Myom nedir?

'Bebek Bakımı' forumunda Alara tarafından 6 Ekim 2009 tarihinde açılan konu


  1. Myom nedir?
    Uterus (rahim) 3 tabakadan oluşmuştur. Bunlardan en içte olanına “endometrium” denir ve adet siklusu boyunca değişimler göstererek, eğer gebelik olmaz ise adet kanaması ile birlikte atılır. Ortadaki kas tabakasına “myometrium” denir. Bu tabaka uterusun en kalın bölümüdür ve düz kaslardan oluşur. Adet kanaması esnasında rahim içinde biriken kanı, doğum esnasında ise bebek ve bebeğin eşi denilen plasentayı rahim dışına atmak için kullanılırlar. Uterusun en dışındaki tabakaya ise “seroza” denilir. Bu zarımsı tabaka rahimi diğer organlardan ayırır. Myomlar myometrium tabakasını oluşturan düz kaslardan köken alan iyi huylu tümörlerdir. Tıbbi olarak uterin (rahim içi) leiomyoma veya fibroid olarak adlandırılan myomlar, uterus (rahim) duvarının kas ve bağ dokusundan kaynaklanan iyi huylu tümörleridir. Bir bezelye tanesi büyüklüğünden basketbol topu büyüklüğüne kadar değişebilen boyutlarda olabilirler. Tek bir tane olabileceği gibi sayılamayacak kadar çok da olabilir. Ancak genelde birden fazla sayıda olma eğilimindedirler. Myomlar yuvarlak ve beyazımsı-pembemtrak renktedirler ve rahim içinde hemen her yerde bulunabilirler. 30 yaşından büyük kadınların yaklaşık % 30 unda tesbit edilmekle birlikte, en sık 35-45 yaşları arasında görülür.

    Kanser ile ilişkisi nedir?
    Myomların iyi tarafı hemen her zaman iyi huylu olması ve kansere dönme olasılığının ihmal edilebilecek kadar düşük olmasıdır. Myomların kansere dönüşme (leiomyosarkom) ihtimali binde birden daha az olduğundan genelde myom saptanan her hastaya ameliyat önerilmez ve aralıklı takip edilmeleri önerilir.

    Nedenleri nelerdir?
    En sık görülen pelvik kitle olmasına rağmen myom gelişimini başlatan faktörler henüz kesin olarak bilinmemektedir. Nedenleri tam olarak bilinmese de pekçok hekim bu kitlelerin kadınlık hormonu olan östrojen etkisi ile geliştiğine inanırken, azımsanamayacak sayıda başka bir grup ise östrojen ile ilgili olmadığını düşünmektedir.
    Myom gelişimi ile hormonların bağlantılı olduğunu gösteren kanıtlar şunlardır:
    1- Ergenlik öncesinde vücut henüz östrojen salgılamazken görülmezler.
    2-En sık olarak östrojenin bazen karşılıksız salgılandığı menopoz öncesi dönemde görülürler.
    3-Östrojenin azaldığı ve hatta tamamen yok olduğu menopoz sonrası dönemde küçülürler.
    4-Myomlara östrojen fazlalığına bağlı olarak gelişen diğer hastalıklar yani yumurtlama bozuklukları, hiperplazi (rahim iç duvarının kalınlaşması) ve polipler eşlik eder.
    5-Myomlar kadınlık hormonlarından progesteronun yüksek olduğu gebelikte büyüyebilirler.
    6-Kadınlık hormonlarını baskılayan ve adeta menopoza benzer durum yaratan ilaçlar myomları küçültür.

    Myomlar yüksek düzeyde östrojen bulunduran kadınlarda gelişse de laboratuvar bulguları myomu olan kadınların birçoğunda östrojen düzeylerinin normal olduğunu göstermektedir. Bu nedenle myom gelişiminde büyük olasılıkla östrojen tek sorumlu değildir. Östrojen düzeylerinin çok yükseldiği gebelik esnasında bu kitlelerin büyümesini bazı yazarlar östrojene değil, gebelik esnasında rahime giden kan miktarının büyük oranda artması ve neticede myomların fazla miktardaki kana cevap olarak büyü melerine bağlamaktadırlar.

    Bazı çalışmacılar da diğer bir kadınlık hormonu olan progesteronun da myom gelişiminde rolü olduğunu ileri sürmektedirler. Yapılan bazı klinik deneylerden elde edilen sonuçlar progesteron ile tedavi edilmiş kadınlardan çıkartılan myomlarda daha fazla sayıda hücre bulunduğunu ve bazı hastalarda progesteronu bloke eden ilaçlar kullanıldığında myomların küçüldüğünü göstermektedir. Bu bulgulara rağmen myom ile progesteron arasındaki ilişki açık değildir