Müziğin Bulunuşu

'Medya Bölümü' forumunda YAREN tarafından 29 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu


  1. Müziğin Başlangıcı,
    Müzik Nasıl Bulundu,
    Müziğin Bulunuşu


    Tarih boyunca süreki insan hayatı için en önemli ve çağ atlamasını sağlayan icatlar anlatıla gelmiştir.Fakat bu icatlar anlatılırken kim tarafından icat edildiği pek aktarılmamıştır.Günümüzde de kullandığımız bir çok icatın sahibini bilmemekteyiz.Ancak buna nazaran müslüman bilim adamlarının insanlık için ortaya çıkardığı buluşlar ve icatlar daha çok göz ardı edilmiştir.İşte müslüman bilim adamları tarafından insanlığa sunulan en büyük icatlardan birisi..


    Müzik Nasıl Yayıldı

    Müslüman müzisyenlerin yaptığı müzikler, sekizinci yüzyılda yaşamış olan Frank kralı Şarlman döneminden itibaren Avrupa’yı etkilemeye ve Bağdat ve Cordoba’nın müziğiyle rekabet etmeye başladı. Ortadoğu’dan Avrupa’ya gelen birçok enstrümanın arasında lavta ve kemanın atası diyebileceğimiz rahab da bulunuyordu. Ayrıca modern müzik ölçülerinin de Arap alfabesinden doğduğu söylenmektedir.

    Müzik yazısının kullanılmaya başlanması
    İnsanlık , yaklaşık 5000 yıl önce nasıl bedensel ve sözsel anlatımlarını yazısal sembollere dönüştürüp kalıcılaştırdıysa , müzik eseri üretenler de antik yunan dan başlayarak , eserlerini belirledikleri semboller aracılığı ile yazıya dökmeye çalışmışlardır . Yaklaşık 2500 yıllık müzik yazısı tarihinde bilinen ilk somut çalışmayı Romalı filozof Boethius yapmıştır . ‘La’ dan başlayarak seslerin her birini harflerle sembolize etti . Daha sonra 9.YY’ a kadar bu yazının , eserlerin okunuşunda her okuyanın farklı anlamlar çıkarmaması için çeşitli eklemeler ( porteye yazmak ,sembollerin yanına iniş çıkışları gösteren işaretler koymak v.s. ) yapıldı. Günümüzde kullanılan nota isimleri ise keşiş Guido D’Arezzo ( Milano’lu ama Arezzo da ünlendiği için D’Arezzo olarak geçiyor ) tarafından konuldu . 1030 yılında konulan bu isimler kilise korosuna kolay ezberletilebilmek için bir ilahinin her bir satırındaki ilk iki harf olarak belirlendi . Daha sonra 19.YY’a kadar önceleri tek çizgi olan portenin çizgi sayısı arttırıldı , çizgilere farklı renkler verildi . Ancak 19.YY ‘ da bemol , diyez gibi işaretler oluşturuldu ve günümüzde bir insanın zorlanmadan anlayabileceği bir yazım oluşturuldu .

    Müzik yazısı kullanılmaya başlanmadan önce müziğin tarihsel aktarımı ancak akılda kalanlarla olabiliyordu . Bu da çoğu zaman yanlış veya eksik oluyordu . Sonuç olarak eserler kaybolup gidiyordu . Ayrıca eseri yaratanın eser üzerinde yeniden düşünmesini kolaylaştırabilecek somut bir aracı yoktu . Daha öncesinde eseri hafızada tutma ve aynı zamanda eser üzerinde deneysel tasarımlar yapıp bunların sonucunun nasıl olduğuna karar verme işlemini soyut olarak gerçekleştiren besteci için beraberinde bazı müzikal kuralları da getiren bu somut araç , eseri oluşturanın zihnindeki tasarımlama sürecini kısaltıp , sorunlara daha önceden düşünülmüş teknik cevapların kurallaşmasının da aracı olacaktır .


    Alıntı