Osmanlı Devletinin Hoşgörüsü

'Osmanlı Tarihi' forumunda Elfida tarafından 7 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Osmanlı devletinde hoşgörü
    Osmanlı devletinde dini hoşgörü
    Osmanlıda insanlara karşı hoşgörü


    Osmanlı Devleti'nin üç kıtada ''Millet Sistemi'' ne dayanan bir yönetim uygulaması ve fethettiği toprakları barış amacı güderek fethetmesine değineceğiz.Bu sistemin en temel özelliği, farklı inançlara sahip insanlara, kendi inançlarının ve hatta hukuklarının gerektirdiği şekilde yaşama imkanı tanımasıydı. Kuran'da "Kitab ehli" olarak tanımlanan Hıristiyanlar ve Yahudiler, Osmanlı topraklarında hoşgörü, güvenlik ve özgürlük buldular.

    Osmanlı Devleti bu felsefeden yola çıkarak fethettikleri topraklarda huzur ve barışı sağlamışlardır.Osmanlı Devleti Müslümanlar tarafından yonetilen bir İslam devletine olmasına rağmen hiçbir zaman fethettiği topraklarda hiçbir zaman için halkı müslüman olmaya zorlamamış herkesin inancını dilediği gibi yaşamasına izin vermiştir.

    Aynı dönemlerde Dünya üzerindeki diğer devletler ise ırkçı tavırlarla yönetilmekte idi. Mesela İspanya Krallığı kendi topraklarında yaşamakta olan Yahudilere ve Müslümanlara tahammül edememiş her iki topluma da büyük zülumler uygulamıştır.Daha sonraki dönemlerde İspanya Krallığında yaşamakta olan Müslümanlar ve Yahudiler bu topraklardan sürülmüşlerdir. Kanuni Sultan Süleyman her iki toplumada sehip çıkmıştır. İspanya Krallığında yaşamakta olan Müslümanlar Afrika topraklarına Yahudiler ise Anadolu'ya getirilmişlerdir. Tabii ki Osmanlı Devleti'nin bu anlayışının temel sebebi ise İslam hoşgörüsü ve Kuran ahlakı idi. Fakat bu anlayış zamanla Osmanlı Devleti'nin çatısı altında bulunan diğer milletlerin bu anlayışı suistimal etmesine neden olmuştur. Özellikle 1789 fransız ihtilalinden sonra bağımsızlık isteği ve Batılı güçlerinde kışkırtmaları sonucu Osmanlı topraklarında yaşayan milletler Devlete kazan kaldırmışlardır.

    Zamanla zayıflayan ve çökmenin eşiğine gelen Osmanlı Devleti, Batılı devletler tarafından(7 düvel) ''Hasta Adam'' olarak adlandırılmıştır. Bu gelişmelerin sonucunda Osmanlı Devletinde bulunan bütün milletler zamanla kullanılarak Osmanlı Devletine karşı ayaklandırılmışlardır. Tabii ki bugün daha önceleri Osmanlı Devleti'nin himayesinde bulunan topraklara bakarsak hiçbirinde huzur ve barış bulunmamaktadır. Buna en büyük örnek ise Orta Doğu'dur. Bu bölge Osmanlı Devlerti'ne kazan kaldırıp bağımsızlığını kazandıktan sonra Batılı ajanların adeta fink attığı bir mevki haline gelmiş ve o günden bugüne bu mevkilerde barış ve huzur sağlanamamıştır.