Okul Öncesi Eğitim Neden Önemlidir?

'Sorun Cevaplayalım' forumunda EyLüL tarafından 8 Ekim 2011 tarihinde açılan konu


  1. Okul Öncesi Eğitim Neden Önemlidir bilgi verirmisiniz

    Anaokulu, kurum olarak ailenin dışına atılan ilk adım olarak düşünülmelidir. İlk üç yıl içinde çocuk, model olarak gördüğü anne ve babasından alabileceğini alır ve kendisine tanınan fırsatlar ölçüsünde belirli bir psiko-sosyal olgunluğa varır. Ancak bu gelişim sınırlıdır. Anaokulu, çocuğa bilgi aktarmaktan çok, çocuğun içinde var olan yeteneklerin serpilip gelişmesine yardımcı olur. Çocuk anaokulunda en iyi oyun ortamını bulur, iş birliğini geliştirir, yaşıtlarıyla ilişkiye girerek birlikte yaşmayı öğrenir. Okul öncesi eğitim kurumu, aynı zamanda kuralları en etkili bir biçimde öğretebilen bir kurumdur. Çocuk burada kendi hakkını korurken, paylaşmayı ve başkalarının özgürlüğünü zedelememeyi öğrenir.

    Adaptasyon Dönemi

    Anaokuluna başlayan bir çocuğun ilk birkaç haftası, bazı çocuklarda da birinci aya kadar geçen süreye adaptasyon dönemi olarak adlandırılır.

    Ayrılık Endişesi: Bazen okulu reddetme çocuğun yabancı bir ortama girme korkusu ve annesinden ayrılma endişesinden kaynaklanır. Aslında bu korku her çocukta vardır, ancak aşırıya kaçıp çocuğun fonksiyonlarını engellemeye başlarsa problem haline gelebilir. Yoksa ayrılma zorlukları çocuğun gelişiminin normal, sağlıklı parçasıdır. Ancak çocuk, annesi tarafından aşırı itina ile büyütülmüşse ve her ihtiyacı karşılanmışsa ayrılmakta zorlanır.

    Annenin Endişesi: Bazen de anne çocuğuna güvenmez ondan ayrılmakta zorlanır. Bu da çocuğa yansıyınca okul korkusu ortaya çıkabilir. Anne çocuğun okulda rahat edemeyecek kadar küçük olduğunu düşünmekte, farkında olmadan da okula gitmesini istemeyen sinyaller vermektedir.

    İnatçı Çocuk: Bazı çocuklar her şeye direnç gösterdikleri gibi okula gitmeye de karşı koyarlar. Bu tip çocukların okula gitmeyişleri endişe veya korkuya bağlı değildir. Her şeye karşı gelen inatçı huylarından kaynaklanmaktadır.

    Ebeveynler Ne Yapmalı?

    Okul öncesi eğitim kurumu, çocuk için ailesinden ilk ayrılış olacağı için kuruma alışmakta zorlanabilir. Çocuğun okula karşı güven duygusu oluşturabilmesi için ilk günler sizi okulda görmesi son derece önemlidir. Bu güvenin oluşturulması için gerektiğinde anneye kademeli uzaklaştırma uygulanabilir. Birinci gün ofiste bekleme, ikinci gün bahçede bekleme, üçüncü gün sadece öğlen yemeğinde görüşme gibi. Size düşen görev, ona olan güvenini sarsmamak için bu dönemde, “Ben burada seni bekliyorum” diyerek okuldan habersizce ayrılmamak.

    Çocuğunuz ilk günler daha sakin, sonraki haftalarda okula bırakma sırasında ağlayabilir. Bu ağlamalar okulla ilgili olmayıp sadece çocuğun o günlük ailesiyle vakit geçirme isteğinden kaynaklanabilir.

    Çocuklar bu dönemde arada bir okulda yaşamadığı olayları sanki gerçekten olmuş gibi aktarabilir. Böyle bir durumda çocuğa yorumda bulunmadan direk okul yönetimi ve öğretmeniyle iletişime geçerek hareket etmenizde fayda vardır.

    Her şeyden önce çocuğun okuldan uzak kalmamasına önem verilmelidir. Evde kalış uzadıkça okula dönüş o ölçüde güçleşir. Çocuğun yanında okulla ilgili olumsuz yorumlar yapılmamalı, okula devamı konusunda yüreklendirilmelidir.

    Anne ve baba çocuğa soğukkanlı bir tutumla yaklaşmalıdır. Ebeveynlerden hangisi daha kararlı ve tutarlı davranabiliyorsa çocuğa okula o götürmelidir. Okula gitmek, evde kalmaya göre daha eğlenceli hale getirilmeye çalışılmalıdır.

    Bu bilgiler Didem Küt'ün tezinden alınmıştır.
     



  2. Okul öncesi eğitimin çocuklar, aileler ve toplum açısından birçok faydası vardır. 0-6 yaş arasını kapsayan erken çocukluk dönemi çocuğun en hızlı geliştiği dönemdir.

    Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanmaktadır. Erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin çalışma biçimi için belirleyicidir. Yapılan çalışmalar okul öncesi eğitim alan çocuklarda okula devam oranlarının ve okul başarısının daha yüksek olduğunu göstermiştir.
    Okul öncesi eğitim sosyal ve duygusal gelişimi destekleyerek, yetişkinlik döneminde de kişilerin daha üretici ve verimli olmalarını ve sahip oldukları potansiyeli tam olarak kullanmalarını sağlar.
    Çocukların gelişim özellikleri, bireysel farklılıkları ve yetenekleri göz önüne alan, sağlıklı bir biçimde fiziksel, duygusal, dil, sosyal ve zihinsel yönden gelişimlerini sağlayan, olumlu kişilik temellerinin atıldığı, yaratıcı yönlerinin ortaya çıkarıldığı, çocukların kendilerine güven duymalarının sağlandığı, ebeveyn ve eğitimcilerin etkin olduğu kaliteli bir okul öncesi eğitim programına katılan çocukların diğer çocuklara kıyasla gelecekte okul başarıları daha yüksek, sosyal ve duygusal, sözel, zihinsel ve fiziksel gelişim açısından daha yetkin olduklarını araştırmalar göstermiştir.


    Okul öncesi eğitimin yararlarını kısaca şu şekilde sayabiliriz:

    1-Çocukların zeka puanlarında yükselme

    2-Sınıfta kalma ve okul eğitiminden ayrılma oranlarında düşme

    3-Çocukların beslenme ve sağlık durumunda iyileşme

    4-Sosyal ve duygusal davranış gelişiminin daha ileri olması

    5-Daha olumlu ebeveyn-çocuk ilişkisi

    6-Yetişkinlikte kendine yeten, ekonomik kazanç potansiyeli yüksek bireyler olmak

    Bu yüzden bu dönemde çocuğun zihinsel ve bedensel olarak yeterli beslenmesi ve etkileşimde bulunabildiği, onun gelişimini destekleyen bir ortamda bulunması gerekmektedir. Erken çocukluk eğitimi insan gelişiminin başlangıç noktasıdır. Okul öncesi eğitim, çocukların ve ülkemiz insanının uzun vadede daha üretken, daha yaratıcı, sorun çözmede daha yetkin olmasını sağlar.