nevruz nedir ve nevruz gelince ne yapılır

'Sorun Cevaplayalım' forumunda Sitem tarafından 11 Şubat 2012 tarihinde açılan konu


  1. nevruz nedir ve nevruz gelince ne yapılır

    Nevruz, Farsça “Yeni Gün” anlamına gelir. Baharın gelişini, tabiatın uyanışını simgeleyen Nevruz; her yıl 21 Mart’ta kutlanır.

    Nevruz, Türkler’in ilk millî bayramıdır. Çin kaynaklarında; Hunlar’ın milattan yüzlerce yıl önce 21 Mart’ta hazırladıkları yemeklerle kırlara çıktıkları, bahar şenlikleri yaptıkları görülmektedir. Uygurlar’ın Nevruz kutlamalarını tasvir ettikleri tabloları bulunmaktadır. Osmanlılar’ın ise “Sultan-ı Nevruz” adı altında bizzat padişahın katılımıyla törenler yaptıkları bilinmektedir. Yakın çağımızda da, Atatürk’ün Nevruz şenlikleri düzenlettiği ve kendisinin de katıldığı bilinmektedir.


    Nevruz, özbeöz bir Türk bayramıdır. Temeli beş bin yıllık Türk tarihiyle bir olan Nevruz; Türkler’de bir tabiat, varoluş, diriliş bayramı olarak algılanmıştır. Bunun içindir ki Nevruz’un diğer bir adı da Ergenekon’dur. Nevruz’un diğer bir adının Ergenekon olmasının nedeni: Toprağın yağmurlarla ıslanıp sonra üzerinin karla kaplanıp kısa bir ölüm uykusuna yatması ve daha sonra baharın (Nevruz’un) gelmesiyle yeniden canlanıp, dirilmesi aynı Türkler’in 400 yıl boyunca dört tarafı yüksek dağlarla kaplı bir vadide sıkışıp daha sonra dağları aşıp hürriyetlerine kavuşması yani yeniden dirilmesi olayına benzetilmesindendir.

    nevruz gelince ne yapılır

    Türk Dünyasında Nevruz kutlamalarının içeriği ve ifade ettiği simgesel anlatım hemen hemen aynıdır. Fark yalnızca, çok geniş Türk dili konuşulan coğrafyada bayram kutlamalarının çeşitli uygulamalarında ortaya çıkar. Sözgelimi Azerbaycan’ da Nevruz Bayramı yaklaştığında onun kutlanılması hazırlıklarına başlanır. 21 Mart’tan önceki haftanın son Çarşamba günü de özel Nevruz Arifesi olarak kutlanır. Ayın 21′inden başlayarak 3 gün bayram edilir. Genel törenler ise Nevruz Arifesi Çarşamba gününden başlar: Kosa-kosa, Papak Atma, Anabala, Diredöyme gibi ilginç halk oyunları vb. oynanır. Evlerden hediyeler alabilmek için kapıdan veya bacadan torba atmak veya ,şal sallamak, ateşin üzerinden atlamak, yumurta boyamak veya tokuşturmak, yeşil semeni, yani cücertilmiş buğday vb. Nevruz Bayramında ve önceki Çarşamba günlerinde yapılan Nevruz geleneklerindendir. Azerbaycan’da kutlanılan Nevruz Bayramlarında bir başka görülmeye değer olaylardan biri de Nevruz sofrasıdır. Nevruz sofrasında ne olmaz ki? Azerbaycan mutfağının en güzel yemekleri. Özellikle de pilavları! Parça döşeme pilav, Levengi pilavı vb. Aynı zamanda çeşitlili baklavalar, şekerbura, ,seker çöreği ,şor goğalı, bayram sofralarını, kent ve kasabalarda gezi ve dinlenme yerlerindeki köşkleri, mağaza vitrinlerini bile süsler.

    Nevruz Bayramı Kazaklarda 21 Mart’tan itibaren büyük bir coşkuyla kutlanır. Nevruz’dan önce evler temizlenir, herkes en iyi elbiselerini giyer, koyun, sığırr, deve ve at keser. Büyük kazanlarda köce (katı peynir, buğday, darı gibi yedi çeşit gıdadan oluşan çorba) adı verilen Nevruz çorbası içilir. Kökpar (Gök Börü oyunu), kız kuvuv (Kızın erkeği kovalaması oyunu), böyge (At yarışı), güreş, canbı almak, gümüş almak vb. sportif ve halk oyunları oynanır.

    Nevruz Bayramından beş altı gün önce, her Türkmen ailesi eşyalarını dışarı çıkarıp temizleyerek hazırlığa başlar. Evlerdeki temizlik insanlarda da görülür. Yeni yılı temiz karşılamak için yıkanmak da şarttır. Bir başka hazırlık da, yeni yılı yeni giysi ile karşılamaya yöneliktir. Eğer dikkat ederseniz, Türk halkları içerisinde kendi milli giysileriyle en fazla farklılık gösteren de Türkmenlerdir.

    Özbeklerde Nevruz sofrasına “s” harfi ile başlayan yedi tür yemek koyma geleneği vardır. Bu bayram yemekleri; “samsa, sebzi, seb, sümelek, sedana, sevyağ ve süt”ten oluşur. Yine bu sofraya “s” harfi ile başlayan yedi tür baharat koymak şarttır. Bunlar; “sebzi, sepand (taşbagatal), sib (elma), sir (sarımsak, piyaz), sirke, seter (taşçöp), sumah (tatum)” tohumlarından çıkan baharattır. Nevruz Bayramı kutlamalarında, Özbeklerde ve Uygurlarda en çok ilgi çeken Nevruz sofrasının zenginliği, çeşitli yemekve tatlıların hazır bulunmasıdır. Bu ise düşüncemize göre erken yerleşik Türk kültürünün bir belirtisi olsa gerek.