Osmanlı Devletinin Medeniyeti

'Osmanlı Tarihi' forumunda Sitem tarafından 22 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Osmanlı Kültür ve medeniyeti ders notu
    Osmanlıda Medeniyet

    Osmanlı Devletinin Medeniyeti

    PADİŞAH
    A)-PADİŞAHLARIN BAŞA GEÇMESİ(VERASET SİSTEMİ):
    Osmanlı Devletinde kimin padişah olacağı konusunda kesin bir kural yoktu. Osmanlı ailesinin bütün
    erkekleri taht üzerinde hak sahibi idiler. Onun için padişah ölünce oğullarının hangisinin tahta
    geçeceği konusunda devlet yönetimindeki etkili grupların(ümera oynuyordu.Eski Türk Devlet geleneğinden kaynaklanan bu sistem(Kut anlayışı)taht kavgalarına neden
    oluyordu.
    Veraset Sistemindeki Değişmeler:
    * Fatih Sultan Mehmet bu sakıncayı ortadan kaldırmak için tahta geçme yöntemini belirleyen bir
    kanunname düzenledi.
    Bu kanunla Fatih'in amacı:
    1 -Taht kavgasına son vererek 2- En GÜÇLÜ olanın padişah olmasını sağlamaktı.
    * I.AHMET zamanında yapılan değişiklikle EN YAŞLI ve AKILLI olanın (EKBER VE ERŞED) padişah olması
    esası benimsendi.
    AÇIKLAMA: Ekberiyet sistemi Şehzadeler arasındaki rekabet duygusunu ortadan kaldırması bakımından
    OLUMSUZ B)-PADİŞAHLARIN YETİŞMESİ:
    16. yüzyılın sonlarına kadar şehzadeler 14-15 yaşlarına gelince SANCAKBEYİ olarak gönderilirlerdi. Burada bir LALA'nın yanında devlet yönetiminde tecrübe
    kazanmaları sağlanırdı.
    NOT: Lala'yı Büyük Selçuklular'daki ATABEYLERE benzetebiliriz.
    III. Mehmet'ten sonra şehzadelerin SANCAĞA ÇIKMA usulü kaldırıldı. (Şehzadeler sarayda KAFES
    HAYATI yaşadılar.)
    C)-PADİŞAHLARIN ÜNVANLARI:
    Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında başta bulunan hükümdarlara BEY denilmiştir.Yine
    hırıstiyanlara karşı savaştıklarından GAZİ de denilmiştir.(Örneğin:Osman bey Bey genellikle Padişah'dır.
    NOT: Yavuz Sultan Selimin 1517 Mısır seferi sonucu HALİFELİK Osmanlı padişahlarına geçmiştir.
    Böylelikle Osmanlı hükümdarları padişah olarak Devletin Başı başı olma özelliği taşımışlardır.

    SARAY
    Padişahın hem özel hayatının geçtiği olmak üzere iki bölümden oluşuyordu.Bu iki bölüm BAB'ÜS-SAADE(Orta kapı) denilen kapıyla birbirine
    bağlanmıştı.
    1)- ENDERUN :padişahın özel hayatının geçtiği sarayın iç bölümüdür. Burada padişahın hizmetine
    bakan güvenilir kimselerin bulunduğu hizmet ve eğitim odaları ve harem bulunuyordu.Enderundaki
    odalar şunlardır:
    a)-HASODA:padişahın günlük himetine bakarlardı.
    b)-HAZİNE ODASI:padişahın özel hazinesine bakarlardı.
    c)-KİLER ODASI:Yemek ve sofra hizmetlerini yaparlardı.
    d)-SEFERLİ ODASI:Berber Devşirme usulüyle toplanan oğlanlar seçilenler Topkapı sarayına alınarak bilgiler Amaç saraya alınan bu içoğlanlarını gerçek bir dindar kişi olarak yetiştirmekti. Hasoda hemde eğitim ve öğretimlerini sürdürürlerdi. Daha sonra ÇIKMA denilen bir atama usulüyle Birun da
    görevlendirilir edilirlerdi.
    HAREM: Sarayda kadınların yaşadığı bölüme denirdi.Saraya alınan kızlar tıpkı iç oğlanları gibi sıkı
    bir eğitim görürlerdi. Eğer padişah tarafından sarayda tutulmazlarsa Çıkma ile saray dışında
    görevlendirilen Kapıkullarıyla evlendirilirlerdi.
    2)- BİRUN: Sarayın dış bölümüne denirdi. Bîrûnda geniş bir yönetici kadro yer alırdı. Bîrûndaki
    görevliler ve teşkilatları şunlardı:
    a)-Yeniçeriler
    b)-Altı Bölük halkı (sipahiler c)-Topçular ve Cebeciler
    d)-Mehterler
    e)-Müteferrikalar Enderundan çıkma içoğlanlar çocukları.)
    Birunda başka görevlilerde vardı. Başlıcaları:
    Padişah Hocası:Şehzadelerin eğitimiyle meşgul olur.
    Hekimbaşı:Cerrahbaşı da denilen doktor.
    Çavuşlar ve Çavuşbaşı:Haberleşme ve elçilik görevini yapar.
    Ayrıca Müneccimbaşı Üstün başarı gösterenler NOT: Osmanlılar'da ilk saray Bursa da yapılmıştı. Başkent Edirne olunca burada daha büyük bir saray
    yapılmış gelmemesi üzerine aynı yerde başka bir saray yaptırılmıştı. Eski Saray denilen bu sarayın da
    yeterli olmaması üzerine Topkapı Sarayı(yeni saray) yapılmıştır. Padişahlar 19. yüzyıla
    kadar burada oturmuşlar yapılmıştır.
    DİVAN-I HÜMAYUN
    Bugünkü Bakanlar Kurulu gibi çalışan Divan-ı Hümayun önceleri DİVANHANE'de toplanırken zamanında yapılan KUBBEALTI denilen yerde toplanmaya başlamıştır.
    Divan teşkilatı ilk defa ORHAN BEY zamanında kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmet padişahların divân
    toplantılarına katılma geleneğine son vererek etmiştir.

    DİVANIN YAPISI:
    Osmanlılarda padişahın yetkilerini kullanmak yada emirlerini uygulamak için görevlendirilmiş üç temel
    sınıf bulunuyordu. Bu sınıfların en üst yetkilileri divânda temsil edilirdi. Bu sınıflar şunlardı:
    1-Seyfiye (Ehl-i Kılıç= Ehl-i Örf)
    2-İlmiye (Ehl-i Şer)
    3-Kalemiye (Ehl-i Kalem)
    1)- SEYFİYE (Ehli Örf):
    Osmanlı Devletinde yönetim ve askerlik görevini yerine getiren zümrelere denirdi. Ehli örf seyf ve ümera gibi isimler verilen bu sınıfın divan-ı hümayundaki temsilcileri vezir-i azam ve
    vezirlerdi. Divan dışında beylerbeyleri grubun içindedir.
    VEZİR-İ AZAM(Sadrazam):Bugünkü başbakan durumunda olan veziri azam yapar ve onun altın mührünü taşırdı. Divana başkanlık eder başına geçer KUBBE ALTI VEZİRLERİ: Bugünkü devlet bakanları durumunda olan kubbe altı vezirlerinin sayıları 5-7
    arasındaydı.
    2)- İLMİYE (Ehli Şer)
    Medreselerde iyi eğitim görmüş da denilen bu grubun üç önemli görevi vardı:
    a)-Tedris Görevi:Eğitim-Öğretim görevidir.Bu görevi müderris b)-Kaza Görevi:Yargı görevidir. Bu görev kadılar tarafından yürütülürdü. Kadılar İslam hukukuna
    göre davalara bakar ve karar verirlerdi.
    c)-İfta Görevi: Fetva görevidir.Yapılanların şeriata uygun olup olmadığı konusunda fikir beyan
    etme görevidir.
    Fetva verme yetkisine sahip olanlara MÜFTİ denilirdi. Müftilerin en üst rütbelisi Şeyhülislam
    ve kazaskerlerdi.
    ŞEYHÜLİSLAM: Divana katılan fakat oy kullanmayan şeyhüislamın protokoldeki sırası veziri azamla
    aynıydı.Hem ilmi kişiliği gösterilirdi. Bayramlaşma sırasında padişah sadece şeyhülislamın karşısında ayağa kalkardı.
    Önemli devlet işleri hatta padişahların görevden alınması için şeyhülislamın fetvası
    gerekiyordu.Şeyhülislam idam cezasına çarptırılamaz kadar görevden alınması bile söz konusu değildi. Tanzimattan sonra şeyhülislamların yönetimdeki
    önemi azalmaya başladı.

    KAZASKERLER (KADIASKERLER): Divanı Humayun üyesi olan kadıaskerler şer'i hükümler veren en yüksek
    görevlilerdi. Fatihten itibaren Anadolu ve Rumeli kadıaskerleri olmak üzere sayıları ikiye
    çıkarıldı. Rumelideki kadılar Rumeli KADILAR: Başlıca görevleri şunlardı:
    a)-Merkezden gelen emirleri halka iletmek b)-Her türlü davaya(miras c)-Nikah sözleşmesi d)-Avarız denilen olağanüstü durumlardaki vergileri toplar PADİŞAH HOCALARI: Osmanlı şehzadelerine ulemadan bir kimse hoca olarak tayin edilirdi. Şehzadeler
    hükümdar olduklarında onları PADİŞAH HOCASI olarak tayin ederlerdi.
    SEYYİD VE ŞERİFLER: Hz.Peygamberin torunları Hz.Hasanın soyundan gelenlere Şerif soyundan gelenlere ise Seyyid denirdi. Seyyid ve şerifler Osmanlı toplumunda büyük saygı
    görürlerdi. Devlet de bunların işleriyle meşgul olmak için NAKİB'ÜL EŞRAFLIK denilen bir
    kurum kurmuştu.
    Yukarıdaki görevlilerden başka ilmiye zümresi içinde müderrisleri şeyhlerini 3)- KALEMİYE(Ehli Kalem):
    Günümüzde bürokrasi diye adlandırılan bu sınıfın en üst rütbelileri NİŞANCI VE DEFTERDARLAR'dır.
    NİŞANCI(TEVKİİ=TUĞRAİ): Divandan çıkarılan belgelerin üstüne padişahın nişan
    olan TUĞRA 'yı çektiği için TUĞRACI'da denirdi. Nişancı kendisine bağlı REİSÜL KÜTTAB
    başkanlığında çeşitli kalemler vasıtasıyla merkez bürokrasisinin her türlü işlemlerini yapardı.
    Reisülküttab'a bağlı kalemler şunlardı:
    a)-Beylikçi Kalemi b)-Tahvil Kalemi c)-Ruus Kalemi d)-Amedi Kalemi
    Nişancının görevleri: Nişancı tuğra çekmenin yanısıra yukarıdaki kalemler vasıtasıyla şu
    görevleri yapardı:
    A)- Divanda yapılan görüşmelerin kayıtlarını tutarak MÜHİMME DEFTERİNE(Divan Defteri)
    kaydetmek.
    B)- Ferman C)- Sadrazam ve padişah arasındaki ve dış ülkelerle olan yazışmaları hazırlamak.
    D)- Tapu Tahrir Defterlerini tutmak.

    DEFTERDAR:
    Osmanlı Devletinde bütün mali işlerden ve hazineden sorumlu en üst görevlilerdi. Osmanlılarda İç
    ve Dış Hazine olmak üzere iki tür hazine vardı. İç hazinede padişahın özel serveti ve değerli
    eşyaları saklanırdı. Dış hazine ise devletin maliye teşkilatını oluştururdu. İlk dönemde
    defterdar sayısı bir iken yükselmiştir.Bunlar; Rumeli defterdarı ve Anadolu Defterdarı idi. Rumeli Defterdarı
    Başdefterdar idi.
    Defterdara bağlı kalemler şunlardı:
    a)-Ruznamçe kalemi b)-Maliye emirleri kalemi c)-Tarihçi kalemi d)-Gelir ve gider kalemi
    Defterdara bağlı üst düzey görevliler şunlardı:
    a)-Başbakı kulu b)-Veznedarbaşı c)-Sergi nazırı d)-Sergi halifesi

    MERKEZ TEŞKİLATINDA MEYDANA GELEN DEĞİŞMELER:
    1)- 18. yüzyılda değişmeler:
    a)- Tahta Osmanlı ailesinin en yaşlı üyesinin geçmesi bırakılması sonucun doğurmuştur. Sadrazamların güçlenmesi ile Divan BAB-I ALİ'de(Sadrazam
    kapısı=Yüksek Kapı)toplanmaya başlamıştır
    b)- 18. yüzyılda devletlerarası ilişkiler ön plana çıkınca diplomasi önem kazanmaya başlamış böylece kalemiye sınıfının özellikle de REİSÜL KÜTTAB'ın etkinliğ artmıştır. Reisülküttab dış
    ilişkileri düzenleyen bir nitelik kazanmıştır.
    2)- II.Mahmut Döneminde değişmeler:
    a)- 1826'dan itibaren BAB-I ALİ sadrazamın özel ikametgahı olmaktan çıkmış binası haline gelmiştir.
    b)- II.Mahmut zamanında Divân Batı ülkelerinde olduğu gibi yeniden düzenlenmiştir. Divân-ı
    Hümayûn yerine nezaretlerden (nazırlıklar=bakanlıklar) oluşan yeni bir hükümet modeli
    oluşturulmuştur. Bu hükümet modeline Meclis-i Vükela Meclis-i Has denir. Böylelikle Sadrazamın yetkileri nazırlar arasında dağıtılmıştır. Bu
    nazırlıklar şunlardır

    ESKİ YENİ
    Divan-ı Hümayun -----> Heyeti Vükela(bakanlar kurulu
    Sadrazam -----> Başvekil(Başbakan)
    Sedaret Kethüdası -----> Dahiliye Nazırı(İçişleri)
    Reisülküttab -----> Hariciye Nazırı(Dışişleri)
    Defterdar -----> Maliye Nazırı
    Kazasker -----> Adalet Bakanlığı (Nezareti Deavi=Davalar bakanlığı)
    Ayrıca Evkaf ve Ticaret Nazırlığı kuruldu.
    c)- II.Mahmut zamanında yeni meclis ve komisyonlar kuruldu.Bunlar;
    1-Dar-ı Şura-i Askeri (Askeri işleri düzenlemek)
    2-Dar-ı Şura-i Bab-ı Ali(İdari ve bürokratik işler
    3-Meclis-i Vala-i Ahkam-ı Adliye(Adalet işleri)
    Bunların dışında II.Mahmut zamanında şu ıslahatlar gerçekleştirildi:
    a)-1826 da Yeniçeri ocağı kaldırıldı ordu kuruldu.
    b)-Tımar ve zeamet kaldırıldı. Başta valiler olmak üzere devlet memurları maaşa bağlandı.
    c)-Müsadere usulü kaldırıldı.(Görevden alınan yüksek dereceli memurun malına devletin
    elkoyma usulü)
    d)-İlköğretim mecburi kılındı.
    e)-İlk resmi gazete ( TAKVİM-İ VEKAYİ) çıktı.
    f)-İlk defa nüfus sayımı yapıldı.
    g)-Kıyafet değişikliği yapıldı.(Memurlara fes h)- Harp okulu
    ı)- Mahalle ve köylere MUHTARLIK teşkilatı kuruldu.
    3)-Tanzimat Döneminde Meydana Gelen Değişiklikler:
    3 Kasım 1839 da ilan edilen Tanzimat fermanıyla devlet teşkilatında yeni düzenlemelere
    gidilmiştir. 1876'ya kadar süren dönemde yeni meclis ve komisyonlar kurulmuştur.
    Bunlar; a)-Meclis-i Ali Tanzimat Osmanlı'da kültür ve medeniyet nasıldı? b)-Şura-i Devlet c)-Divan-ı Ahkam-ı Adliye'dir.
    Ayrıca Tanzimat Döneminin bir başka yeniliği de SERASKERLİK makamının kurulmasıydı. Kara
    kuvvetleri komutanlığı olan bu makam Osmanlı'da kültür ve medeniyet nasıldı? Sadrazam ve şeyhülislama eşit tutuldu.
    4)-Meşrutiyet Döneminde Meydana Gelen Değişiklikler:
    1876'da Kanuni Esasi'nin ilan edilmesiyle Meşrûtiyet dönemi başlamıştır. Yapılan seçimlerle iki
    meclis oluşturulmuştur:
    a)- Meclisi Mebusan:Hırıstiyan Osmanlı'da kültür ve medeniyet nasıldı?Yahudi ve müslüman halkın seçtiği milletvekillerinden oluşuyordu.
    b)- Ayan Meclisi: Padişah tarafından tayin edilen 26 kişiden oluşuyordu.