Neolitik Çağda Anadolu

'Ders notları' forumunda EyLüL tarafından 17 Kasım 2011 tarihinde açılan konu


  1. Neolitik Çağda Anadolu
    Neolitik Çağda Anadolu Medeniyetleri
    Türkiye'deki Neolitik Çağ Araştırmaları

    Anadolu Yarımadası, uygarlık tarihinin her döneminde önemli bir rol oynamış, bu topraklarda gelişen uygarlıklar, insanlık tarihinin önemli basamaklarını oluşturmuştur.

    Anadolu, son yıllardaki Neolitiki döneme ait yeni bulgularla, insanlık tarihi açısından çok ayrıcalıklı bir konum kazanmaktadır. Günümüz uygarlığının temellerinin Neolitik dönemde atıldığını ve bu süreçte Anadolu’nun katkısının, önceleri düşünüldüğünden çok daha fazla olduğu giderek daha iyi anlaşılmaktadır.

    İnsanlığın uzun süren serüveni içinde Neolitik dönem, günümüz uygarlığının temellerinin atıldığı, yeni bir yaşam biçiminin kurallarının belirlendiği, her açıdan “devrim” sayılacak kadar önemli bir süreçtir. Neolitik kültürün oluşumunda Anadolu’nun ne kadar büyük bir katkı yaptığı ve bu yeni oluşumu tetikleyen ana bölge olduğu son yapılan kazılarla anlaşılabilmiştir. Anadolu’nun insanlık tarihine yaptığı en özgün katkının Neolitik döneme ait olduğu anlaşılmaktadır.

    Bu kitapta, Anadolu’da Neolitik Çağ araştırmalarıyla ortaya çıkan sonuçların uygarlık tarihi açısından taşıdığı önemi yorumlamaktan çok, her biri şaşırtıcı sonuçlar veren yeni kazılar, bu çalışmaları gerçekleştiren meslektaşlarımızın kendi anlatımlarıyla yer almaktadır.

    Bu yayınla tanıtılmaya çalışılan kazıların hemen hemen hepsi hâlen süregelmekte olan çalışmalardır. Her yıl kazı alanları genişledikçe yeni bulgular ortaya çıkmakta, bilgiler ve buna bağlı olarak yorumlar da değişmektedir.

    Arkeoloji ve Sanat Yayınları olarak, Anadolu’nun Neolitik dönemi ile ilgili, dilimizdeki bu ilk toplu yayını kültürümüze kazandırırken, iki ciltlik bu eserin yalnızca Neolitik döneme yönelik araştırma ve kazıların sayısının artmasına değil, ayrıca toplumumuzun da bu dönemin nedenli büyük bir önem taşıdığının bilincine varmasına katkıda bulunması başlıca dileğimizdir

    Neolitik Çağda Anadolu Medeniyeti
    Urfa yakınlarında yer alan Göbekli Tepe'de sürdürülen arkeolojik kazılarda, tarih öncesi yaşam ve uygarlığa geçişle ilgili yerleşik bilgileri altüst edecek buluntulara rastlandı. Buluntular, taş çağında yaşayan avcı-toplayıcı atalarımızın yalnızca yaşamda kalma savaşı vermediklerini gösteriyor. Yaklaşık 11 000 yıl önce Anadolu topraklarında yaşayan atalarımız, günlük gereksinimlerini gidermenin yanı sıra doğayı anlamaya çalışmışlar, doğaüstü güçlerin ya da tanrıların varlığına inanmışlar, dinsel törenler için düzenli aralıklarla bir araya gelmişler.
    Bu dinsel törenlerde hep birlikte inançlarını simgeleyen hayvan ve insan kabartmalarıyla süslü tapınaklar, dev boyutlu dikili taşlar yapmışlar. Kazıyı yürüten kazıbilimciler, bu verilere dayanarak yerleşik yaşama geçişte ekonomik ya da ekolojik nedenlerin değil, bu kalabalık ve uzun süreli dinsel törenlerin rol oynamış olabileceğini düşünüyorlar. Bu da uygarlığın, sanıldığı gibi, Filistin ya da Mezopotamya'da değil Anadolu'da doğduğunu gösteriyor.

    Türkiye'deki Neolitik Çağ Araştırmaları
    Tarihöncesi uygarlığında, Epipaleolitik/Mezolitik Çağ'dan sonra gelen, Pleistosen'den Holosen Dönemi'ne geçişle birlikte oluşan yeni iklim şartlarına ve onun oluşturduğu çevreye uyum sağlayan insanoğlunun besin üretime geçtiği ilk döneme Neolitik Çağ adı verilmiştir. Eski tanımlarda tarım, hayvan evcilleştirme, yerleşik yaşam ve çanak çömlegin olduğu döneme Neolitik Çağ adı verilmekteydi.
    Son yıllarda yapılan araştırmalar bu dönemin birbirinin içine giren karmaşık yapı taşlarından oluştuğunu ve dönemi simgeleyecek tek bir olayın var olmadığını göstermiştir . Doğaya bağlı asalak bir yaşamdan, doğayla ortak bir yaşama geçiş pek çok bilim adamı tarafından uzun yıllar bir devrim olarak nitelendirilmiştir. Kültürel ve geleneksel değişimlerin çok yavaş olduğu ve pek çok yerde bu devrimin belirgin aşamalardan geçtiği saptanmıştır. Neolitik devrimin karmaşıklığı, bu dönemin daha çok kuramsal olarak açıklanmasına yol açmış ve oluşturulan modellerin bir kısmı günümüzde artık geçerliliğini kaybetmiştir.
    Türkiye Neolitik Çağ yerleşme yerlerinin dökümü verilirken, bu dönem çanak çömleğin var olup olmamasına dayandırarak ve basite indirgenerek;