Organ bağışı ve nakli caiz mi?

'Merak Ettiklerimiz' forumunda Sitem tarafından 9 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu


  1. Organ bağışı ve nakli caiz mi?


    Organ nakli ve bağışının dinimizdeki yeri nedir?

    İslâm Fıkıh Akademisi 6 – 11 Şubat 1988 Suudî Arabistan’ın Cidde* kentinde organ nakli ile ilgili aldığı karar

    Aynı Vücut İçinde Nakil:

    Bir kimsenin bir organı kendi vücudunun başka bir yerine nakledilebilir. Yeter ki elde edilecek faydanın meydana gelecek zarardan çok olacağı kesin bir kanaat haline gelmiş olsun. Bu işlem, olmayan bir organı oluşturmak ya da bir organın normal şeklini almasını veya ondan beklenen görevi yapabilmesini sağlamak gayesiyle yapılabilir. Böyle bir nakil vücuttaki bir kusurun veya kişiyi ruhen rahatsız eden bir çirkinliğin giderilmesi için de olabilir.

    Kan ve Deri Nakli:

    Kan ve deri gibi vücudun yenileyebileceği şeyler bir insandan diğerine nakledilebilir. Bunu yapabilmek için verici durumda olan kişinin tam bir ehliyet sahibi, yani reşit olması ve nakli gerektirecek meşru sebeplerin mevcut olması icabeder.

    Yaşayan Birinden Organ Nakli:

    Hasta olduğu için bir kişiden alınan bir organın işe yarar bölümleri bir başkasına nakledilebilir. Mesela hastalığından dolayı çıkarılan bir gözün merceğini başkasına nakletmek caizdir.

    Kalp gibi, kişinin yaşaması kendine bağlı organlar yaşayan bir kimseden diğerine nakledilemez.

    İnsan bazı organları olmadan da yaşayabilir. Ama onların büsbütün olmaması vücudun bir kısım temel fonksiyonlarını yapamamasına sebep olur. Her iki göz merceğinin de nakledilmesi gibi. Canlı bir kimseden yapılacak böyle bir nakil haramdır.

    Ölüden Organ Nakli:

    Kişinin yaşaması veya vücudunun bazı temel fonksiyonlarını yerine getirmesi kendisine bağlı olan organlar bir ölüden alınıp nakledilebilir. Bunun için ya bizzat ölünün vasiyetini ya da varislerinin onayının olması gerekir.

    Organ Satışı:

    Hiç bir durumda organ satışına cevaz satışına verilemeyeceği ittifakla kabul edilmiştir. Çünkü her ne sebeple olursa olsun bir insanın organı satışa konu olamaz.

    (* İslâm Fıkıh Akademisi Dördüncü Dönem Toplantısı Karar No: 1, Cidde 18-23 Cemaziyelâhir 1408 – 6-11 Şubat 1988.)
     



  2. Organ bağışı ve nakli caiz mi?
    Soru sahiplerine hemen arz edeyim ki, tıpta her geçen gün yeni bilgiler ve bulgular elde edilmekte, insanlığın hayrına olan sevinilecek hizmetler üretilmektedir.


    Bundan herkes sevinir, mutluluk duyar. Peygamberimiz (sas)' in hadislerinden aldığımız işaretlere göre tıp ilmi daha da gelişecek, nihayet bütün dertlere deva bulunacaktır. İki şey müstesna tabii. Biri ihtiyarlık, ikincisi de ölüm! İhtiyarlıktan ve ölümden kurtarma ilacı bulunamayacaktır.

    Ancak bu ikisinin dışındaki gelişmeleri, büyük bir ümitle bekleyebiliriz. Nitekim Peygamberimiz (sas) tıptaki çalışmaları teşvik ettiği hadisinde şöyle buyurmuştur:

    - Allah ilacını yaratmadığı derdi de yaratmamıştır. Bir yerde dert varsa mutlaka onun devası da vardır. Yeter ki insanlık, ümidini kesmesin, deva araştırmasına devam etsin!..

    İşte bu çarelerin biri de, organ nakli buluşudur.

    Organ nakli, insan hayatında oldukça mühim yer işgal etmektedir. Çünkü bu çarenin alternatifi yoktur. Varsa zaten organ nakline gerek de olmaz, cevaz da.

    Yeni ve alternatifi olmayan bir uygulama olduğundan bazı ilim adamları henüz bu uygulamaya da olumlu bakmasa da, İslam dünyasının şu andaki belli başlı İslami kuruluşları, organ bağışının ve naklinin (şartlarına uyulması halinde) caiz olduğu yolunda kararlar almışlar, bunu da kendi özel yayınlarında insanlığa duyurmuşlardır...

    Konuya ait bilgiyi şöyle özetleyebiliriz:

    Ölenden organ nakli yapıldığı gibi, yaşayandan da organ bağışı alınmaktadır..

    İkisi de birbirine benzerse de küçük farklar vardır aralarında. Şöyle ki:

    Ölüden yapılacak organ naklinin caiz olabilmesi için gerekli şartları şöyle ifade edebiliriz:

    1- Hastaya organ naklinden başka çare bulunmadığı konusunda ehliyetli tıp adamlarının karar vermiş olmaları gerek.

    2- Konunun uzmanları olan doktorlar, hastanın bu nakille iyi olacağı yolunda kuvvetli kanaat sahibi olmaları gerek.

    3- Ölümünden önce hastanın kendisinin, ölümünden sonra da mirasçılarının organın nakline izin vermiş olmaları gerek.

    4- Tıbben ve dinen! ölümün kesinleşmiş olması gerek.

    5- Organın maddi bir karşılık ve para mukabilinde satılıyor olmaktan uzak olmak.

    6- Alıcının da bu nakilde rızası bulunmak.

    Bunlar ölenden alınacak organ naklinde aranan şartlar. Bunlara bir de yaşayandan nakledilecek organın şartlarını ilave edecek olursak şunu da ifade edebiliriz:

    1- Organı kendi isteğiyle hibe edecek olan insanın sağlığını bu hibenin bozmayacağı yolunda doktorların görüşleri kesin olmalıdır.

    2- Doktorların bu naklin başarılı olacağı, hayati tehlikenin bulunmayacağı yolunda raporları bulunmalıdır.

    3- Organ bağışında bir ücret ve maddi menfaat söz konusu olmamalıdır.

    Burada akla gelen bir suali de cevaplayalım. Verilen organ, yerleştirildiği öteki bedende biyolojik görevini yapacaktır. O şahsın iyilik veya kötülük yapmasında bir etkisi bulunmayacağından sorumluluğu olmayacaktır. İsterse bu insan gayrimüslim olsun. Çünkü günahı işleyen organ değil, organa yön veren insanın kendi iradesidir. İrade sahibinindir sorumluluklar.

    Ahmed Şahin