter günümüzde de gerek anlam gerekse icra yönünden oldukça etkili müzik yapısı ile yurt içinde ve yurt dışında verdiği konserlerle tüm dünyanın ilgisini çekmektedir.
    Osmanlı mimarisinde camiyi etkileyen önemli unsurlardan biri de o halkın benimsemiş olduğu inanç sistemi idi. Bu inanç sisteminden kastım mezhep farklılıklarıdır.Bu farklılık Şafi mezhebi ile Hanefi mezhebinin “cuma namazı” kılınması hususundaki görüş ayrılıklarından doğmuştur. Şafi mezhebini benimsemiş devletlerde Cuma namazı tek bir camide kılınıyordu. Bu nedenle camide kılınıyordu. Bu nedenle cami çok geniş olmak zorundaydı. Mesela Pedersen’den öğrendiğimize göre H.375/m. 985 yılında Basra’da 7000 mescide karşılık sadece 3 cami bulunmaktaydı.
    Osmanlılar ise Hanefi mezhebinin tek mezhep olmasını istemişler ve onun yayılması için çaba harcamışlardır. Bu sistemden sonra camiler yayılmış ve ebatları eskisi kadar büyük olmamıştır.
    Osmanlı mimarisinde resim ve heykeller yasak olduğu için Osmanlı daha çok cami süslemelerinde ustalaşmışlardır. Avrupalıların Arabesk dediği bu tarz Osmanlıda doruk noktasına ulaşmıştır. Bu geometrik şekiller yanında en çok kullanılan “süs bitkileri” dir. Bu bitkiler uslüplaşmış olarak görülür. Doğal şekillerini kaybetmiş bu bitkiler arasında bu yapraklar , çiçekler ve meyveler bulunmaktadır. Bu çiçekler , çiçek demetleri olarak da kullanıldı. Bu çiçek buketleri ve münferit olarak kullanılanları mezar taşlarında , taş süslemelerinde , kitaplarda , levhaların boş yerlerinde , fermanların üst köşelerinde ve tuğraların etrafında , eski evler ve sarayların duvarlarında , tahta pencere ve dolap kapaklarında çok sayıda görülmektedir.
    Osmanlı’da yazı süslemede en çok kullanılan Kufi ve Neshi türleridir. Osmanlı’lar bu yazı süslemesini Araplardan farklı olarak süs motifleriyle karıştırmadan başlı başına kullanmışlardır.
    Natüralist bitki motiflerinin kullanıldığı bir başka yer şu anda nadir bulunan Osmanlı kilimleridir. Osmanlı sarayında serili olan bu kilimler şu anda müzelerde sergilenmektedir. Bu kilimler de göze çarpan örneklerin bitkisel olması ve kilim zemininde sonsuza uzanmasıdır.
    Osmanlı sanatının Osmanlı-Türk minyatürünün büyük ölçüde büyük ölçüde gelişmesi yazmaların birbirinden güzel minyatürlerle süslenmesi , Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almasıyla başlamıştır.
    Osmanlı devri minyatürlerinde başlıca üç konu görülür. Tarih, Edebiyat ve din alanlarına giren eserlerdir.

    Osmanlı sanatı, Osmanlı’nın gücünü kaybetmesiyle birlikte gücünü kaybeder.18.yy.da kendini yenilemek istese de bunu başaramaz. Böylece İslam dünyasında kendi yolu yürüyerek bir Türk çığırı açan Osmanlı sanatıyla İslam sanatının son parlak sayfası kapanmış olur.


    Çınar dergisi , 1999, sayı 3 , s 15-16

    osmanlı sanatı ile ilgili önereceğim bir site adresi

    www. Osmanli Sanati .com