Ömer Hayyam Sözleri,En Güzel Ömer Hayyam Sözleri

'Karışık Sözler' forumunda Ezlem tarafından 4 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. ömer hayyamın en güzel sözleri
    Ömer Hayyam özlü sözler
    Ömer Hayyam ünlü sözleri
    Ömer Hayyam Dörtlükleri

    En Güzel Ömer Hayyam Sözleri - Ömer Hayyam Sözleri

    Ey kara cübbeli!
    Taş atma bu dünyayı bilmek isteyenlere.
    Onlar yaradanın sanatı peşindeler;
    Seninse aklın fikrin abdest bozan şeylerde…”
    (S. Eyuboğlu çevirisinden)

    ***
    Ey özünün sırlarına akıl ermeyen;
    Suçumuza, duamıza önem vermeyen;
    Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;
    Umudumu rahmetine bağlamışım ben.
    ***
    Sevgili, sırlarına eren gönül nerde?
    Sözlerinin tekini duyan kulak nerde?
    Gece gündüz serilirsin de karşımıza:
    Yüzünü bir kez gören mutlu göz nerde?
    ***
    Bu ömür kervanı bir tuhaf gelir gider
    Kazancın, yaşamasını bildiğin günler;
    Saki, bırak şu yarını düşünenleri
    Geçti gidiyor gece, geçmeden şarap ver.
    ***
    Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben;
    Şaşkınlıktan başka şeyim artmadı yaşarken.
    Kendi isteğimle de gidiyor değilim şimdi,
    Niye geldik kaldık, niye gidiyoruz bilmeden.
    ***
    Uğrunda dertlere düştüğüm sevgili
    Bir başkasına tutulmuş, o da dertli;
    Derdimin dermanı kendi derdinde:
    Hekim hasta olunca kime gitmeli?
    ***
    Kul olup o güzele birden,
    Koptuk her bağdan, her tövbeden:
    Herkes koyu müslüman döner
    Biz putperest döndük Kabeden.
    ***
    Benden Muhammet Mustafa’ ya saygı ve selam:
    Deyin ki, hoş görünürse, bir şey soracak Hayyam:
    Neden Yüce Efendimizin buyruklarında
    Ekşi ayran helal da güzelim şarap haram?
    ***
    Benden Hayyam’ a selam söyleyin demiş peygamber;
    Sözlerimi yanlış anlamışsa çiylik eder:
    Ben şarabı herkese haram etmiş değilim ki
    Hamlara haramdır, doğru, ama olgunlar içer.
    ***
    Bir testici gördüm, çamur içindeydi:
    Ayağı çarkında, elinde bir testi;
    Testinin başında bir yoksulun ayağı
    Kulpunda bir padişahın kellesi.
    ***
    Bir testi aldım çarşıdan ucuza;
    Gizli gizli neler anlattı bana;
    Bir şahdım, dedi; altın kupam vardı;
    Şimdi neyim? Testi oldum şaraba.
    ***
    Ne yazık, pişmiş ekmek çiğlerin elinde;
    Ne yazık, çeşmeler cimrilerin elinde.
    O canım Türk güzeli kömür gözleriyle,
    Çaylakların, uğruların, eğrilerin elinde.

    ***
    Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
    Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
    Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok.
    Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.
    ***
    Güneşi balçıkla sıvamak elimde değil;
    Erdiğim sırları söylemek elimde değil;
    Aklım düşüncenin derin denizlerinden
    Bir inci çıkardı ki delmek elimde değil.
    ***
    Gören göze güzel, çirkin hepsi bir;
    Aşıklara cennet, cehennem, hepsi bir;
    Ermiş ha çul giymiş, ha atlas;
    Yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir.
    ***
    Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben;
    Şaşkınlıktan başka şeyim artmadı yaşarken.
    Kendi isteğimle de gidiyor değilim şimdi,
    Niye geldik kaldık, niye gidiyoruz bilmeden.
    ***
    Felek doğruyu eğriyi tartaydı,
    Her işine güzel demek kolaydı.
    Böyle mi yaşardı iyiler dünyada,
    Evrenin özü doğruluk olaydı?
    ***
    Açılmaz kapıları açmanız mı gerek?
    Dünyada insanca yaşamanız mı gerek?
    Bırakın öyleyse iki dünyayı birden:
    Ey ölü canlılar, canlar uyanık gerek!
    ***
    Gönül, her an sevdiğinin kapısında ol;
    Her istediğini onda ara, onda bul.
    Aşk tavlasında hileye kaçma kalleşçe:
    Koy canını ortaya, soyulursan soyul.
    ***
    Biz de çocuktuk, bir şeyler öğrendik;
    Bildiklerimizle övündük, eğlendik.
    Şu oldu, bu oldu da ne oldu sonra?
    Bir bulut gibi geldik, yel gibi geçtik.
    ***
    En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen;
    İyilik seven kötülük edemez zaten.
    Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur:
    Düşmanınsa dostun olur iyilik edersen.
    ***
    Gök yaban gülleri döküyor eteğinden
    Bir çiçek yağmuruna tutuldu sanki çimen
    Gül şarap dolsun kadehimin lalesine
    Mor buluttan yere yaseminler düşerken.
    ***
    Saki, gökler, denizlerce dolgunum;
    İçime sığmaz oldu coşkunluğum;
    Ak saçlarımla sarhoş ettin beni,
    Kış ortasında bahar bulutuyum!