Oğlum Müjde Verip Gitti

'Masallar ve Hikayeler' forumunda Belinay tarafından 5 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu


  1. [​IMG]
    [Bir anne - babanın yaşayabileceği en acı ve en çaresiz olayın evlat acısı olduğunu yaşayanlar bilir. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. Oğlumun gidişini (hala öldü diyemiyorum) kabullenemiyorum. Acı haberi aldığımızda oğlum henüz 10 yaşındaydı. O an ve sonrasında öyle çaresizdik ki. Zamanı durduramıyorduk, her çareye ulaşmaya çalıştık. Sonuçta bu beladan kurtulur gibi olduk. 2 yıl süren çabalarımız sonucu hastalığı olduğu yere hapsetmiştik. Yani sonuca göre yüzde 80 hastalığı yenmiştik, yüzde 20 ise tekrarlama olasılığı vardı. Ne yazık ki 1 yıl sonra oğlum, o yüzde 20’lik kısmın içinde yer aldı.


    Benim için yaşarken ölmek bu olmalıydı. Ben bu acıyla yaşamın anlamını kaybettim. Oğlum ise başına gelenleri yaşından büyük bir metanetle karşıladı ya da öyle davranmak zorunda kaldı. Her zaman olduğu gibi bizi üzmemek adına dişlerini sıktı. Gidişinin hızlandığını hissettiğimizde doktorlarıyla konuşarak eve çıkarmak istedik. Odasını küçük bir hastane haline getirerek izin alabildik. Kendi doktorları da bizi her gün ziyaret ederek gerekenleri hiç aksatmadan yapılmasını sağlıyorlardı.
    Odasına yattığında ilk defa ölümden bahsetti. “Benim odamın bundan sonraki sahibi sarı saçlı bir kız olacak baba” dediğinde hastalığın etkisiyle bilincini kaybettiğini sandım. Oysaki görünürde hiç değişmeyen tek yeri beyniydi. Yüzümdeki korku ifadesini gören oğlum yatağına yaklaşmamı istedi. Yanına uzanarak başını göğsüme yasladım. Oğlumla belki de bir daha hiç yaşayamayacağımı bildiğim baba - oğul sohbetini yapmaya başladık.


    Neden böyle konuştuğunu sorduğumda kapıyı kontrol ederek “Annem duymasın baba. Ben uzun zamandır uykumda bazen de gözüm açıkken gideceğim o güzel yeri görüyorum. Ölmek topraktaki bedenim için geçerli. Yaşayan ruhum çok güzel bir yerde hayata devam edecek.” Konuşan 13 yaşındaki bir çocuktan öte ergin bir kişilikti sanki. Konuşmaya devam etti: “Birkaç gündür gittiğim yerde benim kız kardeşim olacağını söyleyen bir varlıkla beraberim. Dünyaya yani sizin yanınızda doğmaya hazırlanıyor. Halama çok benziyor. Sarı saçlı, mavi gözlü. Bu müjdeyi benim size vermemi istedi. Annem henüz bu konuda hazır değil, eğer söylediklerim gerçekleşirse adını Büşra (müjde anlamına gelir) koyar mısınız?”


    Oğlumun söylediklerine o an için hiç hazır değildim. Başında yeni yeni çıkmaya başlayan saçlarını öpüp gözlerimden akan yaşları silerek “Sen ne istedin de yapmadım oğlum” diye cevap verdim. Belki de oğlumla en uzun konuşmamız o gün olmuştu. Sonrasında ise her geçen gün oğlum daha da halsizleşip kısa isteklerle bizimle irtibat kurmaya başladı. Son gece ise ara ara gözlerini açarak bana baktı ve sadece gözlerimizle konuştuk.


    Bugün oğlumun gidişinin 7. yılı. Kucağımda ise oğlumun ölmeden kısa bir süre önce geleceğini söylediği ve ismini koyduğu 1 yaşına basacak sarı saçlı, mavi gözlü kızım Büşra’yı tutuyorum. Oğlumun varlığını ona çok ihtiyaç duyduğum ve özlemini sık sık hissediyorum. Bu özlemimi de müjdesini verdiği kızımın saçlarını öperek gidermeye çalışıyorum. Her nerede yaşıyorsa yaşasın oğlum bizim için hiç ölmedi​



    bu yazıyı okuduktan sonra sizlerle paylaşıp paylaşmamak arasında gidip geldim fakat insan her zaman iyi şeylerle karşılaşmıyor öyle değilmi arada hayatın gerçekleride olmalı ki yaşadığımız bu günlerin kıymetini ve anlamını bilelim sağlımıza şük redelim istedim bir kez daha Allahın bizlere verdiği nimetlere ve sağlıklı evlatlarımıza şükredelim yazı öyle yorduki beni tam olarak ne yazdığımıda bilemiyorum bir yanlışım oldu ise affedin lütfen
    sizlerede belki çok üzücü ve ağır gelebilir fakat okurken inanın gözyaşlarımı tutamadım Allahım herkesin yavrusunu bağışlasın dermansız dert vermesin en önemlisi evlat acısı yaşatmasın hiç kimseye
     





  2. [​IMG]
    Hastalığımda O’dur bana şifa ulaştıran”

    Anneler sürekli eve kapanıp anılarla başbaşa kalarak karamsarlığa düşmektense hayırlarda yarışalım. Bizlerin yardımına ihtiyacı olan insanlara Allah (c.c.) yardım etmek istiyorsa bizim elimizle olsun diye çırpınan yüreklerden olalım. Bir radyoda programcı Muhammed Alpkent’ten hastanedeki insanların durumunu anlatıp dinleyicilere duyurması için ricada bulunmuştum. O da bu işin ne kadar güzel olduğunu anlatmak için şunları anlatmıştı:


    “Cenab-ı Hakk kullarına sorar, hesap zamanı: ‘Ben hastalandım, beni ziyarete gelmedin’. der kul da der ki ‘Yarabbi Sen alemlerin Rabbisin, Sen nasıl hastalanırsın ve ben Seni nasıl ziyarete gelebilirim?’ Cenab-ı Hakk da buyurur ki:; ‘benim bir kulum hastalandı, onu ziyarete gelmedin, eğer gelseydin Ben’i orada bulurdun.’
    ‘Bir kimse bir hastayı ziyarete gitse 700 gün oruç tutmuş sayılır.’
    Yunus der ki:
    ‘Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise
    Yarın onda karşı gele hak şarab’ın içmiş gibi’
    ‘ Hastayı yoklayan şehit sevabına kavuşur.’


    ‘ Bir müslüman, hasta olan müslüman kardeşini sabahleyin ziyarete giderse, yetmişbin melek akşama kadar ona rahmet okur. Eğer akşamleyin ziyaret ederse, yetmişbin melek onun için sabaha kadar istiğfar eder. Ve o kişi için cennette toplanmış meyveler de vardır.’


    ‘Bir kimse bir hastayı görmeye gitse gökten melekler bir miladi bir nida duyulur, sen ne güzelsin, bu yürüyüşün ne güzel, sen kendine cennette bir menzil edindin derler.’
    ‘Bir hastayı yoklayan hep cennet bahçelerinde bulunursa, hasta hep cennet bahçelerinde olur’.
    Muhammet ALPKENT


    İşte böyle sevgili anneler, güzel işler bunlar değil mi? Bazılarımız maddi imkan yetersizliğinden ‘yapma gücüm yok’ diye kendini geri çekiyor. Unutmamalı ki ‘gerçek zenginlik gönül zenginliğidir’. Kendini yetersiz görenlere Rasulullah (SAV)‘ın bir inci tanesi nasihati var;
    “Din kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa hiçbir iyiliği küçümseme”.
    Küçücük bir tebessüm bakarsınız ahirette hiç ummadığınız bir anda, kurtuluşumuza vesile olur. ‘Tebessüm etmek sadakadır’ buyuruyor o can Peygamber, canım Peygamber (SAV). O halde hepimiz sadaka verecek kadar zengin değil miyiz? Çevremizdekiler için hepimizin yapabileceği bir şeyler vardır, kendinize ‘hayır kapıları’ arayın, inanın çok daha iyi hissediyor insan kendini, alınan dualar sanki yaranıza merhem oluyor.
    Analarının sıcak kucağından mahrum onlarca çocuktan birine bile elimizi uzatmak çok güzel bir duygu.

    Alıntıdır

    ANNEME

    Çoktandır ki göremedim yüzünü,
    Beni öldürecek bu halet anne
    Halimi gelenden, gidenden değil,
    Sıcak kollarından sual et ana!

    Ana, gurbetteyim, el ocağında;
    Sevgin, yüreğimin ta sıcağında,
    Beni özler isen, ya kucağında
    Yahut gözyaşında hayal et ana!

    Ayrılıkmış alın yazım kaderim,
    Dönmeye bir ümit var, Allah kerim,
    Belki buralarda ölüp giderim,
    Ne olur hakkını helal et ana!

    A.AKGÜNDÜZ
     



  3. ALLAH ıma çok şükürler bin şükürler olsun sağlıklı bir ewlat verdi bana . Ama şuda vardır Allah boynuz verse allahtan geldi deyip taşıyacağız onun için Allahım dermansız hastalıklar vermesin hiç kimseye ve evlat acısı göstermesin inşallah:)

    Emeğine sağlık Belinay sabah sabah çok duygulandırdın beni:(
     



  4. eline sağlık belinay :(:(

    Çoktandır ki göremedim yüzünü,
    Beni öldürecek bu halet anne
    Halimi gelenden, gidenden değil,
    Sıcak kollarından sual et ana!

    Ana, gurbetteyim, el ocağında;
    Sevgin, yüreğimin ta sıcağında,
    Beni özler isen, ya kucağında
    Yahut gözyaşında hayal et ana!

    Ayrılıkmış alın yazım kaderim,
    Dönmeye bir ümit var, Allah kerim,
    Belki buralarda ölüp giderim,
    Ne olur hakkını helal et ana!
    :(:)
     



  5. okurken ağlamamak mümkün değildi belinay.allah kimselere evlat acısı vermesin.
     



  6. tabiki hayatta herşey günlük gülistanlık değil maalesef, ama en acısıda insanın sağlığını kaybetmesi, hele de sağlığını kaybeden insanın evladı ise, çocuğun gözünün önünde çaresiz kalmış ise, yapacak hiçbirşeyin yok ise, bu insanı daha çok aciz bırakıyor,çok güzel bir paylaşımdı, emeğine yüreğine sağlık BELİNAY:f118:
     



  7. eline sağlık belinay Allah herkese sağlık sıhhat versin inşallah
     



  8. Çok ama çok ağır olmuş bu paylaşım.

    Allah hiçbir yarattığına evlat acısı vermesin. Dermanı olmayan dertlere düşürmesin.
     



  9. Keşke tüm sevdiklerimizle bir ömür boyu beraber yaşayabilsek.....
    Teşekkürler Belinay.
    Çok etkileyiciydi.
     


  10. Eco

    Eco


    paylaşım çok etkileyiciydi ve duygusaldı.
    Yüce rabbim kimselere yaşatmasın evlat acısı.:)
    Teşekkürler Belinay..
     



  11. Rabbim kimseye taşıyamıyacağı yükü vermesin ki her türlü acıya rağmen içimiz acısa bile
    yaşıyorsak (allahın taşıya bileceğimiz yükü verdiğindendir.)
    Yazı oldukça düşündürücü belinay okurken ben konun dışında başka taraflara gittim bir nevi kurgu
    eminim benden başka okuyan arkadaşlarımda bunu yaşamıştır.
    Rabbim kimseye evlat acısı göstermesin.
    Emeğine sağlık.
     



  12. Duygusal bir paylaşımdı etkilenmemek mümkün değil Allahım kimselere evlat acısı vermesin

    Tşkler Belinay...
     



  13. Ahh Belinaycım yaaa naptın sen
    yazıyı iki gün önce okudum ağlamaktan cevap yazamadım çıktım
    şimdi ise tekrar okumayı göze alamadım
    Allahım sırayı bozmasın der anneannem hep, kimselere evlat acısı yaşatmasın
    katlanılmayacak acı yoktur belki ama bu acı bir ömür boyu yanar ana babanın yüreğinde sönmek bilmez kor kor yakar son nefese kadar :(