Normal Doğum mu ? Sezaryen mi ?

'Bebek Bakımı' forumunda EyLüL tarafından 20 Eylül 2011 tarihinde açılan konu


  1. Normal Doğumun Avantajları ve Sorunları neler?
    Sezeryan Doğum Nasıl olur?
    Normal Doğumun Başladığını Nasıl Anlarız?

    Son yıllarda çok sorulan ve çok konuşulan konulardan birisidir.
    Bundan on beş, yirmi yıl önce böyle bir soru fazla sorulmazdı. Doğumun sadece normal yapılması doğal kabul edilirdi. Birçok ülkenin sağlık politikalarında normal doğum önerilir ve teşvik edilir. Sadece anne ve bebek hayatım tehdit eden durumlarda sezaryen önerilir. Sezaryenin ilk tercih değil, zorunlu olduğu durumlarda yapılması tavsiye edilir.
    Neden son zamanlarda sezaryen oranları fazladır?
    Teknolojinin ilerlemesi
    Yardımla üreme tekniklerinin gelişmesi
    Evlilik yaşının daha geç olması dolayısıyla geç yaş gebelikleri
    Gıdaya ulaşmanın kolaylığı
    Kilolu bebek oranlarında artış
    İnsanların normal doğumun sürprizlerine, vaktinin tam olarak bilinmemesine ayıracak zamanlarının olmaması
    Modern yaşamla birlikte hareketsizlik ve daha sonra değineceğimiz birçok sebepten dolayı sezaryen oranları hızla artmıştır.

    NORMAL DOĞUMUN AVANTAJLARI VE SORUNLARI
    Normal doğum nedir?
    İnsanlığın belirmesinden beri insanoğlunun üreme şeklidir. Bebeğin anne rahmini vaginal yoldan terk etmesidir. Bu süreçte karın kasları, çatı kemikleri, pelvis tabanı kasları ve bebek hep birlikte büyük bir uyum içinde çalışırlar.
    Normal doğumda annenin kasları, kemik yapısı, kilosu, gayreti, morali çok önemlidir. Bebeğin geliş şekli, kilosu, başının büyüklüğü, omuzlarının genişliği, doğum kanalında yapması gereken hareketleri doğru yapması da oldukça önemlidir.
    Doğum eylemi ne zaman başlar?
    Anne rahminde gelişmesini tamamlamış bebeğin dünyaya gelmesi için rahim kasılmalarına ihtiyacı vardır. Genellikle 36-38. gebelik haftasına kadar rahim kasları uyaranlara duyarsızdır. Rahim ağzı sıkıca kapalıdır.
    Doğum eyleminin başlaması ani bir olay değildir, bir süreçtir. Beyinden salgılanan bazı hormonlar ve kimyasal maddeler kasılmaları başlatır. Gebeliğin son ayında başlayan bu zararsız kasılmalar, bebeğe zarar vermez onu doğum kanalına doğru iter, rahim ağzını yumuşatarak doğuma hazırlar. Bu kasılmalar anne tarafından da ağrı olarak hissedilmez.
    Doğum gerçekleştikten hemen sonra aylarca büyüyen genişleyen rahim kasları hızla küçülür, damarlar bu küçülen, kısalan kaslar arasında sıkışırlar, ağızları kapanır, dolayısıyla aşırı kanama vücut tarafından engellenir. Tabii olan bu mekanizmanın uyumunun bozulduğu haller de sonuçları oldukça üzücü olabilir.
    Doğumdan hemen sonra yine hormonlar ve kimyasal maddelerin uyarısı ile bebeği besleyecek olan süt, anne memesinden salgılanmaya başlar.
    Lohusalık döneminde de rahim küçülerek yeni bir gebeliğe hazır hale gelir.

    Doğumun başladığını nasıl anlarız?
    Gerçek doğum ağrıları başlamadan birkaç hafta önce gebenin karın şeklinde değişiklik olur. Rahimin en tepe noktası biraz aşağı iner, bu durumda bebek başı doğum kanalının girişine yerleşmiştir.

    Nişan:
    Kendiliğinden sümüksü kanlı sıvının gelmesidir. Bu olay olduktan sonra doğum genellikle ilk 48 saatte olur.
    Suların gelmesi:
    Bu durumda amnios kesesi açılmıştır, doğumun başladığını gösterir, ilk 24 saatte doğum beklenir.

    Ağrıların başlaması:
    Gerçek doğum ağrıları rahimin alt kısmında başlar, aşağıya doğru yayılır, daha çok belin alt kısmında hissedilir. Doğumu başlatan rahim kasılmaları ağrılıdır. Doğum ağrıları istem dışı olur. Doğum eyleminin ilk aşamalarında yaklaşık 10 dakikada bir olur. Doğum ilerledikçe ağrılarda sıklaşır. Doğum yaklaştığında 1 dakikadan daha sık olabilir. Yaklaşık 3-5 dakikada bir gelen ağrılar aktif ağrılardır.

    Tüm gebeler, doğum başladığında hastaneye yatırılmalıdır.
    Normal doğumun avantajları nelerdir?
    Doğal bir süreçtir, çok fazla müdahaleye gerek yoktur.
    İyileşme süreci daha hızlı olur.
    Normal hayata dönüş daha hızlıdır.
    Anne ile bebek arasındaki bağ çok daha çabuk kurulur.
    Süt salgılanması daha erken olur.
    Böyle önemli bir hadiseyi başarmış olmak, annenin psikolojisini olumlu etkiler.
    Bebek sürece aktif olarak katılır, doğum kanalından geçerken dışarıya adaptasyonunu hızlandıran maddeler salgılanır.
    Komplikasyon olmamışsa doğumdan sonra tıbbi yardım alması gerekmez.
    Kuvöz, oksijen desteği ihtiyacı sezaryen ile doğan bebeklere göre daha azdır.
    Normal doğumun ekonomik maliyeti daha azdır. Hastanede kalma süresi daha kısadır
    Çok korkulan doğum ağrıları artık epidural anestezi gibi yöntemlerle ya hiç hissedilmez veya çok az hissedilir hale gelebilir.

    Normal doğumun dezavantajları nelerdir?
    Ağrılı bir olaydır, bu nedenle korku uyandırır.
    Bebeğin pozisyonu, başının pozisyonu çok önemlidir, bunlardaki aksamalar bebek ve anne için hasarlara neden olabilir.
    Her şey çok normal giderken- bebeğin oksijensiz kalması gibi- etkileri çok ciddi komplikasyonlar gelişebilir.
    Anne ile doğuma yardım eden kişinin uyumu, güveni çok önemlidir, psikolojik faktörler çok önemlidir, bazen bu ilişki kopabilir bu da doğumu olumsuz etkileyebilir.
    4000 gr ve daha kilolu doğumlarda bebek ve annenin doğum kanalı zarar görebilir.
    Doğum anında bazen önceden tahmin edilemeyecek şekilde bebeğin omuzu doğmayabilir veya zor doğabilir, buna bağlı olarak kol siniri zedelenebilir, felçler olabilir.
    Bebeğin doğum kanalında oksijensiz kalmasına bağlı olarak beyin hasarı oluşabilir, ilerde öğrenme bozuklukları gelişebilir.
    Annede plasentanın erken ayrılmasına bağlı olarak hayati kanamalar olabilir, doğum ilerlemiş olsa bile acil sezaryene gidilebilir.
    Doğum kanalında ciddi yırtıklar oluşabilir, atoni olabilir, saatler süren müdahaleler, kan nakli ihtiyacı doğurabilir.
    Vakum, forseps gibi bebeğin başından çekilerek yapılan müdahaleler gerekebilir.
    Doğum sonrası dikişlerin iyileşmesinde sorunlar olabilir.
    Makatın kapanmasını sağlayan sfinkter kasları yırtılabilir, operasyon gerekebilir.
    İlerleyen yaşlarda idrar kaçırma gibi sorunlar daha sık görülebilir.
    Tüm bu dezavantajların gerek doktor, gerekse hasta ve yakınları arasında oluşturduğu endişe ve korku sezaryen ile doğum oranını artırmaktadır.

    SEZARYEN-SECTİO AVANTAJ VE SORUNLARI
    Sezaryen nedir?
    Sezaryen (ameliyatla doğum) annenin batın katlarının ve rahminin kesilerek bebeğin doğurtulmasıdır.
    Vaginal doğum anne ve bebeği riske sokuyorsa sezaryen uygulanır.

    Sezaryen uygulama nedenleri nelerdir?
    Plasentanın bebeğin önünde olması, yani bebeğin önünü tıkaması Bebeğin büyüklüğü ile annenin çatısının uyumsuzluğu Rahim kaslarının yorgunluğu, doğumun ilerlememesi
    Plasentanın erken ayrılması
    Bebeğin doğum kanalına oksiput posterior denilen normal şekilde değilde anormal şekillerde girmesi
    Preeklampsi, eklampsi
    Fetal distres (doğum eylemi öncesi veya eylem sırasında bebeğin kötülük halinin tespit edilmesi)
    Kordon sarkması
    Bazı çoğul gebelikler
    Gebelik diyabeti
    Rh uyuşmazlığı ve diğer tehlikeli durumlar Rahim ağzı kanseri Önceden rahimde kesi varlığı Doğum kanalını kapatan tümörler Aktif Herpes ve kondilom olması Annenin ağır kalp hastası olması Annenin HIV enfeksiyonun olması
    Sezaryen sebeplerinin bazıları kesindir. Bazıları da kişilerin değerlendirmesine bağlıdır.
    Tüp bebek yöntemi ile oluşan gebeliklerin çoğu sezaryenle gerçekleşir ama tüp bebek yaptırmış olmak sezaryen nedeni değildir, bu daha çok kıymetli gebelik olarak değerlendirilir.

    Sezaryen yapılmaması gereken durumlar nelerdir?
    En önemli kontrendikasyon uygun sezaryen sebebinin olmamasıdır. Karın duvarında iltihap varlığında, ölü bebek, anormal bebek varlığında sezaryen önerilmez.

    Sezaryen ile doğumun avantajları nelerdir?
    Daha önce bahsettiğimiz normal doğumun riskli olduğu durumlarda hayat kurtarıcıdır.
    Zamanlaması yapılabilir.
    Bebekte doğum travması görülme ihtimali yok denecek kadar azdır. Annenin daha sonraki yaşamında idrar kaçırma gibi sorunları normal doğum yapanlara oranla daha azdır.

    Sezaryen ile doğumun dezavantajları nelerdir?
    Sezaryen doğumlarında anne ölüm oranı normal doğumun iki katıdır, İsteğe bağlı sezaryenlerde erken doğum önemli bir sorundur, Sezaryen bebeklerinde daha çok solunum sıkıntısı görülür, Ameliyat bölgesinin iltihaplanması,
    Annede barsak, mesane gibi iç organ yaralanmalarının riskinin artması,
    Bir sonraki doğumun genellikle sezaryen gerektirebilmesi,
    Anestezi riskleri,
    Sorunsuz normal doğuma göre iyileşme süresinin daha uzun olması,
    Hastanede kalma süresinin daha uzun olması,
    Süt salgılanmasının daha geç olması,
    Normal doğuma göre daha maliyetli olması,
    Genellikle; vaginal yol, doğum için daha uygundur ve ilk tercih olmalıdır.

    SEZARYEN SONRASI NORMAL DOĞUM
    Son yıllarda bazı Avrupa ülkeleri ve ABD'de sezaryen sonrası normal doğum oranları artmıştır. Sezaryenlerin %30'u önceki doğumun sezaryen olması nedeni ile yapılır.
    Bu nedenle bir komplikasyon öngörülmüyorsa vaginal doğum oranları artırılmaya çalışılır.
    ilk sezaryen nedeni kalıcı bir neden değilse normal doğum düşünülebilir.
    Öncelikle hasta normal doğumu tercih etmelidir.
    ilk sezaryende kesi enine yapılmış olmalıdır.
    Bu gebeliğinde çoğul gebelik, pozisyon bozuklukları olmamalıdır.
    En korkulan sonucu rahmin yırtılmasıdır, bu nedenle yırtılmayı maskeleyebileceği için epidural anestezi sezaryen sonrası normal doğumda tercih edilmemelidir.
    Uygun şartlarda rahmin yırtılma oranı %0,2-l,5 civarındadır.


    (Dr. Yavuz Furuncuoğlu)