Necip Fazıl Kısakürek Zindan Şiiri

'En Güzel Şiirler' forumunda EyLüL tarafından 9 Temmuz 2012 tarihinde açılan konu


  1. Zindan Şiiri Necip Fazıl Kısakürek



    Necip Fazıl Kısakürek Zindan Adlı Şiiri

    Zindan iki hece. Mehmed'im lafta!
    Baba katiliyle baban bir safta!
    Bir de geri adam, boynunda yafta
    Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
    Kavuşmak mı? Belki Daha ölmedim!

    Avlu Bir uzun yol Tuğla döşeli,
    Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
    Bu yol da tutuktur hapse düşeli
    Git ve gel Yüz adım Bin yıllık konak
    Ne Ayak dayanır buna, ne tırnak!

    Bir Alem ki, gökler boru içinde.
    Akıl, olmazların zoru içinde
    Üstüste sorular soru içinde.
    Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
    Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

    Bir idamlık Ali vardı, asıldı;
    Kaydını düştüler, mühür basıldı.
    Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı
    Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
    Bahçeye diktiği üç beş karanfil

    Müdür bey dert dinler, bugün "maruzat"!
    Çatık kaş Hükümet dedikleri zat
    Beni Allah tutmuş kim eder azat?
    Anlamaz; yazısız, pulsuz dilekçem
    Anlamaz! ruhuma geçti bilekçem!

    Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil
    Sayım var, maltada hizaya dizil!
    Tek yekün içinde yazıl ve çizil!
    İnsanlar zindanda birer kemmiyet;
    Urbalarla kemik, mintanlarla et.

    Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat;
    Zift dolu gözlerde karanlık kat kat
    Yalnız seccademin yöünde şefkat
    Beni kimsecikler okşamaz madem
    Öp beni alnımdan, sen öp seccadem!

    Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
    Dakika düşelim, senelik paydan!
    Zindanda Dakika farksızdır aydan
    Karıştır çayını zaman erisin
    Köpük köpük, duman duman erisin!

    Peykeler, duvara mıhlı peykeler
    Duvarda, başlardan yağlı lekeler
    Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler
    Duvar, katil duvar yolumu biçtin
    Kanla dolu sünger Beynimi içtin

    Sükut Kıvrım kıvrım uzaklık uzar
    Tek nokta seçemez dünyadan nazar
    Yerinde mi acep, ölü ve mezar?
    Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
    Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?

    Ses demir, Su demir ve Ekmek demir
    İstersen demirde muhali kemir.
    Ne gelir ki elden, kader bu, emir
    Garip pencerecik, küçük daracık;
    Dünyaya kapalı, Allah'a açık

    Dua, dua, eller karıncalanmış;
    Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
    Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış
    Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu
    İplik ki incecik, örer boşluğu

    Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş
    Karanlığında nur, yeniden doğuş
    Sesler duymaktayım; Davran ve boğuş!
    Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
    Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!

    Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
    Ölsek de sevinin, eve dösek de!
    Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
    Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
    Gün doğmuş, Gün batmış, ebed bizimdir!

    Necip Fazıl Kısakürek

    [​IMG]