Okul öncesinde Çocuklar Neler Öğrenmeli

'Etüt Merkezi' forumunda EyLüL tarafından 2 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Okul öncesi dönemdeki çocuklar neler öğrenmelidir?
    Okul öncesinde Çocuklar Neler Öğrenmeli ?
    Okul öncesinde neler öğrenilebilir?
    [​IMG]
    İlişkileri "görebilen" ve duyusal girdileri düzene sokabilen çocuklar, düşünce ve fikirleri düzenlemekte de daha başarılı olurlar. Bazı bebeklerin sinir sistemleri doğuştan bu işe daha uygundur. Çoğu uzman, otistik çocukların içe kapanıklıklarının ve tuhaf davranışlarının deneyimler arasına bağlantı kurma konusunda bir yetersizlikten kaynaklandığını ve bu nedenle dünyayı ürkütücü görüntü, ses ve duyguların bir karmaşası olarak algıladıklarını düşünmektedir. İlginç bir nokta da, bu çocukların başka çocuklar gibi oyun oynayamamasıdır.

    Nöronların bu temel düzeyinde olup bitenleri değiştirmek için neler yapılabileceği kesin olarak bilinmiyor. Fakat, dört ile beş yaş öncesinde, henüz beyin hızla gelişmekteyken, somut bilgi parçalarının öğrenilmesine ağırlık vermektense, çocuğa bol bol oyun imkânı sağlamak daha akla uygun görünmektedir. Görüntü, ses, temas ve beden bilincini bağlantılandıran yankafa lobu alanlarındaki olgunlaşmamışlık nedeniyle, birden fazla duyu sistemini ilgilendiren süreçleri ilişkilendirmek (örneğin, bir harfe bakmak ve ona eşlik eden sesi çıkartmak ya da bir sayıyı işitmek ve yazmak) hâlâ güçtür.

    Bebekler bile tekrar tekrar sunulan iki uyarıcıyı birbirleriyle bağlantılandırabilir, fakat böyle bir öğrenme çocuk açısından gerçek bir anlamdan yoksundur ve beyin kabuğunun en uygun bölümleri yerine yanlış bölümleri devreye sokabilir. Aslında, dayatılan herhangi bir öğrenme biçimi alt düzey sistemlerin kullanılmasına yol açabilir, zira öğrenme görevini üstlenmesi gereken üst düzey sistemler henüz gelişmemiştir. Okuma gibi üst düzey işler için beynin alt bölgelerini kullanma "alışkanlığı" ve anlam kalıpları yaratmak yerine talimat almak ileride büyük sorunlara yol açar.

    Anlam aramayı öğrenmeyen çocuklar, genellikle birinci ve ikinci sınıflarda iyi "teknisyenler" konumundadır, zira münferit verilerle başa çıkmayı bilirler. Fakat kavrama talebi arttıkça, bu çocuklar "duvara toslamaya" başlar. Enformasyonu soyut fikirler halinde örgütlemeyi başaramazlar. "Anlamıyorum," sözü bu çocukların nakaratı haline gelir.