Okul Gazetesi Örnekleri

Konusu 'Rehberlik' forumundadır ve Wish tarafından 3 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Wish Üye

    Okul gazetesi örneği
    Okul gazetesi hazırlama


    ÇİZGİ FİLMİ İLK KİM İCAT ETTİ?

    [​IMG]

    İlk çizgi filmi kimin yaptığını kimse bilmiyor fakat onları ünlendiren Walt Disney’di. Disney 1928’de ilk Mickey Mouse çizgi filmini yarattı. Birkaç yıl sonra ilk uzun çizgi film olan Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceleri yaptı. Film yapmak için binlerce resim gerekir. Siz bir Disney çizgi filmi seyrederken, gerçekten binlerce resim seyrediyorsunuz – saniyede 24 resim!


    ÖĞRENCİ KONUŞMALARI.

    Söylenen: Hocam sorular A’lı B’li mi?...
    Anlamı: Kopyaya ona göre hazırlanalım...

    Söylenen: Hocam ben daha yüksek not bekliyordum...
    Anlamı: Resmen kitaba bakarak yazdım nasıl olur?...

    Söylenen: Hocam istediğimiz sorudan başlayabilir miyiz?...
    Anlamı: Valla sallayacağız kafadan işte...

    Söylenen: Hocam servisi kaçırdım, otobüsle ancak geldim...
    Anlamı: Gecenin bir yarısı yattım, ancak...

    Söylenen: Hocam bugün çok şıksınız...
    Anlamı: Dersi kaynatacağım...

    Söylenen: Hocam sizin takım bu hafta yine yendi...
    Anlamı: Kaynattım bile...

    İNATÇI FİL YAVRUSU

    [​IMG]

    Afrika’nın ormanlık köşelerinden birinde bir fil ailesi yaşarmış. Bu ailenin en küçük üyesi olan yavru fil çok inatçı ve yaramazmış. Bir keresinde aile dolaşmaya çıkacakmış.
    “Bizle gel” demiş baba fil.
    “Hayır ben sizle gelmiyorum” diye başını sallamış inatçı fil yavrusu.
    “Gel beraber gidelim” demiş annesi.
    “Hayır gelmiyorum.”
    “Gel” demiş kardeşleri.
    “Hayır” demiş yavru fil.
    Aile küçük fili yalnız bırakıp dolaşmaya çıkmış. Yavru fil bir süre tek başına eğlenmiş, ama sonra canı sıkılmaya başlamış. Şimdi artık dünyaya çok kızgınmış. “Bundan sonra fil olmak istemiyorum. Küçük fil olmak kötü bir şey” diye düşünmüş. “Peki ne olayım?”
    O sırada zıplaya zıplaya ilerleyen bir ceylana gözü takılmış. “Ceylan olayım” diye karar vermiş. Ceylanı taklit ederek zıplamaya başlamış. Ama kalın ve hantal ayakları birbirine takılıvermiş. Burun üstü yere düşmüş!
    “Ceylan olmak o kadar eğlenceli değil” diye geçirmiş aklından. “Maymun olayım o halde!” Maymunların olduğu ağaçların yanına gitmiş.
    Ağacın üzerinde daldan dala zıplayan maymun yavrularına seslenmiş:
    “Bundan böyle ben de maymunum!”
    Maymunlar ağaçtan, küçük yaramaz filin yanına inmişler. Üzerine çıkmışlar, kimi kulaklarını çekmiş, kimi kuyruğuna asılmış, kimi kafasına Hindistan cevizi atmış.
    Yaramaz fil maymunların arasından zor kaçmış! Yolda rengarenk bir papağana rastlamış. Papağan bir ağaçtan ötekine uçuyormuş. Küçük filin çok hoşuna gitmiş.
    “Ben de papağan olmak istiyorum. Bana uçmayı öğretir misin?” demiş.
    “Elbette öğretirim!” demiş papağan.
    Beraberce göl kıyısındaki dik yamaca gitmişler. Papağan haydi uçalım diye ileri atlamış.
    Fil de onu taklit etmiş ve yamaçtan aşağı kendine bırakmış. Papağan kanatlarıyla uçarken, yaramaz fil yavrusu, paldır küldür yuvarlanmış ve kafasının üstüne göle çakılmış. Çamur içinde, sudan kendini kurtarmaya çalışırken çok korkmuş.
    Zorlukla karaya çıktığında üstü başı çamur içindeymiş ve her tarafı ağrıyormuş.
    “Galiba ben fil yavrusu olarak kalmalıyım” diye düşünmüş. Sonra ailesini aramaya başlamış. Artık onlarla birlikte gezmek istiyormuş.


    BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

    •Kendi dirseğini yalamanın imkânsız olduğunu
    •Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını
    •Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini
    •Hapşırmayı engellemeye calışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini
    •Hapşırdığın sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini
    •Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını
    •Çakmağın kibritten önce bulunduğunu
    •Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu
    Timsahlar renk körü olduğunu
    Yarım kilo bal yapabilmek için arıların iki milyondan fazla çiçekten bitki özü topladıklarını
  2. Wish

    Wish Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2006
    Mesajlar:
    16.701
    Beğenileri:
    104
    Ödül Puanları:
    63
    Yer:
    Ankara

    Cevap: Okul Gazetesi Örnekleri

    KEDİDEN KORKMAYAN FARE YETİŞTİRDİLER

    Ezelden beri var olan kedi-fare husumetine son verebilecek bir çalışmaya imza atan Japonlar, genetik değişikliğe uğratmak suretiyle "korkusuz" fare yetiştirdiler.
    Tokyo Üniversitesi bilim adamları, genetik mühendislikle bir farenin kedi gördüğünde veya kedi kokusu aldığında korkup sinmesine yol açan içgüdülerini değiştirmeyi sağladıklarını bildirdiler.
    Japon araştırmacıların böylece, korkunun deneyimle öğrenilen bir şey olmaktan ziyade genetik yapıda bulunduğunu da gösterdikleri belirtildi. Araştırma ekibinin başkanı Nurdagül AYDIN, "Fareler doğal olarak kedilerden korkar ve kedi kokusu aldıklarında genellikle paniğe kapılır ya da kaçarlar. Ancak, genetik mühendislikle bazı burun hücreleri alınan fareler hiçbir korku göstermediler" dedi.


    NASREDDIN HOCA KİMDİR?


    [​IMG]

    Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adi verilmiş, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almıştır. Onun yaşamıyla ilgili bilgiler, halkın kendisine olan aşırı sevgisi yüzünden, söylentilerle karışmış, yer yer olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bu söylentiler arasında, onun Selçuklu sultanlarıyla tanıştığı, Mevlâna Celaleddin ile yakinlik kurduğu, kendisinden en az yetmiş yıl sonra yasayan Timur'la konuştuğu, birkaç yerde birden göründüğü bile vardır. Nasreddin Hoca’nın değeri, yasadığı olaylarla değil, gerek kendisinin, gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerdeki anlam, yergi ve alay ögelerinin inceliğiyle ölçülür. Onunla ilgili gülmeceleri oluşturan ögelerin odağı sevgi, yergi, övgü, alaya alma. O, bunları söylerken bilgin, bilgisiz, açıkgöz, uysal, vurdumduymaz, utangaç, atak, şaşkın, kurnaz, korkak, atılgan gibi çelişik niteliklere bürünür. Özellikle karsısındakinin durumuyla çelişki içinde bulunma, gülmecelerinin egemen ögesidir. Bu ögeler Anadolu insanının, belli olaylar karsısındaki tutumun yansıtan, düşünce ürünlerini oluşturur. Nasreddin Hoca, halkın duygularını yansıtan, bir gülmece odağı olarak ortaya çıkarılır. Söyletilen kişi, söyletenin ağzını kullanır, böylece halk Nasreddin Hoca’nın diliyle kendi sesini duyurur. Tanık olduğu olaylar, genellikle, halk arasında geçer.
    Nasreddin Hoca gülmecelerinde dile gelen, onun kişiliğinde, halkın duygularını yansıtan başka bir özellik de eşeğin yeridir. Hoca eşeğinden ayrı düşünülemez, onun taşıtı, bineği olan eşek gerçekte bir yergi ve alay ögesidir. Anadolu insaninin yarattığı gülmece ürünlerinde atin yeri yoktur denilebilir. Eşek, acıya, sıkıntıya, dayağa, açlığa katlanışın en yaygın simgesidir. Soyluların, sarayların çevresinde üretilmiş gülmecelerde eşek bulunmaz, oysa at geniş bir yer tutar. Bu konuda, başka bir çelişki sergilenir, gülmecede güldürücü öge ile yerici öge yan yana getirilir. Bunun örneği de kendisinden eşeği isteyen köylüye, "eşek evde yok" deyince ahırda onun anırmasını duyan köylünün "iste eşek ahırda" diye diretmesi karsısında, Hocanın "eşeğin sözüne mi inanacaksın benimkine mi" demesidir.

    FIKRA

    Öğretmen: "Söyle bakalım Barış, Osmanlı tahtında 1. Ahmet'ten önce hangi padişah vardı?"
    Barış: "Sıfırıncı Ahmet, öğretmenim!"


    SÜTÜN FAYDALARI


    • Kemik erimesini önler.
    • Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir.;
    • İshali tedavi eder
    • Mide rahatsızlıklarını giderir.
    • Sindirim sistemini düzene sokar.
    • Ülseri önler.
    • Beyine enerji verir.
    • Diş çürüklerini önler.
    • Kronik bronşiti önler.
    • Tansiyonu düşürür.
    • Yağsız süt, kolesterolü düşürür.
    • Kanserin önlenmesine yardımcı olur.

    BİLMECELER
    01- Ateş olmayan yerde ne olmaz?
    02- Hangi yolda trafik kazası olmaz?
    03- Yankesiciler neden modayı takip ederler?
    04- Hiç kar yağmayan hava hangisidir?
    05- Çalındığı halde görülmeyen şey nedir?
    06- Horoz nerede öter?
    07- Hangi top zıplamaz?
    08- Hangi karnede sıfır olmaz?
    09- Hangi bağda üzüm yetişmez?
    10- En güzel kokan fil hangisidir?
    11- İlk Türk bayrağını kim dikmiştir?
    12- Gözlemeyi en çok kim sever?
    13- Hangi kazanın kaymakamı yoktur?
    14- Arı ile eşek arasında ne fark vardır?
    15- Beş yıllık okulu otuz yılda bitirene ne denir?
    16- Hangi macunla diş fırçalanmaz?
    17- Kim evini kiraya vermez?
    18- Dokunmadan tutulan şey nedir?
    19- Denizler niçin tuzludur?
    20- Hangi istasyonda tren durmaz?

    CEVAPLAR

    01- İtfaiye
    02- Samanyolu'nda
    03- Ceplerin yerini öğrenmek için!
    04- Oyun havası
    05- Islık
    06- Kendi çöplüğünde
    07- Kartopu
    08- Sağlık karnesinde
    09- Ayakkabı bağında
    10- Karanfil
    11- Terzi
    12- Nöbetçi
    13- Trafik kazasının
    14- Arının eşeği vardır ama eşeğin
    arısı yoktur
    15- Öğretmen
    16- Lahmacunla
    17- Kaplumbağa
    18- Oruç
    19- Balıklar kokmasın diye
    20- Benzin istasyonunda