okuma alışkanlığını yaygınlaaştırmak

'Etüt Merkezi' forumunda Misafir tarafından 27 Eylül 2011 tarihinde açılan konu


  1. çevrenizde okuma alışkanlığını y aygınlaştırmal amacıyla bir kampanya düzenlemeniz bu kampanya ile ilgili çalışmalarınızı dosya halinde sınıfta sunmanız beklenmektedir lütfen yardımcı olurmusuruz ? gerçekten yardıma ihtiyacım var illa gerçekleşmesi gerekmiyo kitap okuyana çeyrek altın vermek falan olabilir ama bu bana saçma geldi yardım ediiiiin !
     



  2. Cevap: okuma alışkanlığını yaygınlaaştırmak

    Geçmiş günlerde türkiyede Türkiye okuyor kampanyası başlatılmıştı.Bunu örnek alarak kendine göre bir kampanya sunusu hazırlaya bilirsin..Bu konuda sana büyük yardımı olacağını düşünüyorum..:f40:

    KAMPANYANIN ADI: TÜRKİYE OKUYOR
    KAMPANYANIN SÜRESİ: 4 YIL
    HEDEF KİTLE: TOPLUMUN HER KESİMİ

    KAMPANYANIN AMACI:
    Mustafa Kemal Atatürk' ün gösterdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmanın iyi bir eğitimden
    ve okumaktan geçtiğinin bilinciyle;
    Ülkemizde temel eğitim hakkından yararlanamamış ve okuma yazma bilmeyen yetişkinlere
    okuma yazma becerisi kazandırmak, okuryazar yetişkinlere ilköğretim düzeyinde eğitim
    imkân ve fırsatları sunmak, toplumda okuma bilinci oluşturarak kitap okuma alışkanlığını
    geliştirmek, daha geniş toplum kesimlerine bilgisayar okuryazarlığı konusunda bilgi ve beceri
    kazandırmak, böylece toplumsal ve kültürel kalkınma sürecine ivme kazandırarak dünyadaki
    lider ülkeler arasında yer almaktır.

    KAMPANYANIN GEREKÇESİ:
    Okuma, içinde bulunduğumuz çağdaş nitelikli yaşamın en önemli araçlarından biridir. Okuma
    yazmanın işlevsel bir beceri olarak öğretilmesi ve okuma alışkanlığının aşılanarak üreten,
    düşünen, sorgulayan bireylerin topluma kazandırılması ile bilgisayar okuryazarlığı konusunda
    bilgi ve beceri kazanmış nitelikli insan gücünün erken yaştan itibaren yetiştirilmesi bilgi
    toplumu olmanın gereğidir.

    HEDEF:
    1- Hiç okuma-yazma bilmeyen yetişkinleri okur-yazar duruma getirmek, okur-yazar olup da
    ilköğretim düzeyinde eğitimi olmayan yetişkinleri aşamalı olarak II. Kademe eğitimine
    almak,
    2- Toplumun her kesimini içine alarak, "hiç okuma alışkanlığı olmayan" veya "zayıf okuma
    alışkanlığı olan" (2 ayda I kitap veya daha az kitap okuyan) bireyleri "orta düzey okuyucu"
    (ayda 1 kitap okuyan); orta düzey okuyucu olan bireyleri "üst düzey okuyucu" (ayda 2 kitap
    veya daha fazla kitap okuyan) seviyesine yükseltmek,

    3- Çocuklar ve gençler öncelikli olmak üzere topluma bilgisayar okuryazarlığı konusunda
    bilgi ve beceri kazandırmak.

    GERÇEKLEŞTİRİLECEK FAALİYETLER:

    Okullar ile halk kütüphaneleri işbirliğinde yürütülecek faaliyetler;
    Okullarda ve kütüphanelerde okuma saatleri düzenlenecektir, Öğrencilerin kütüphanelere üye
    olmaları özendirilecektir.
    Fiziki kapasitesi uygun olan, Okullarda, yeni kütüphaneler kurulması, uygun görülen
    toplumsal Merkezlerde, ise kitaplıklar kurulması, mevcut her tür kütüphanenin
    zenginleştirilmesi, buralardan başta öğrenciler olmak üzere tüm toplumun yararlandırılması
    için çalışmalar yapılması.

    Öğrenciler, Sivil toplum kuruluşları, okullar ve Halk kitap bağışı kampanyası için teşvik
    edilerek kitap toplama kampanyaları yapılarak, Okullara ve kütüphanelere kitap bağışı
    teşvik edilerek okul kütüphaneleri zenginleştirilecek. Kahvehanelerde ve Belediyece
    uygun görülen mekânlarda okuma odaları, Okuma köşeleri oluşturulacaktır.

    KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMAYA YÖNELİK YAPILABİLECEK
    ÇALIŞMALAR:
    Kitap okuma alışkanlığı ailede başlamalıdır. Halk Eğitimi Merkezlerinde, okul veli
    toplantılarında, "Okuma"nın önemi konularında anne babalar eğitilmelidir. Çocukların anne
    babayı model aldığı düşünülürse, onların çocuklarına "KİTAP OKU" demekten ziyade
    okuduklarını göstererek örnek olmalarının öneminin anne babalara anlatılması paylaşılması.
    Sınıflarda Kitap tanıtma günleri düzenlenmeli, bu kitaplardan sınıf öğretmeni öncülüğünde bir
    sınıf kitaplığı oluşturulması,
    Okullar, aktüel dergilere abone olmalı (Atlas, Bilim ve Teknik Dergileri, Eğitim Dergileri)
    öğrencilerin rahatlıkla ulaşıp okuyabileceği yerlerde bulundurulması,
    Tüm kamu kurumlarında uygun yerlere (kafeterya, çay salonu, kantin vb.) kolay okunabilecek
    dergi, gazete, anı, hikâye, karikatür, fıkra kitapları konulması,
    Tüm kamu kurumlarında ödüllendirmelerin ( çocuk, genç, yetişkin) kitapla yapılması,
    İlçe Müftülüğü işbirliği ile Cuma vaaz ve hutbelerinde konunun yoğun bir şekilde işlenmesi
    hususunda gerekli çalışmalar yapılacaktır.
    Okullarda serbest okuma saatlerinin düzenlenmesi,
    Kütüphanelerde gazetelerin yanında, güncel kitapların yer aldığı ve sürekli yenilendiği
    bölümlerin oluşturulması,
    Okullarda kütüphaneye yeni alınan kitapların sergilenerek öğrencilerin yeni gelen kitaplardan
    haberdar olması sağlanması,
    İlçemize en yakın yerlerde yapılan kitap fuarlarına ( TÜYAP gibi) okul gezileri düzenlenmeli,
    Öğretmenler derslere girerken yanlarına okudukları kitapları alarak özendirici olması,
    Bakanlığın dağıttığı ücretsiz ders kitaplarının yanında öğrenci seviyelerine uygun birkaç
    okuma kitabının eklenmesi,
    Okullarda çok kitap okuyan öğrencilerin tespit edilip İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü' ne
    bildirilip bu öğrencilerin kamuoyu önünde ödüllendirilmesi,
    Hizmet içi eğitimlerde hızlı okuma seminerlerinin daha sıklaştırılarak konunun uzmanları
    tarafından verilmesi,
    Okullarda kütüphane kitaplarının seçiminde anketler yoluyla öğrenci görüşünün alınması,
     



  3. Cevap: okuma alışkanlığını yaygınlaaştırmak

    Okuma Alışkanlığı Kazandırma
    Pelaut adlı filozof okuma alışkanlığı hususundaki düşüncesini “Okuma alışkanlığı kazanmayanın öğretimi yarım kalmış demektir.” özüyle belirtirken Cevdet Kudret “Okullarımızda hiçbir şey öğretilmesin, hiçbir şey, okuma alışkanlığı verilsin yeter...” diyerek konunun önemine işaret etmektedir.

    Türkiye’de bütün okullarda uygulanması gereken böylesine büyük bir projede, istenen sonuçların kısa sürede alınması ve bütün öğretmen, öğrenci ile velilerin aynı heyecan ve istekle katılmalarını beklemek aşırı iyimserlik gibi görünebilir. Uygulama başlayınca ve faydalı neticeler elde edildikçe projeye olan inancın daha da artacağını ve bunun da başarıyı getireceğini söyleyebiliriz.

    Proje hazırlanırken anket yapılması planlanmış, ancak dar bir çevrede ve amatörce yapılması hâlinde yanıltıcı sonuçlar çıkabileceği düşüncesiyle anket soruları hazırlamakla yetinilmiştir.

    Öğrenci ve öğretmenlerin karşılaştıkları problemlerin başında ne okuyacaklarını/neyi tavsiye edeceklerini bilememek gelmektedir. Bu problem internet sitesi kurmak ve “kitap tercih motoru” yapmakla önemli ölçüde aşılabilecek gibi görünmektedir. Bu konularda şimdiye kadar fazla ve güvenilir çalışmaların yapılmamış olduğunu ve teklif edilen hususların bu boşluğu önemli ölçüde doldurabileceğini söyleyebiliriz.

    Özellikle lise öğrencileri için seviyelerine uygun kitap yazılmadığı ve biraz da bu sebeple okuyucu oranında düşüşler olduğu gözlemlenmiştir. Bu meseleyi çözücü mahiyette cep kitapları, biyografi, gezi, hatıra türünde eserler yazılmasının ve bu hususta yayıncılara teklifler götürülmesinin yerinde olacağını düşünmekteyim.

    Kitap okuma yarışması öteden beri teklif edilmesine rağmen nedense şimdiye kadar bir türlü yapılmamıştır. Bu konuda örnek yarışma soruları hazırlanmış ve yarışmanın nasıl yapılabileceği somut olarak gösterilmiştir.

    Türkiye’de okuma konusunda yapılanlar son derece yetersiz bulunmakta, hatta hiçbir çalışma yapılmıyor gibi gösterilmektedir. Konuya oldukça karamsar yaklaşıldığının en somut göstergesi PİAR’ın konuyla ilgili yaptığı ankette “Niçin okumuyoruz?” sorusunu ön plana çıkarmasıdır. Bu proje çalışmasında başlangıçta ben de genel havaya uyarak oldukça karamsar bir tablo ile karşılaşacağımı beklerken birçok çalışma yapıldığını görmekten memnun olduğumu ifade etmeliyim. Projede söz konusu edilen çalışmalarda mesafe alındıkça başka milletlere ışık tutacak çalışmalar dahi ortaya çıkabilir. Türkiye’de okuma oranı hakkında bilgi veren istatistiklerin neredeyse tamamı oldukça karamsar bir tablo çizmektedir. Hazırladığım projenin başarılı olma yollarından birinin konuya iyimser bakmaktan geçtiğine inanıyorum. Bu sebeple bu tür istatistik ve anketlere yer vermemeyi tercih ettim. Projenin başarıyla uygulanması hâlinde birkaç sene içinde gözle görülür değişmeler yaşanacağını düşünmem de bunda etkili olmuştur.

    Ülke çapında uygulanması düşünülen böylesine büyük bir projenin hayata geçirilmesinde elbette maddî kaynaklar çok önem arz etmektedir. Fakat bazı çalışmaların sadece parayla değil zihniyetle de alâkalı olduğunu söyleyebiliriz. Bazı şeylerin yapılması gerektiğine inanmak ve bir yerlerden başlamanın şart olduğunu kabul etmek gerekir. Mazeretlere sığındıkça bazı problemleri çözmek mümkün değildir. Bu projeye bakanlık yetkililerinin destek vermesi durumunda maddî imkânsızlıkların zamanla aşılabileceğine şahit olacağız.