Nasrettin Hocanın Fıkraları Uzun

Konusu 'Komik yazılar' forumundadır ve Sitem tarafından 11 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. Sitem Üye

    Uzun Nasrettin Hocanın Fıkraları


    Nasrettin Hocanın Uzun Fıkraları

    YEMEĞİN BUGUSU PARANIN SESi
    Hoca Akşehir'de Kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış, bir aşçıdır. Öbürü ise boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış:
    - Hocam demiş, bu adamdan davacıyım ben. Dükkanın önünde kuru fasülye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde bir somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasülye buğusunun ücretini istedim, vermedi.

    Hoca anlatılanları dikkatle dinledikten sonra fakire dönüp :
    - Doğru mu bunlar? diye sorar.
    - Evet, der fakir adam.
    - Öyleyse para keseni çıkar bakalım.
    Zavallı fakir, Kadı efendiye karşı gelemez. İçinde üç beş akçe bulunan kesesini hocaya uzatır.
    Hoca bu sefer aşçıyı çağırır yanına. Keseyi kulağına yaklaştırarak şıngırdatmaya başlar. Sonra da :
    - Haydi der aldın işte alacağını!
    Aşçı: - Nasıl olur? diye şaşkınlığını belli eder. Paramı
    vermediniz henüz.
    Hoca cevap verir:
    - Fazla uzatma der, yemeğin buğusunu satan, paranın da sesini alır elbet!...


    DÜNYANIN DENGESi
    Hoca'nın, her sorunun altından kalktığını duyan bir adam:
    - Benim soruma bir cevap bulamaz diye öğünür.
    Günlerden bir gün yolda karşılaşırlar. Adam sorar :
    - Hocam der, söyler misin, sabah olupda insanlar evlerinden çıkınca ne diye hep aynı yöne gitmezler de kimi o yana, kimi bu yana gider?
    Hoca hemen cevabını verir sorunun:
    - Yahu efendi der, herkes aynı yöne gidecek olursa dünyanın dengesi bozulurdu!.

    KIYAMET KOPACAKSA
    Hoca'ya bir oyun oynamak isteyen üç beş komşusu:
    - Hocam derler, duyduk ki yarın kıyamet ko
    pacakmış. Gel senin şu kuzuyu kesip yiyelim.
    Söyleyene inanmadığı halde:
    - Olur der hoca, dediğiniz olsun. Bir dere kenarında kızartır yeriz.
    Güle oynaya derenin kenarına gelirler. Kuzu kızartılırken Hoca :
    - Haydi der, ırmağa girip serinleyin biraz. Hava
    çok sıcak.
    - Hay sağ olasın Hoca derler. Sen hele kuzuyu kızartıver.
    Sonra soyunup ırmağa girerler neşeyle.
    Onlar yıkanıp eğlenirken hoca hepsinin elbisesini
    ateşe atıp bir güzel yakar.
    Adamlar dereden çıkıpda olanları anlayınca :
    - Yahu hocam derler ne yaptın sen? Şimdi nasıl
    döneceğiz köye?
    - Bu kadar üzülmeyin canım der hoca gülerek.
    Nede olsa yarın kıyamet kopacak. Elbiseye ne gerek
    var..



    PAPAZIN SAKALI

    Kendini beğenmiş bir papaz çıkar Hoca'nın karşısına.
    - Bütün dünyayı dolaştım, sorularıma cevap
    veren kimse çıkmadı. Bir de sana sorayım Hoca
    - "Söyler misin, kaç tane yıldız var gökyüzünde?"
    Hoca cevap verir :
    - Bir eşeğin kılları kadar...
    - Nasıl cevap bu der papaz, eşeğin kılları sayılır mı hiç?
    - Peki der hoca, gökteki yıldızların sayılabileceğini kim söylemiş?
    Papaz:
    -İkinci sorumu bil bakalım. Sakalımda kaç tane kıl
    vardır benim?
    Hoca yine cevap verir:
    - Eşeğin kuyruğunda kaç kıl varsa o kadar.
    - Nereden biliyorsun diyecek olur papaz. Hoca şöyle anlatır:
    - İnanmazsan otur şuraya. Sıra ile bir eşeğin kuyruğundan kıl koparalım bir senin sakalından. Eğer senin yüzün kabak gibi ortaya çıktığında eşeğin kuyruğunda hala kıl kalırsa senin haklı olduğuna inanırız.
    Papaz sus pus olup sıvışır hemen..

    YALANCI ŞAHiTLE HOCA'NIN EŞEĞi

    Hoca şehrin kadısını ziyarete gitmiş. Eşeğini de
    mahkeme kapısının önüne bağlamış. Bu sırada yalancı şahitlik suçundan ceza alacak bir adam getirmişler. O devirde böylelerine verilen ceza, bir eşeğin sırtına ters oturtulup çarşı pazar dolaştırılmakmış. Kadı Efendi hocadan eşeğini vermesini rica etmiş. Yalancı şahidi Hoca'nın eşeğine
    bağlayıp götürmüşler. O gün akşama kadar eşeğini
    beklemek zorunda kalmış Hoca.
    Bir başka gün yine Kadı Efendiyi ziyarete gelmiş
    Hoca. Yine aynı adamı yalancı şahitlik suçundan getirmişler. Hoca dayanamamış:
    - Yahu demiş bana baksana sen. Ya yalancı şahitlikten vazgeç, ya da kendine bir eşek satın al!.

Benzer konu başlıkları: Nasrettin Hocanın
Forum Başlık Tarih
( m-n-o-p ) Nasrettin Hocanın Resimli Hayatı 10 Mayıs 2012
Hakkında bilgi Nasrettin Hocanın Yaşadığı Yer 27 Nisan 2012
( m-n-o-p ) Nasrettin Hocanın Uzun Hayatı 26 Nisan 2012
Sözel Dersler Nasrettin Hocanın Türk Dünya Edebiyatına Katkıları 25 Nisan 2012
Güncel Bilgiler Nasrettin Hocanın Turşu Fıkrası 25 Nisan 2012