Ölüm Şiirleri Nazım Hikmet

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve Ezlem tarafından 30 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Ezlem

    Ezlem Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2008
    Mesajlar:
    11.377

    Nazım Hikmetin Ölüm Şiirleri
    Nazım Hikmet ölümle ilgili şiirler

    Ölümün sırrı

    Ölümün sırrını sordum bir gence
    Güldü de bu ani suale önce
    Ölüm dedi, ölüm bir hiçtir bence
    Gençliğimi yalnız aşk ile ördüm

    Rast geldim ak saçlı bir ihtiyara
    Lanetler ederdi bir eski yare
    Sorunca ölümü dedi bir çare
    Çünkü rüya gibi bir hayat sürdüm

    Bu sırrı sormağa karar verdim ben
    Hayatı hicranla dolu ölüden
    Baktı boş gözlerle ayet okurken
    Dedi ben hayatı ölümde gördüm

    Nazım Hikmet

    BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM...

    Ben
    senden önce ölmek isterim.
    Gidenin arkasından gelen
    gideni bulacak mı zannediyorsun?
    Ben zannetmiyorum bunu.
    İyisi mi, beni yaktırırsın,
    odanda ocağın üstüne korsun
    içinde bir kavanozun.
    Kavanoz camdan olsun,
    şeffaf, beyaz camdan olsun
    ki içinde beni görebilesin...
    Fedakârlığımı anlıyorsun:
    vazgeçtim toprak olmaktan,
    vazgeçtim çiçek olmaktan
    senin yanında kalabilmek için.
    Ve toz oluyorum
    yaşıyorum yanında senin.
    Sonra, sen de ölünce
    kavanozuma gelirsin.
    Ve orda beraber yaşarız
    külümün içinde külün,
    ta ki bir savruk gelin
    yahut vefasız bir torun
    bizi ordan atana kadar...
    Ama biz
    o zamana kadar
    o kadar
    karışacağız
    ki birbirimize,
    atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
    yan yana düşecek.
    Toprağa beraber dalacağız.
    Ve bir gün yabani bir çiçek
    bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
    sapında muhakkak
    iki çiçek açacak:
    biri sen
    biri de ben.
    Ben
    daha ölümü düşünmüyorum.
    Ben daha bir çocuk doğuracağım.
    Hayat taşıyor içimden.
    Kaynıyor kanım.
    Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
    ama sen de beraber.
    Ama ölüm de korkutmuyor beni.
    Yalnız pek sevimsiz buluyorum
    bizim cenaze şeklini.
    Ben ölünceye kadar da
    bu düzelir herhalde.
    Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
    İçimden bir şey:
    belki diyor.
    18 ŞUBAT 1945
    PİRAYE NAZIM HİKMET.