Okul öncesi çocuk eğitimi

'Bebek Bakımı' forumunda EyLüL tarafından 17 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu


  1. Okul öncesi çocuk eğitimi
    Okul Öncesi Eğitim
    Okul öncesi eğitimde nelere dikkat edilmeli

    Çocuklarımız okul öncesi eğitime başlamadan önce, en çok vakit geçirdikleri ortam evleridir. Evde genellikle her şey ortak ve herkesin kullanımına açıktır. Anneanneler, babaanneler ve diğer yakınlarımızda da çocuklar ilgi odağı oldukları için her istedikleri önlerine sunulur. Bu durum, çocuklar evden çıkıp başka bir ortama girene kadar (ki bu ortam genellikle okuldur) sürer. Dolayısıyla evde her gördüğü önüne sunulan çocuk mülkiyet kavramını öğrenemez. Her istediğini alabileceğini, her şeyin ona ait olduğunu düşünür. Misafirliğe gittiğiniz evlerden alınıp cebe konan oyuncakların alınma sebebi de her şeyin kendine ait olduğu düşüncesidir. Bu davranış yaklaşık 5 yaşına kadar sorun sayılmaz yani endişelenmeye gerek yoktur. Çünkü mülkiyet duygusu 6-7 yas civarında kazanılır. 5 yaşına kadar böyle bir durumla karşılaşıldığında çocuğumuz kimden ne aldıysa “O bizim değil, yanlışlıkla almışsın sanırım” diyerek konuyu o an çok uzatmadan alınan eşyayı sahibine geri iade etmesi sağlanmalıdır. Davranış bir çok kez tekrar ederse ; “Bizim olmayan şeyleri izinsiz alıp götüremeyiz, senin eşyaların böyle alınsın ister misin, onu hemen geri vermeliyiz” şeklinde düşüncemiz kesin olarak ifade edilmelidir.

    Mülkiyet kavramının öğrenilmesi için küçük yaşlardan itibaren evde de anne-babanın eşyalarını aldığında bile başkasına ait eşyalar için izin alması gerektiği anlatılıp izin istemesi alışkanlık haline getirilmelidir. Ayni zamanda çocuğumuzun eşyalarını alırken bizim de izin istememiz iyi bir model olmamızı sağlar. Ayrıca çocuklarımızla beraber alışverişe gittiğimizde aldığımız şeylerin parasını kasada beraber ödemek de mülkiyet kavramı hakkında fikir edinmelerine yardımcı olabilir. İlkokul döneminden itibaren düzenli olarak harçlık vermek de faydalı olacaktır. Ara sıra yapılan sohbetlerde kendimize ait ve başkalarına ait eşyaları farkından bahsedebilir, her şeye sahip olamayacağımızdan söz edilebilir, okunan hikayelere bu konuyla ilgili minik eklemeler yapabiliriz.

    Beraber oynadığımız oyunlarda da mülkiyet kavramıyla ilgili senaryolar üretmek kullanabileceğimiz yöntemler arasındadır.

    “ Bunların dışında 6 yaş ve sonrasında bu davranış sık tekrarlanıyorsa bir davranış bozukluğu halini almış demektir. Bunun aşağıdaki gibi sebepleri olabilir:

    Çocuğun mülkiyet kavramını kavrayacak yaşta olmaması ya da ana-babası tarafında bu kavram ve alışkanlıkların öğretilmemesi,
    Çocuğun sevgisiz ve ilgisiz kalması,
    Çocuğa gereksinimi olan elbise, oyuncak, yiyecek gibi şeylerin alınmaması ve yeteri kadar para verilmemesi,
    Anne-babanın boşanması, yeniden evlenmesi ya da çocuğu terk etmesi,
    Çocuğun birilerini aşırı olarak kıskanması,
    Özgüveninin eksik olması,
    Çocuğun intikam almak için zarar vermek istemesi,
    Çocuğun yakın çevresinde hırsızlık yapan birilerinin olması,
    Grup içinde üstünlük sağlama amacının olması,
    Kleptomani (çalma) hastalığına yakalanmış olması.

    Bu durum davranış bozukluğu haline geldiğinde nedenine bağlı olarak davranışlarımız düzenlenmelidir. Şiddetli öfke hiçbir zaman olumlu sonuç vermez. Çözülemeyen sorunlarda bir uzmana başvurulması gerekebilir. Erken yaşta mülkiyet duygusunun kazandırılması ileride yaşanabilecek olası sorunların oluşmasına engel olacaktır. Okul öncesi eğitime erken başlamanın da yararları görülecektir.