Ölüm anında Allah Dostunun yardımı

'İslami Bilgiler' forumunda Semerkand tarafından 11 Aralık 2011 tarihinde açılan konu



  1. Ölüm anında Allah Dostunun yardımı
    Kabirdeki Allah Dostunun Yardımı
    Mürşid-i Kamil’in tasarrufu
    Ahirete irtihal eylemiş büyük veli zatlar bu zamanda yaşayan Allah dostunun manevi yardımcılığını yapmaktadırlar.

    İnsan hasta olduğu zaman eğer bilinçliyse bir doktora gitmek suretiyle hastalığına şifa arar. Kimisi ise kulaktan dolma bilgiler ile derdine derman arar. Dünya hayatı da insanoğlunda çeşitli manevi hastalıklara sebep olmaktadır. Bu hastalıklara yakalanmayan müslüman neredeyse yok gibidir.

    Allah C.C rahmeti ile bir kuluna tecelli ettiği zaman ilk önce onun ahlakını güzelleştirmek için günahlarından arınıp doğru yola gelmesini murad eder. İçinde bulunulan zamanın peygamber varisi olarak tayin ettiği dostuna günahlara saplanmış hasta kulunu yollar. Genelde kul hasta olduğunu bilmeden Mürşid-i Kamil’in kapısına varır. Mürşid-i Kamil hasta müslümana hoş geldin hediyesi olarak bir tevbe verip öncelikle büyük günahlarından arındırıp Allah’ın o kul’da görmek istediği güzel ahlaka gidecek olan yolu açar.

    Hasta müslüman Allah’ın kendisine tayin ettiği manevi doktordan ilk ilacını böylelikle almış olur. Bu tevbe ilacı çok tesirlidir. İlacın içeriğinde Hz.Resulullah SAV bulunmaktadır. Müslüman bu yolun adablarına riayet edip Mürşid-i Kamil’in sözünü dinleyip hayatına devam edecek olsa bir sonraki durağı Allah C.C dır. Allah temizdir ve temiz olanları sever. Kendisine gelecek olanların da günah ve kötü ahlakdan temizlenmiş olarak gelmesini ister. İşte doktor olarak tayin ettiği Mürşid-i Kamil bu işle meşguldür.

    Bu yolun en önemli adablarından ve “olmazsa olmazlarından” bir tanesi de tek bir doktor mürşidin tedavisinde bulunmak ve onun verdiği reçeteyi uygulamaktır. Eğer bir başka Allah dostunun yoluna tevessül edilirse ilk önce almış olduğu terbiye metodu ehemmiyetini ve tesirini kaybedecektir. İnsan daima inandığı bir tek dostun arkasından gitmelidir. Aynı anda iki kişinin peşinden gitmeye gücünüz yetmez.

    Hz.Resulullah SAV’in ahirete irtihalinden sonra arkasından varisi olarak halifelerini ve hilafet sistemini bırakmıştır. Bu halifelerin hepsi de diriydi, yani dünyada yaşayan et ve kemikten müteşekkil insanlardı (Hz.Ebubekir,Hz.Ömer,Hz.Osman,Hz.Ali). Her birisi arkasından bir başka diriyi bıraktı. Hiçbirisi “benden öldükten sonra da size fayda sağlarım..” demediler. Hal böyleyken günümüzde Gavs-ı Sani gibi bir manevi doktor ve Mürşid-i Kamil’e intisab ettikten sonra bir başkasından medet ummak doğru değildir. Aynı zamanda böyle durumlar o Mürşid’in gücüne gitmektedir. Mürşid-i Kamil den gelen feyz’in azalmasına veya kesilmesine sebep olan bir diğer yanılgı da ahirete irtihal eylemiş olan Allah dostlarından medet ummaktır.

    Örneğin, yaşadığı zamanının büyük velisi ve Gavs’ı olan Mahmud Hüdai Hazretleri’nin ve benzerlerinin kabir ziyaretinden medet umanlar bulunmaktadır. Oysa o ziyaretten sadece “kabir ziyareti sevabı” elde etmekten başka birşey bulunmaz. Bu gibi ahirete irtihal eylemiş büyük veli zatlar bu zamanda yaşayan Allah dostunun manevi yardımcılığını yapmaktadırlar. Bir başka deyişle onun arkasında durmaktadırlar. Eğer kabir ziyaretine gidenin manevi gözü, kulağı açık olsa kendisine zamanın sahibi olan diri zat’ı bulmaya gitmesini tavsiye ettiğini duyacaklardır. Keza aynı şey Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretleri için de geçerlidir. Onun manevi varlığı zamanın sahibi olan diri zatın arkasındandır. Yani ondan bir fayda ummak doğru değildir. Okunan risaleler hiçbir zaman nefsin terbiyesi için fayda vermez. Aynı şeyler Hızır Aleyhisselam için de geçerlidir. Özetle kul’a fayda, ancak diri (Hayy) bir Peygamber varisi olan Allah dostundan gelir.

    Allah C.C bir kalpte bir tek sevgi görmek ister. Terbiye edilmiş bir kalpte sadece kendi sevgisini bulmak ister. Kalp terbiye edilinceye kadar orada bir tek sevgi gerekir o da mürşid sevgisi ve muhabbetidir. Her kim kalbinde bir taneden fazla sevgi taşıyorsa o sevgilerden her ikisi de yalandır. Şeytan bu tür muhabbet hileleriyle insanoğlunun kalbini meşgul eder.

    Şeytanın diğer hilelerinden birisi de üzüntü yolu ile kalbi meşgul etmektir. Örneğin bir sevdiğinizin ölümünün ardından çok uzun süre gözyaşı dökmek ve matem tutmak şeytanın Allah’ı unutturup kişinin kalbini meşgul etmek için hilelerinden birisidir. Bir diğer hilesi ise geçmişi ve maziyi kalbe doldurarak meşgul etmektir. Bu şekilde eskiye özlem duyarak yaşayan kişi içinde bulunduğu zamana uyum sağlayamaz ve yaşadığı zamanının kıymetini bilmeden elinden kaçırır.

    Şeytanın hileleri çok fazladır, anlatmakla bitmez. Bunları hissetmek ve bilmek için bir Mürşid-i Kamil’e tam manasıyla tabi olmak gerekir.