Namaz hakkında ayetler

'Ayetler ve Hadisler' forumunda Semerkand tarafından 24 Temmuz 2008 tarihinde açılan konu


  1. Namaz hakkında ayetler

    Onlar, gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler (2/3)

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin (2/43)

    Sabır ve namazla yardım dileyin Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır (2/45)

    Ey iman edenler, sabırla ve namazla yardım dileyin Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir (2/153)

    Namazları ve orta namazını (üstlerine düşerek, titizlik göstererek) koruyun ve Allah'a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun (2/238)

    İman edip güzel amellerde bulunanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve zekatı verenler; şüphesiz onların ecirleri Rablerinin katındadır Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır (2/277)

    O mihrapta namaz kılarken, melekler ona seslendi: "Allah, sana Yahya'yı müjdeler O, Allah'tan olan bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir" (3/39)


    Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır (4/103)

    Gerçek şu ki, münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmaktadırlar Oysa O, onları aldatandır Namaza kalktıkları zaman, isteksizce kalkarlar İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı ancak çok az anarlar (4/142)


    Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rüku' ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir (5/55)

    Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır (5/58)

    Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister Artık vazgeçtiniz değil mi? (5/91)

    Bir de: "Namazı kılın ve O'ndan korkup-sakının (diye de emrolunduk) Huzuruna (götürülüp) toplanacağınız O'dur (6/72)

    İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası (Mekke) ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır Ahirete iman edenler buna inanırlar Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır (6/92)

    De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır" (6/162)

    Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazı dosdoğru kılanlar, şüphesiz biz salih olanların ecrini kaybetmeyiz (7/170)

    Onlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler (8/3)

    İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Allah'ı ve elçisini tanımamaları, namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir (9/54)


    Onlardan ölen birinin namazını hiçbir zaman kılma, mezarı başında durma Çünkü onlar, Allah'a ve elçisine (karşı) inkâra saptılar ve fasık kimseler olarak öldüler (9/84)

    Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: "Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın Mü'minleri de müjdele" (10/87)

    Dediler ki: "Ey Şuayb, atalarımızın taptığı şeyleri bırakmamızı ya da mallarımız konusunda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi senin namazın mı emrediyor? Çünkü sen, gerçekte yumuşak huylu, aklı başında (reşid bir adam)sın" (11/87)

    Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namazı kıl Şüphesiz iyilikler, kötülükleri giderir Bu, öğüt alanlara bir öğüttür (11/114)


    Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da Rabbimiz, duamı kabul buyur" (14/40)

    Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti (namazda okunan) Kur'an'ı, işte o, şahid olunandır (17/78)

    Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır (17/79)

    De ki: "Allah, diye çağırın, 'Rahman' diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O'nundur" Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse (17/110)

    Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti" (19/31)

    Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı (19/55)

    Sonra onların arkasından öyle nesiller türedi ki, namaz (kılma duyarlılığın)ı kaybettiler ve şehvetlerine kapılıp-uydular Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır (19/59)

    Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Ben'den başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl" (20/14)

    Ehline (ümmetine) namazı emret ve onda kararlı davran Biz senden rızık istemiyoruz, biz sana rızık veriyoruz Sonuç da takvanındır (20/132)

    Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik Onlar bize ibadet edenlerdi (21/73)

    Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir (22/35)

    Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler, ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar Bütün işlerin sonu Allah'a aittir (22/41)


    Onlar namazlarında hûşû içinde olanlardır; (23/2)

    Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır (23/9)

    (Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar (24/37)

    Dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve elçiye itaat edin Umulur ki, rahmete kavuşturulmuş olursunuz (24/56)

    Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman ederler (27/3)

    Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür Allah, yaptıklarınızı bilir (29/45)

    'Gönülden katıksız bağlılar' olarak, O'na yönelin ve O'ndan korkup-sakının, dosdoğru namazı kılın ve müşriklerden olmayın (30/31)

    Onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler Ve onlar kesin bir bilgiyle ahirete inanırlar (31/4)

    Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, ma'rufu emret, münkerden sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir (31/17)

    Onların yanları (gece namazına kalkmak için) yataklarından uzaklaşır Rablerine korku ve umutla dua ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler (32/16)

    Evlerinizde vakarla-oturun (evlerinizi karargah edinin), ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah'a ve elçisine itaat edin Ey Ehl-i Beyt, gerçekten Allah, sizden kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister (33/33)

    Gerçekten Allah'ın Kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler; kesin olarak zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler (35/29)

    Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler, (42/38)

    Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Çünkü yapmadınız, Allah sizin tevbelerinizi kabul etti Şu halde namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a ve O'nun Resûlü'ne itaat edin Allah, yaptıklarınızdan haberdardır (58/13)

    Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır (62/9)

    Artık namazı kılınca, yeryüzünde dağılın Allah'ın fazlını isteyip-arayın ve Allah'ı çokca zikredin; umulur ki felaha (kurtuluşa ve umduklarınıza) kavuşmuş olursunuz (62/10)

    Ancak namaz kılanlar hariç; (70/22)

    Ki onlar, namazlarında süreklidirler (70/23)

    Namazlarını (titizlikle) koruyanlardır (70/34)

    Onlar: "Biz namaz kılanlardan değildik" dediler (74/43)

    Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı (75/31)

    Ve Rabbinin ismini zikredip namaz kılan (87/15)

    Namaz kıldığı zaman bir kulu (96/10)

    Oysa onlar, dini yalnızca O'na halis kılan hanifler (Allah'ı birleyenler) olarak sadece Allah'a kulluk etmek, namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekten başkasıyla emrolunmadılar İşte en doğru (dimdik ve sapasağlam) din budur (98/5)

    İşte (şu) namaz kılanların vay haline, (107/4)

    Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar, (107/5)

    Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes (108/2)

    Eğer korkarsanız yaya veya binekte iken kılın Güvenliğe girdiğinizde ise yine Allah'ı bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi zikredin (2/239)

    Onlar Rablerine secde ederek ve kıyama durarak gecelerler (Furkan, 64)