Okul Malzemeleri Ve Kırtasiye Ürünleri Sağlığa Zararlı mı?

'Haberler' forumunda EyLüL tarafından 23 Eylül 2011 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]
    Sağlık Bakanlığı okul malzemeleri konusunda uyardı,Okul Malzemeleri Sağlığı Tehdit Ediyormu?
    Yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla birlikte Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, öğrenci ve velilere okul malzemeleri ile ilgili birtakım uyarılarda bulundu. Çocukların kullandığı okul-araç gereçlerinin, öğrencilerin sağlığını tehdit ettiğini ve son derece dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

    Kokulu Boyalardan Uzak Durun

    Öğrencilerin kullandığı kırtasiye malzemesinin sağlık açısından önem arz ettiğini ifade eden Yorulmaz, özellikle kokulu ya da boyası kolaylıkla ele bulaşabilen kırtasiye malzemesi, süsler ve oyuncaklardan uzak durulması gerektiğini bildirdi. Sırt çantası yerine tekerlekli çekilerek taşınan çantaların tercih edilmesi gerektiğini belirten Yorulmaz, sırta asılan çanta alınmışsa, iki omuza da asılabilen türde olması ve çantanın dolu iken ağırlığına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Kronik hastalığı ya da sakatlığı bulunan çocuklar konusunda mutlaka okul yönetimine ve sınıf öğretmenine bilgi verilmesi gerektiğini anlatan Yorulmaz, şunları kaydetti:

    “Okulların başlaması ile birlikte, oyunlar, bilgisayar ve televizyon tümüyle yasaklanmamalı. Okul çıkışında kısa bir dinlenme sonrası geceye bırakmadan çocukların ödevlerini tamamlamaları sağlanmalı. Ödev çocuğa öğrenmesi için verilmekte. Bu yolla aynı zamanda çocuklara sorumluluk kazandırmak amaçlanmakta. Bu nedenle büyükler çocuğun zorlandığı yerde yol göstermeli ancak asla onun ödevini kendileri yapmamalı.

    Şiddet eğilimi, özellikle yaşça küçük, bedensel olarak zayıf, çekingen ve içine kapanık öğrencilerde daha sık görülürken, ayrıca aile sorunları yaşayan, ailede şiddet gören, anne baba ayrılığı ya da ölümü olan öğrencilerde daha sık gözlenmekte.”

    Okul Çevresindeki Açıkta Gıda Satışı Yapanlar Engellenmeli

    Okulların çocukları geleceğe hazırlayan, sağlıklı biçimde büyüme gelişmelerini sağlayan kurumlar olduğunu anlatan Yorulmaz, okulların gerçek sahiplerinin de önce öğrenciler ve daha sonra veliler ile okul çalışanları olduğunu belirtti. Bu nedenle velilerin okul ile yakın ilişki içerisinde olması gerektiğini ifade eden Yorulmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu anlamda okul aile birlikleri, okulda sosyal etkinlikler düzenleme ve okula gelir sağlamaktan önce okulun, çocukların sağlığını korumada ve eğitmede daha nitelikli olması ile ilgilenmeli. Bu konuda özellikle yüksek risk taşıyan kantin, yemekhane, tuvaletler, spor salonu, yüzme havuzu, servisler gibi yerler ve bu yerlerde görev yapanların hem temizliği hem de çocuklara davranışları konusunda çok dikkatli olmalı. Okul çevresindeki, kötü niyetli insanlar, açıkta gıda satışı yapanlar engellenmeli, çocukların okuldayken, okul dışı ile temas kurmaması için önlemler alınmalı. Çocukların okul çıkışı nereye ve kimlerle gittiği çok titiz biçimde denetlenmeli. Aile bu konuda çocukları ile arkadaş olmalı, bu konudaki uyarılar emir biçiminde değil uygun bir dille konuşularak yapılmalı.”

    Yorulmaz, okula başlamadan önce öğrencinin büyüme, gelişme, görme, işitme gibi sorunları araştıran bir muayeneden geçirilmesi gerektiğini belirterek, şunları ifade etti:

    “Büyüme gelişme döneminde olan öğrencilerin, sağlıklı beslenmeleri çok önemli. Bu nedenle günün en uzun açlık süresi sonrası öğünü olan kahvaltı asla atlanmamalı. Okula giderken özellikle ilköğretim çağındaki çocukların yanına mümkün olduğu kadar evde hazırlanmış börek, poğaça, meyve gibi yiyecekler konulmalı ve böylece dışarıdan, hangi şartlarda üretildiğinden emin olunmayan yiyecekler almamaları sağlanmalı.”

    Öğrencilerin Psikolojik Durumu

    Okula yeni başlayan öğrencilerin okula başlama veya aileden ayrılma gibi sorunlar yaşadığını ifade eden Yorulmaz, yaşça daha büyük kimi öğrencilerin ise ergenlik sorunları ile baş etmeye çalışırken, bir yandan da yarış haline gelmiş olan sınavlara hazırlandığını söyledi. Öğrencilerin, tüm bu ruhsal kargaşa içinde okul, özel ders, etüt, evde ders çalışma gibi faaliyetlerle boğuşmak durumunda kaldığını anlatan Yorulmaz, buna bazen anne babaların çocuklarının ders çalışmasından memnun olmadıklarını ifade eden uyarılarının da eklendiğini belirtti. Öğrencilerin ciddi ruhsal sorunlar yaşayabilmekte olduğunu bildiren Yorulmaz, şöyle konuştu:

    “Özellikle okula yeni başlayan çocukların okul korkusu çekmeleri nedeniyle anne babalarını yanlarında istemeleri normal. Ancak bu konuda anne ve babaya aşırı bağımlı, evde özgürlüğü kısıtlanan, arkadaşlık yapmayı yeterince öğrenememiş olan çocuklar daha fazla sorun yaşamakta. Okuldaki öğrencilerden bazıları daha sorunlu olabilmekte. Arkadaşları ile geçinemeyen, kavgacı, uyumsuz çocuklar, diğerlerinin de huzurunu kaçırabilmekte, eğitimden yeterince faydalanmalarına da engel olabilmekteler. Çok sayıda ve farklı yerlerden, farklı ailelerden gelen çocukların getirdikleri bulaşıcı hastalıklar kolayca yayılabilmekte salgınlar yapabilmekte. Bu konuda kantinler, tuvaletler, yemekhane, yüzme havuzu gibi alanlar en riskli yerler.”

    A.A