Norveç'in Tarihi Yerleri

'Ülkeler' forumunda Bella tarafından 23 Mart 2012 tarihinde açılan konu


  1. Norveç'in Tarihi Yerleri Nereleridir,




    Norveç'in Tarihi Güzellikleri ve Resimleri;


    Norveç topraklarının bir bölümü kuzey kutup dairesi içinde kalan ancak buna rağmen Golf Stream Akıntısı sayesinde batı kıyılarını neredeyse yıl boyu buzsuz görebileceğiniz bir güzellikler ülkesidir. Ülkenin ziyaretçilerine sundukları da azımsanacak gibi değil; büyüleyici Bergen şehri, bir fanteziden fırlamışçasına Geirangerfjorden, bir başkentten beklediğiniz her şeye sahip Oslo, Trondheim ve katedrali, Dünya üzerindeki cennet; Lofonten Adası, her biri buzulların karaya çizdiği resimlere benzeyen fiyortlar …


    - Oslo: Gelişmiş bir şehir ama hemen yürüme mesafesinde bir orman, bir çok park sizi bekliyor.

    - Aker Brygge: 00 yılı aşkın bir süre tersane olarak kullanıldıktan sonra iskelesi restoran, bar ve kafelerle donatılan, bugün yaz aylarında ülkeye gelen turistlerin ve Norveçlilerin ilk uğradıkları yer.

    - Kraliyet Sarayı : Oldukça görkemli bir yapı ve etrafı geniş parklarla çevirili. Yaz aylarında sarayı gezmek için rehberli bir tura katılabilirsiniz, tur yaklaşık bir saat sürüyor.

    - Hovedøya: Oslo’nun hemen açığındaki 40 adadan ilki. Vippetangen’den kalkan feribotlarla adaya gidebilirsiniz. Adada 12. yüzyıldan kalma bir manastır kalıntısı var. Ayrıca piknik ve yüzmek için de pek çok plaj.

    - Bergen: Yedi dağ arasındaki şehir ya da fiyortlara açılan kapı olarak da anılan şehir gerçekten de farklı ve emsali olmayan bir doğaya sahip.

    - Håkonshallen: Kral Håkon Håkonsson tarafından 1250’de yaptırılmış Bu tarih Norveç’in Bergen’den yönetildiği tek dönemin de başlangıcı. Oldukça sade ama ihtişamlı bir bina

    - Holberg: ismi çoğunlukla Danimarka edebiyatının başlatıcısı olarak anılsa da bu büyük yazar aslında Bergenlidir ve şehrin orta yerindeki kocaman heykel de bunu tüm dünyaya bildirir.

    - Stave Kilisesi: 1150 tarihinde yapılmış eşine az rastlanır bir ahşap kilise.

    - Lofonten Adası: Yüzüklerin Efendisi filmini seyretmiş olanlar bu adaya gittiklerinde kendilerini tanıdık bir coğrafya da bulacaklar. Adanın muhteşem doğası, sarp kayalıklar, yem yeşim çalılar ve karaya dört koldan hücum eden denizin benzersiz bir uyumunu sunuyor. Adada iki müze ülkenin balıkçılıktaki tarihini ve gelişmişliğini ortaya koyar nitelikte. Özellikle balıkçı köyü müzesindeki canlandırmalar etkileyici. Moskenes Kilisesi ile adını aldığı liman yerleşiminde 16. yüzyıldan beri hizmet veriyor.

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]