Nasıl Nefes Alırız

'Sağlık bilgisi' forumunda Wish tarafından 17 Nisan 2011 tarihinde açılan konu


  1. Nasıl nefes alıp veriris
    nasıl soluk alıp veririz
    Nefes alıp vermek, çeşitli kasların rol oynadığı mekanik bir olaydır. Ama bu olayda en büyük görev, akciğerlerin hemen altında kubbe biçiminde bir bölme oluşturan diyaframa düşer. Bu güçlü kas soluk aldığımız zaman kasılarak düzleşir ve akciğerlerin tabanlarını aşağıya doğru çeker. Böylece akciğerler soluk borusundan gelen havayı içine alır. Aynı anda Oksijen solukla içeri alınır ve akciğerlerde kana karışır. Daha sonra kan damarlarıyla bütün vücut dokularına taşınır. Dokularda oluşan karbon dioksit de kandan akciğerlere geçer ve solukla dışarı atılır.

    göğüs kasları da kaburgaları yukarıya ve dışarıya doğru çektiğinden, göğüs kafesinin içinde daha çok genişleme olanağı bulan akciğerlerin hava emme kapasitesi artar. Oysa olağan bir tempoyla soluk verirken bu kasların yardımına hiç gerek yoktur. Diyafram ve göğüs kasları gevşediği anda, süngersi ve esnek yapılan sayesinde hemen büzülen akciğerler normal boyutlarına döner. Böylece içeride sıkışan hava kendiliğinden dışarı çıkar.

    Bebekler doğmadan önce annelerinin kanındaki oksijenden yararlandıkları için akciğerleri büzüşmüş, düzenli solunum hareketleri de başlamamıştır (bak. Doğum). Doğumdan hemen sonra ilk soluğunu alan bebeğin akciğerleri, içlerine dolan havayla açılıp genişler; bu arada kan dolaşımı da anneden bağımsız duruma geldiği için, bol miktarda kan oksijen yüklenmek üzere akciğerlere pompalanır.

    Solunum, ölüm anına kadar aralıksız süren bir yaşam sürecidir. Nitekim solunumun durması bir ölüm belirtisi olarak kabul edilir. Oysa vücut oksijen almadan da bir iki dakika kadar yaşayabilir. Bu nedenle, suda boğulanlara ya da soluk borusu tıkandığı için solunumu duranlara uygulanacak yapay solunum, ölmek üzere olan kişinin yaşamım kurtarabilir. "Hayat öpücüğü" denen ağızdan ağza yapay solunumda, ilk yardımı yapan kişi kaza geçiren kişinin ağzına kendi soluğunu üfler. Gerçi akciğerlerden dışarı atılan bu havada ancak yüzde 16 oranında oksijen vardır, ama bu bile ölmek üzere olan kişinin kendi solunumu başlayıncaya kadar yaşamını sürdürmesine yeterli olur.