Ölümde, doğumda eşitiz ama’’ yaşarken’’

'Güncel Bilgiler' forumunda Zeynepay tarafından 23 Kasım 2008 tarihinde açılan konu


  1. Ölümde, doğumda eşitiz ama’’ yaşarken’’
    Gözlerimi bir kız çocuğu olarak dünyaya açtım, suçlumuyum!
    Ama babama müjde gitmedi, çünkü bir kız çocuğu olmuştu nihayetinde annemin
    Aile içerisinde ayırımlar kız erkek çocuğu diye adlandırmalar, başarısızlıkların habercisidir.
    Her şeyi etkiler ve bu devam eder, ta ki kız çocuklarının biraz büyümesine kadar.
    Sonra hemen yasaklar koyarız kızlarımıza biz anneler.
    Ağabeyinin bir adım gerisinde kalmasına özen gösteririz kızımızın.
    Erkek çocuğu her yere gider, tüm gücümüzle destek veririz ama, ya genç kızlarımıza? Dış dünyayı yasaklarız biz anne’ler.
    her birey evdeki hizmetlere yardımcı olmuş olsa kız çocuklarına da başarı yolu açılmış olmaz mı? Halı silmenin dışında
    Bu çağda bu yaşantı beni gerçekten üzüyor. Genç kızın evleneceği damat adayını babanın seçmesi gibi… Acaba baba damızlık damat mı arıyor diye düşünmüyor değilim.
    İşte biz annelerin en zayıf noktası, ileride erkek çocuğu bakar ) düşüncesi
    Bir anne ekonomik yaşam sağlamamışsa erkek çocuğunun arkasına sığınır
    __hiç düşünmüyoruz kızlarımızın da bir beyni ve iş gücü var neden desteklemiyoruz kızlarımızı
    Demiştim ya yazıya başlarken kızlarımızın geri kalmasına biz anneler sebep oluyoruz beylerin suçu yok.
    Kız çocuklarının ,tüketici konumunda kalmasına biz anneler sebep oluruz.
    Oysa kız ve erkek çocuğunu yetiştiren bir annedir, O zaman bu ayrımcı ortamı da yaratan anne oluyor.
    Ve kızlarımızın içe kapanmasına sebep oluruz.
    . Annelerimizin çekmiş oldukları geri plan unvanını ne yazık ki biz anneler de kızlarına hazırlamış OLMUYOR MU bu durumda
    Görev yine annelere düşüyor.
    Ve toplumuzda kadın erkek ayrımı da biz annelerin kusuru olduğunu söylemek gerekli bence…
    Burada yine annelerimizde hata buluyorum ben maalesef. Genç kızlarımız okumuş olsa bile, evlendikten sonra evde oturmaya sebep arıyorlar, Çünkü anneyi örnek alıyorlar.
    Dışarı mücadelesi olmayan genç kızlarımız bir kaç zorluk gördüklerinde pes etme durumundalar.
    Kendilerini mutfak içerisine hapseden ve temizlik hastalığına tutulan kadınlarımız, geciken eşlerini kapılarda pencerelerde bekleme alışkanlığı ediniyorlar, meşguliyetsizliklerinden
    Bir aktivitesi olmayan kadınlarımız içine kapanıyor ve evdeki diğerlerini de bir şekilde mutsuz edebiliyorlar.
    Bu durumdaki anneler kızlarını da sıkıntıya sokuyorlar sosyal alanlara girişimlerini engelliyerek.
    Bak ağabeyine söylerim, akşam baban gelsin de kemiklerini kırdırayım’’ gibi
    Oysa kız erkek ne fark eder ki… Türkiye nin, kendini geliştiren hür, özgür, kız ve erkek vatandaşlarla gereksinimi var. Vatandaş eğitimli ve gelecek endişesi yaşamadan yarınlara yürümeli bu vatanın bilgili ve başarılı kız erkek ayrımcılığı yapmayan topluma ihtiyacı vardır. Yeni nesil silah gücüyle değil beyin gücüyle başarı sağlamalı ve biz yetişkinler gençlerimize örnek olmak zorundayız. Denizde yan yatan gemi tehlikede demektir toplumumuzdaki erkek güçlüdür ve kadın evinde otursun’’ anlayışı hâkim olursa, tek yanlı başarıyı yakalamak mümkün değildir.19.02.2007
     



  2. Tebrikler zeynepay sizi alkışlıyorum :f118::f118::f118:
    okadar güzel anlatmışsınızki keşke keşke diyorum herkes sizler gibi düşünebilse :(
    Teşekkürler
     



  3. çok güzel paylaşım emeğinize sağlık
     



  4. Çok doğru bir düşünce ama ben anne olmadan anneme kızarken anne olduktan sonra ona hakvermeye başladım
    bende kızımı kısıtlayan annelerdenim çünkü zaman kötü, çünkü insanlar şaşırmış ve yoldan çıkmış durumda böyle yaparak kendimce kızımı korumaya çalışıyorum
    biraz daha büyüyünce daha özgür istekleri olacak o zaman tavrım ne olur bilmiyorum ama şimdi ben nerde kızım dizimin dibinde diyorum
    Ama okumasını, çalışmasını tüketen değil üreten olmasını yürekten isterim :f40: