Müziğin Kalbine Yolculuk

'Ülkeler' forumunda Sitem tarafından 8 Haziran 2011 tarihinde açılan konu


  1. Müziğin Kalbine Yolculuk viyana
    Müziğin kalbine bir yolculuktur Viyana
    Müziğin Kalbine Yolculuk yazı

    MÜZİĞİN KALBİNE YOLCULUK

    Müziğin kalbine bir yolculuktur Viyana... Bir taraftan Strauss un keman namelerine takılır
    kulağınız , diğer yandan Mozart ın notalarına. İşte karşınızda müzik dolu romantik bir balayı geçirmek isteyen çiftlerin vazgeçilmezi olmuş bir kent...

    Derler ki ; Viyana şehrinin caddeleri bile sanat kokar. Gerçekten de daha şehre adımızı attığınız ilk andan itibaren sizi karşılayan heykeller , opera binaları, tiyatro afişleri ve her köşe başına ilişmiş sokak müzisyenleri bu sözün haklılığını kanıtlamaktadır. Balayı çiftleri için en ideali eski kent merkezinde romantik bir yürüyüş ile işe başlamak olacaktır. Eski sıfatı sizi yanıltmasın , çok katlı cam binaların hüküm sürdüğü geniş caddelerle çevrelenmiş yeni Viyana ya oranla ; sekiz yüzün üstünde halka açık parkı bünyesinde barındıran, sayısız müzeye ve konser salonlarına kucak açmış eski kent çok daha çekici ve romantizm arayanlar için birebir.
    Yürüyüşünüz için en iyi güzergah St. Stephan Platz yani Aziz Stephan Meydanı. İsmini ev sahipliği yaptığı görkemli gotik katedralden alan bu meydan aynı zamanda kentin en büyük meydanı olma unvanını da elinde tutuyor. Yaklaşık 136 metre uzunluğundaki kuleye çıkmak için 343 basamaklık kısa bir yol kat etmeniz gerekiyor ama sizi karşılayacak muhteşem Tuna manzarası buna fazlasıyla değer. Eğer basamak sayısı sizi fikrinizden caydıracak olursa , o zaman manzarayı seyre dalmanın bir başka alternatifi de PRATER adı verilen dönme dolap. Yıl boyunca gece yarısına kadar açık olan bu eğlence parkında , özellikle günbatımında nefes kesen bir manzara sizleri bekliyor olacak. Bu keyfi sakın kaçırmayın!
    Viyana ya kadar gelmişken on ila yirmi kişilik özel salonlarda gerçekleştirilen konserlere katılmadan dönmek olmaz. Biletleri St. Stephan Platz da dolaşan orta çağ kostümlü gençlerden alabileceğiniz gibi , bu konuda otel resepsiyonlarındaki el ilanlarından da yararlanabilirsiniz.
    Kentteki en eski konser salonlarından biri de Eylül-Haziran döneminde temsiller düzenleyen State Opera House dır. Ayrıca dünyanın en iyi akustiğine sahip olduğu kabul
    edilen ve Viyana Filarmoni Orkestrası nın ezgileriyle renk bulan Golden Hall da bu konuda diğer bir seçenektir. Rezervasyon zorunluluğunu unutmamakta yarar var!

    Pek çoklarının Prenses Sisi olarak andığı güzelliği dillere destan olmuş Prenses

    Elisabeth ve İmparator Franz Joseph in aşklarına tanıklık etmiş görkemli Schönbrunn Sarayıda şehrin ilgi çeken yerlerindendir. Güzel Çeşmeler Sarayı olarak da anılan yapı kraliyet üyeleri için yazlık bir yerleşim yeri olarak tasarlanmıştır. İmparatoriçe Maria Teresa nın on bir kızı ve beş oğlu ile birlikte kaldığı saray antika mobilyaları , altın varaklı duvarları ve muhteşem bahçeleri ile hafızanızda unutamayacağınız izlenimler bırakacak.
    Gelelim kentin ortasında nazlı nazlı süzülen , Osmanlı ordularının kıyısından döndüğü Tuna Nehri ne. Limandan belirli aralıklarla hareket eden teknelerle nehir boyunca keyifli
    geziler yapıp, hava koşullarının uygun olduğu zamanlarda hoş fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Viyana ya özgü bir başka hoşluk da şehir turu yapan faytonlardır ki , tura çıkmadan önce sıkı bir pazarlık yapmayı ihmal etmemenizi öneririm.

    Son olarak Mavi Tuna Valsi eşliğinde dans etmeden , o leziz Salzburger çikolatalarını tatmadan ve her köşe başında rastlayacağınız satıcılardan sıcak punch alıp içmeden sakın şehirden ayrılmayın.

    netten alıntıdır