Namaz Kılarken Esnemek

Konusu 'İslami Bilgiler' forumundadır ve Wish tarafından 6 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. Wish Üye

    Namaz Kılaerken Esnemek
    Namaz Esnasında Esnemek namazı Bozar Mı


    Namazda esnemek, gerinmek ve boğazı açıyormuş gibi yapmak. Mümkün olduğunca esnemeyi önlemeye çalışmalı, esnemek durumunda kalınca sağ el ile ağzı kapatmalıdır. Nezle vb. sebepten burnu akan kişi, burnunu mendille siler. Grip olan kişi de öksürecek olduğunda ağzını eliyle veya mendiliyle kapatmalıdır. Bu durumda olan kişilerin mescide gelmeleri de mekruhtur.

    Uyku, yorgunluk veya can sıkıntısı halinde, elde olmadan, ağzın kendiliğinden açılarak, uzunca bir nefes alıp verme hali. Bu hal bir bakıma, dalgınlık ve gaflet haline benzer. Bu ise, müslümana pek yakışır bir durum değildir. Bunun için Hz. Peygamber (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurmuştur:

    "Allah (c.c.), aksırmayı sever fakat esnemeyi sevmez. Bir kimse aksırıp "Elhamdülillâh" derse, bunu işiten müslümanların, "yerhamükellah " diye karşılık vermesi gerekir. Esneme ise, şeytandandır. Bunun için, esneme ihtiyacı duyan kişi mümkün olduğu kadar buna mani olsun. Çünkü biriniz esnediği zaman şeytan ona güler" (Buhâri, Edeb, 165, 166; Müslim, Zühd, 54; Tirmizî, Edeb, 1, 4; Nesaî, Cenâiz, 52).

    Namazda esnemek çirkin bir davranıştır. Hele bir de esnerken garip sesler çıkarmak daha da çirkindir. İnsan ne yapıyorsa onun hakkını vermeli, kendi anlamına uygun olarak yapmalıdır. Özellikle namaz kılan bir kişinin esnemesi veya gerinmesi, onun namazdan bir şey anlamadığını ve ne yaptığını bilmediğini göstermeye yeter. Böyle şuursuzca kılınan bir namaz, çevresindekileri rahatsız edeceği gibi, insanı da Kuranda belirtilen, “fuhşiyat ve münkerattan” da alıkoymaz. Yani insanın yapabileceği kötülüklerden ve çirkinliklerden engellemez. Bu sebeple, hadisi şeriflerde belirtildiği gibi, vakti girer girmez, ertelenip yorgunluk ve tembellik basmadan o vaktin namazı kılınmalıdır. Nitekim, şeytanın insanı oylayıp namazı ertelettiği hususunu daha önce belirtmiştik. Böyle, kendisine gaflet gelmiş ve rehavet çökmüş olarak namaza duran bir kişinin, önce kimin huzuruna çıktığını çok iyi bilmesi ve namazını da bir o kadar uyanık ve dinç kılması gerekir.

    Binaenaleyh, Peygamberimizi (s.a.v.), insanın böyle, gafilce namaz kılmasını hoş görmediği için değişik şekillerde ikaz etmiş ve namazda esnemenin şeytandan olduğunu belirtmiştir. Nitekim, Ebu Hureyre (r.a.)’den rivayet edilen bir hadisi şerifte, normal zamanda bile esnemenin şeytanından olduğunu belirterek şöyle buyurmuştur:

    “Esnemek şeytandandır. Binaenaleyh sizden herhangi biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu tutsun.”(1)

    Ebu Saidi’l-Hudri kanalıyla gelen bir hadiste ise, Rasül-i Ekrem (s.a.v)’in; “Biriniz namazda iken esneyeceği zaman gücü yettiği kadar esnemeyi hapsedip tutsun, çünkü şeytan girer.”(2) buyurduğu rivayet edilmektedir.

    Hadisi şeriflere bakıldığı zaman, her iki halde de insanın esnemeyi hapsetmesi, gerek namazda gerekse, içinde bulunduğu toplumda, ağzını sonuna kadar açarak esnemekten kaçınması emredilmektedir. Müslüman her yerde âdâbı muaşeret kurallarına uyan, nazik ve kibar bir insan olmak durumundadır. Çünkü kişinin yaptığı iyi veya kötü (özellikle kötü olan) bir davranışı, temsil ettiği din ile bağlantılı olarak değerlendirilmektedir. Bu yüzden insanların en nazik davranışlı olanı Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), Müslüman’ın davranışlarına dikkat etmesi, kendini daima kontrol altında tutmasını ve başkalarına tiksinti verebilecek şekilde ağzının içini göstermemesi gerektiğini vurgulamıştır. Bunun yanı sıra, ağzını alabildiğine açıp yayarak esneyen bir insanın, o anda kısmen müdafaasız kaldığını bildiği için, içeri girebilecek mikroplara ve diğer istenmeyen şeylere karşı da bu hadisi şerifi ile uyarmıştır.