Nezaket İle İlgili Şiirler

'En Güzel Şiirler' forumunda Bella tarafından 28 Nisan 2012 tarihinde açılan konu


  1. Nezaket İle İlgili Güzel Şiirler,


    En Güzel Nezaket Şiirleri,


    Nezaket

    Edeptir nezaket, irfanlı bakış,
    Topluma saygılı hâldir nezaket,
    Duruşu çiçektir, kelâmı nakış,
    İnsanlığa giden yoldur nezaket.

    Dalkavuk kimisi hoyratı över,
    Kimisi isyankâr dizini döver,
    Kimisi pervazsız küfürü sever,
    Sükût-u altındır dildir nezaket.

    Ne oğul bellidir ne de babası,
    Rekabete girmiş haset çabası,
    Kibarlık iflasta insan kabası,
    Bunları terk eden kuldur nezaket.

    Yıkmış nezaketsiz iman bendini,
    Esir olmuş nefse över kendini,
    Kabalık mesleği Şeytan son dini,
    Onun için geçmez puldur nezaket.

    Takvadır nezaket giyenler veli,
    İmanın süsüdür bildim bileli,
    Yetimdir nezaket, Nebi gideli,
    Edepli hayâlı hâldir nezaket.

    Ömer nezaketi eyledim beyan,
    Nezaket yolumdur Allaha ayan,
    Nezaket figanda yok mu bir duyan,
    Cihanda en nazik güldür nezaket.

    Ömer Ekinci Micingirt



    Nezaket


    Ah nezaket nezaket seni sevmek felaket
    Nerden çıktın karşıma çakır gözlü nezaket

    Nezaketli nezaket kaşın gözün bir afet
    Bak ne hale getirdin çarptın beni nezaket

    Ah vicdansız nezaket gel de beni mutlu et
    Her yerine meftunum üzme beni nezaket

    Bembeyazsın nezeket güneş çıktı dikkat et
    Süte benzeyen tenin bozulmasın nezaket

    Çok güzelsin nezaket her yerinde asalet
    Oran buran oynuyor kötü oldum nezaket

    Yaklaş bana nezaket dudaklarını lütfet
    Bir buseni çalayım çok fettansın nezaket

    Sen neymişsin nezaket sanki herşeyin servet
    Bir geceye razıyım hediye et nezaket

    Haydi tatlı nezaket yatağıma gel park et
    Beden tir tir titriyor gel de durdur nezaket

    Bir şiirsin nezaket satırların kaç adet
    Bir kaçını okudum sonu nerde nezaket

    Allah-tan kork nezaket öderim nedir diyet
    Çıldırmak üzereyim 'kapat onu' nezaket


    Kadir Albayrak



    Nezaket

    Ne zaman
    yıldızlardan baksa nezaket
    kırık bir meydan sazını
    çalar dururdu annesi

    kasabaya inerdi kurtlar
    nezaket mahallenin yosması
    alevden yataklarda adamlar
    ağzından içerlerdi suyu
    uzun memeli kadınlar
    basıncaya kadar uykuyu

    mezarımın içinden doğrulur
    seslenirdim;
    nezaket! nezaket!
    yüzünün gamzesinden sürme beni
    her dolunayda yeniden
    öldürüldüğüm yataklara gönderme

    Tuğrul Keskin



    Nezaket

    Nezaket
    Tatlı dille kandırmak
    Kibar sözlerle baskı yaratmak
    Değil

    Açık konuşmak, net
    Süssüz ama doğru
    Kaba sanılsa da
    Saygıdan

    Kibar gibi kaba olmaktansa
    Hiç konuşmamak
    Susmakmış
    Nezaket

    Kendini önce
    Karşındakini
    Daha önce sevmekmiş
    Nezaket

    Salak tarifi gibi mi oldu söyle
    Olsun, akıllı olmaktansa öyle

    Yaşanırmı yalan dünya böyle
    Salaklarla dolu olsa keşke

    Ferruh Özleyen



    Nezaket Adına!

    Ne ‘teşekkür’, ne de ‘lütfen’ karşılıksız kalır sanma;
    Karşındaki hoşnut olur, yeter ki yürekten söyle.
    Zamanını, enerjini boşa harcıyorsun sanma;
    Harcanan nezaket olur, hepten üzülürüz böyle.

    ‘Rica’ etmek saygıdandır, ödün veriyorsun sanma;
    Karşındaki kabul eder, yeter ki yürekten söyle.
    Duyguları, dilekleri yere çalıyorsun sanma;
    Titreşen nezaket olur, hepten üzülürüz böyle.

    Saygıda da, sevgide de ‘sonsuzluk’ bulunur sanma;
    Karşındaki saygı duyar, yeter ki yürekten söyle.
    Sonsuzluk Allah’a mahsus, azameti kendin sanma;
    Yıpranan nezaket olur, hepten üzülürüz böyle.

    ‘Tek taraflı’ saygı, sevgi ve hoşgörü vardır sanma;
    Karşındaki umut eder, yeter ki yürekten söyle.
    Bencillik insana mahsus, aşırısı haktır sanma;
    Tükenen nezaket olur, hepten üzülürüz böyle.

    Seçil Karagöz



    Sevgi bahçesinde unutulanlar

    İnsanların aklında, en son sözler kalırmış
    Nezaket acıların, sızısını alırmış
    Hatırlamak aramak, kalpten sevgi çalarmış
    Nezaket olmayınca, dostlar yaya kalırmış..

    Kıymete geçmeyince, söz tekrarı olmazmış
    Sevilen duymayınca, söz söyleyen kalmazmış
    Sahibi gelmeyince, şarkılar okunmazmış
    Teşekkür yetersizse, söylenmiş sayılmazmış..

    Bir mutlu toplantıdan, erken çıkmak kırarmış
    Gelmeyip üzülmeyen, kalpte yara açarmış
    Vefalı bir dost çıkar, o yarayı sararmış
    Gönülsüz sohbetlerin, tekrarı hiç olmazmış..

    Güçlü olan kalemler, sayfalara sığmazmış
    Ruhu soğuk olanlar, ağzını hiç açmazmış
    En iyi dost olanlar, dost yanından kaçmazmış
    Bin defa gelse bile, bunu geldim saymazmış..

    Sevginin bahçesinde, unutan unutulur
    Ondan sonra tüm sözler, söylenmez ve yutulur..
    Yersiz akan göz yaşı, sevgiyle kurutulur
    Kişi neyi ekerse, biçerken onu bulur..

    Erol Güngör