Nereden Nereye Geldik

'Masallar ve Hikayeler' forumunda alemşah tarafından 20 Mart 2010 tarihinde açılan konu


  1. Nereden Nereye Geldik
    ismail yağcı türkiye gazetesindeki ibretlik bir makalesi

    1946 senesinde 6 yaşındaydım. O sene ilkokula başladım. Anadolu'da küçük bir ilçe. Kalem, kalemtıraş, silgi, önlük, yaka, defter ve kitaplar; hepsi Paralı ve pahalı. Rahmetli büyüklerim bunları temin için çok zorlanmıştı. Ama o zamanlar "kalem köpeği" dediğimiz kalemtıraşını alamamıştı. Bir benim değil, sınıfta hiçbirimizin yoktu. Öğretmenimizin çok keskin bıçağı vardı. Hepimizin kalemini ustaca, sabırla ve çabucak açardı. Meğer o zamanlar öğretmen olmanın şartlarından biri de iyi kalem açabilmekmiş! Sonraki yıllarımda da öğretmenlerimi hep böyle gördüm. Okula başlarken ayağıma bir "Soğukkuyu" lastik ayakkabı alınır, onun da kış girmeden tabanı delinirdi. Hani Anadolu'da "kara lastik" denilen cinsten. Etrafımda sık sık "Seyfe hikayeleri" anlatılırdı. Merak ettim. Meğer Ülkenin 1941-1943 Senelerinde her tarafında ekmek karneye bağlanmış. Yani ekmeğinizi kendi paranızla istediğiniz fırından, istediğiniz kadar alamıyorsunuz. Kişi başına, yarım Ekmeklik, üstünde günü yazılı kuponlar veriliyor. Eğer o gün fırında ekmek bittiyse, Kupon da GÜNLÜ ya, Kupon yanıyor. Fırınlarda ön ve arka iki kapı var. Aynı paraya ön kapıdan gelenlere esmer undan ekmek, arka kapıdan eşraf ve bazı memurlara da aynı paraya ve karnesiz, yani beyaz undan ekmek vardır verilirmiş. Bu ekmek kuponlarının bir suretini Halen saklarım ...


    Işte bu karneli düzenden bizleri kurtarmak isteyen rahmetli babam, 15 km uzaktaki ilçeye Seyfe köyüne bizleri götürmüş. Orada ziraate başlamış. Bakliyat komşu köylere götürüp, yerine buğday alırmış. Tuz vesika ile ve Tekel'den hem de çok pahalı alınırdı. Seyfe Gölü kıyısında, tabii tuz birikintileri vardı. Kürekle topla al. Nerdeee! Tekel kolcuları Kürek ve merkebinize kadar müsadere eder ve bir tutanakla süresiz hapse atarlardı. Işte biz ailece, o Hayati tehlike dolu iki seneyi, bir köyde geçirmişiz ...


    Şimdi mi? Gitseniz bir fırından iki TIR dolusu ekmek alsanız, size kimse bir şey sormaz. Öğrencilerin kitap ve diğer bazı ihtiyaçları devletçe karşılanıyor. Okullar bilgisayar dolu. Ayrıca bazı giderler için okuyan çocuk başına, devlet aileye Maaş veriyor. Şimdi bu uygulamaya kızanlara "Nerdeeen nereye?" Demekte Haksız mıyım? ..
     



  2. :f118:"fe eyne tezhebun" - nereye bu gidiş ??
    nereye kadar..


    Tekvir - 26.ayet