Orhan Pamuk Benim Adım Kırmızı

'Etüt Merkezi' forumunda YAREN tarafından 7 Aralık 2009 tarihinde açılan konu


  1. Orhan Pamuk Kitapları

    [​IMG]
    KİTABIN ADI: Benim Adım Kırmızı
    KİTABIN YAZARI: Orhan PAMUK
    YAYINEVİ VE ADRESİ: İletişim Yayın Evi
    BASIM TARİHİ: Aralık 1998

    KİTABIN KONUSU
    Kitap eski İstanbulda geçen bir aşk öyküsü aynı zamanda bir cinayet romanı özelliğini taşıyor. İki erkek arasında kalan iki çocuk annesi bir kadının ve zamanın İstanbulunda yapılmaya çalışılan bir sanatın nasıl karışıklıklara yol açtığı anlatılmaktadır.

    KİTABIN ÖZETİ
    Biraz geçmişe gidiyoruz. 1591 senesi, kış ayları, İstanbul. İki erkek çocuğu annesi güzeller güzeli Şekürenin kocası dört yıldır savaştan dönmemiştir. Çocukluk aşkı, yeğeni Kara ise aşkını açıkladığı için evden kovulmuş ve ancak on iki sene sonra İstanbula dönebilmiştir. Döner dönmez de hala çok sevdiği Şeküre ile evlenmenin yollarını arar.
    Babası ve iki çocuğu ile birlikte kalan Şekürenin gönlü hem Karada hem de kocasının kardeşi Hasandadır. Şekürenin babası yani Karanın eniştesi Padişahın emri ile gizli bir kitap yaptırmaktadır. Kitabın gizli Avrupai usuller kullanarak resmetmekten gelir. Enişte Efendi Osmanlı sarayının ünlü nakkaşları Kelebek, Zeytin ve Leyleği kitabın nakışlarını yapmaları için görevlendirir. Tezhibi de Zarif efendi yapmaktadır. Koyu bir taassup içinde olan Erzurumlu Hoca Efendi ve taraftarları ise geleneklere ve dine aykırı bir şeyler çevrildiğini anlamıştır ve Zarif Efendi de bu düşüncededir. Her gece kahveye toplanan nakkaşlar ve hattatlar bir meddahın resimlerle anlattığı sivri dilli ve Erzurumlu Hoca karşıtı hikayelerle eğlenirler. Zarif Efendinin işlerine köstek olacağını anlayan nakkaşlardan biri Zarif Efendiyi öldürür. Romanın geriye kalan kısmı katilin bulunmaya çalışması, nakışta üslup ve imzanın yeri, doğru ve batının yeri üzerine kahramanların düşünceleri ile örülüdür. Böylece kitap bir çok eğlenceliği bir arada barındırmaktadır aslında
    Eski resim sanatının incelikleri ve düşünce yapısı ile ilgili türlü hikayeler ve bilgiler, eski; İstanbulun dar sokaklarında gezintiler, bohçacı kadınlar, incili yastıklar, fıstık yeşili feraceler, kırmızı yelekler kuru kayısılı pilavlar, hoşaflar, tarhana çorbaları Tabii bunun yanında kelle uçurmalar, gözlerine iğneler batıranlar ve daha türlü kan kokulu sahneler de mevcut. Katilin kimliğini bulmaya çalışmak bile kitabın sonuna kadar yeterince oyalayıcı.

    KİTABIN ANA FİKRİ
    Hayatta karşılaşılabilecek her türlü olumlu veya olumsuz şartlar karşısında dahi yaşama ümidi ve sevinci kaybedilmemelidir.

    KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
    Şeküre: İki çocuk annesi aradan geçen yıllardan sonra gençlik aşkını seven ancak kocasının kardeşine de aşık olan bir kadın.
    Kara: Gençliğinde yapılanlara karşı tekrar yaşadığı yere aşkı için dönen Şekürenin yeğeni ve gençlik aşkı.
    Hasan: Kardeşinin savaşa gitmesinden sonra Şeküre ile ilgili duygular besler. Ancak yaptığının doğru olup olmadığından emin değildir.

    KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER
    Kitabın bazı bölümleri, Osmanlı Tarihi ve Eski Resim Sanatı ile özellikle ilgilenen personel için hariç, fazla uzatılıp, tekrar edici mahiyette olduğundan sıkıcı bulunabilir. Lüzumsuz tekrarlar kaldırılırsa zevkle okunabilecek bir roman olabilir. Osmanlı tarihi ve eski resim sanatı ile fazla ilginiz yoksa bazı bölümleri fazla uzatılmış ve tekrar edici bulabilirsiniz.

    YAZAR HAKKINDA KİŞİSEL BİLGİ

    Orhan Pamuk
    1952de İstanbulda doğdu ve Cevdet Bey ve Oğulları ve Kara Kitap adlı romanlarında anlattığına benzer bir ailede, Nişantaşında büyüyüp yetişti. New Yorkta geçirdiği üç yıl dışında hep İstanbulda yaşadı. Liseyi Robert Kolejinde bitirdi, İstanbul Teknik Üniversitesinde üç yıl mimarlık okudu, 1976da İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsünü bitirdi. 1974den başlayarak düzenli bir şekilde yazı yazmayı kendine iş edindi. İlk romanı Cevdet Bey ve Oğulları 1979da Milliyet Yayınları Roman Yarışmasını kazandı. 1982de yayımlanan bu kitap 1983 Orhan Kemal Roman Ödülünü de aldı. Aynı yıl ilk baskısı çıkan Sessiz Ev ile 1984 Madaralı Roman Ödülünü ve bu kitabın Fransada çıkan çevirisiyle de 1991 Prix de la découverte européennei (Avrupa Keşif Ödülü) kazandı. 1985de yayımlanan tarihî romanı Beyaz Kale Pamukun ününü yurt içinde ve yurt dışında genişletti. New York Times gazetesinin “Doğuda bir yıldız yükseldi sözleriyle karşıladığı bu kitap, belli başlı bütün Batı dillerine çevrildi. 1990da yayımlanan Kara Kitap, karmaşıklığı, zenginliği ve doluluğuyla çağdaş Türk edebiyatının üzerinde en fazla tartışılan ve en çok okunan romanlarından biri oldu. Ömer Kavurun yönetmenliğini yaptığı Gizli Yüz filminin senaryosunu da Pamuk 1992 yılında kitaplaştırdı. 1994te yayımlanan ve esrarengiz bir kitaptan etkilenen üniversiteli gençleri hikâye ettiği Yeni Hayat adlı romanı Türk edebiyatının en çok okunan kitaplarından biri oldu. 1998de yayımladığı Benim Adım Kırmızı adlı romanı olağanüstü bir ilgi gördü. Romanları yirmi dile çevrilen Orhan Pamuk yirmi beş yıldır tuttuğu defterler, dergi ve gazetelere yazdığı yazılar, denemeler, eleştiri yazıları, röportajlar ve gezi notlarından yaptığı titiz bir seçme ile daha önce yayımlanmamış “Pencereden Bakmak adlı uzun hikâyesini Aralık 1998de Öteki Renkler başlığıyla kitaplaştırdı.

    Yazdığı Eserler : Benim Adım Kırmızı , Beyaz Kale , Cevdet Bey ve Oğulları , Gizli Yüz , Kar , Kar / Sert Kapak , Kara Kitap , Kara Kitap Ciltli , Öteki Renkler , Öteki Renkler 1. Hamur , Sessiz Ev , Yeni Hayat
    Alıntı