Mutluluk Şiirleri Can Yücel

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve Blue tarafından 25 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Blue Üye

    Mutluluk şiirleri can yücel

    SEN SENİ

    sen seni seveni
    görmeyecek kadar
    körsen seni
    seven seni
    sevdiğini söyleyecek
    kadar gururludur
    Can Yücel
    ANLADIM

    Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını kendimi bulduğumda
    anladım.
    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış
    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat okuyarak dinleyerek değil..
    Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.
    Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış
    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden
    Neden hiç ağlamadığını anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş
    Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
    Bir insanı herhangi biri kırabilir ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş
    Çok acıttığında anladım..
    Fakat hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
    Yalan söylememek değil gerçeği gizlememekmiş marifet
    Yüreğini avucuma koyduğunda anladım..
    ”Sana ihtiyacım var gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak
    Sana ”git” dediğimde anladım..
    Biri sana ”git” dediğinde ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek
    Git dediklerinde gittiğimde anladım..

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
    Özür dilemek değil ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak
    Gerçekten pişman olduğumda anladım..
    Ve gurur kaybedenlerin acizlerin maskesiymiş
    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
    Ölürcesine isteyen beklemez sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi
    Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
    Sevgi emekmiş
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…
    CAN YUCEL

    KÖRÜKÖRÜNE YAŞAMAK

    Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
    “O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin.
    Demeyeceksin işte.
    Yaşarsın çünkü.
    Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    Çok sevmeyeceksin mesela.
    O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
    senin o’nu sevdiğinden.
    Çok sevmezsen, çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini..
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın.
    Hem hiçbir şeyin olmazsa,
    kaybetmekten de korkmazsın.
    Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyebileceksin.
    İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,
    Güneşi, ayı, yıldızları..
    Mesela Kuzey Yıldızı, senin yıldızın olacak.
    “O benim” diyeceksin.
    Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin..
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    Mesela turuncuya, ya da pembeye.
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden,
    Çok ait olmadan yaşayacaksın.
    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi
    hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    İlişik yaşayacaksın.
    Ucundan tutarak…
    Can Yücel

    SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın
    Kanatların çırpındığı kadar hafif
    Kalbinin attığı kadar canlısın
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
    Sevdiklerin kadar iyisin
    Nefret ettiklerin kadar kötü
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün
    Karşındakinin gördüğüdür rengin
    Yaşadıklarını Kar sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
    Ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün
    Gülebildiğin kadar mutlusun
    üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    Sakın bitti sanma her şeyi,
    Sevdiğin kadar sevileceksin.

    Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
    Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
    Bir Gün yalan söyleyeceksen eğer
    Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
    Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
    Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

    Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
    Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
    Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
    işte budur hayat!
    işte budur yaşamak
    Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
    Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
    çiçek sulandığı kadar güzeldir
    Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
    Bebek ağladığı kadar bebektir
    Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,

    Sevdiğin
    Kadar
    Sevilirsin
    Can YüCEL

    BOŞVER BE YAŞI BAŞI


    Gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver!
    Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
    sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver!
    Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
    gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
    gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
    Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
    ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
    bırak aksın yollarına.
    Yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
    Sen inan yüreğine,
    hem ona geçmezse kime geçer sözün?
    Büyü, büyü..
    Bak ellerin, ayakların kocaman,
    aklın da maaşallah yerinde,
    e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
    Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
    boşver yaşı başı,
    aşk var mı aşk, sen ondan haber ver!

    Takılmışsın yüzündeki, gözündeki çizgilere.
    O çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
    atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü,
    öl gitsin..
    Parayı pulu savurup,
    bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
    savrul gitsin..
    Boş ver be yaşı başı,
    kim tutar seni kim,
    kendi yüreğinden başka kim?
    Aklını al da öyle git,
    ister bir duvara, ister bir odaya, ister kıra bayıra vur da git.
    Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine.
    O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
    seveceksen ve öleceksen uğruna..
    Yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa..

    Yaş 70′e gelse bile, hayat daha bitmemiş,
    sen mi biteceksin?
    Çekeceksen bile bayrağı,
    yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?
    Can Yücel

    KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN KOKUSUNU
    ( EĞER )
    O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    arkalarında doldurulması
    mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

    Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
    en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

    Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    öylesine delice bakmasalardı eğer.

    Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

    Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında
    bir ayrılık gizlendiğine belki de,
    kartvizitinde ‘onca ayrılığın birinci dereceden failidir’ denmeseydi eğer.

    Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    Kendi belirsiz sahillerinde
    amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
    ya canım ellerini tutmak isterse…

    Evet Sevgili,
    Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
    kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
    Can Yücel

    ÖZLEDİM SENİ..


    özledim seni…
    ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
    beynimi uyuşturuyor özlemin…
    çok sık birlikte olmasak bile
    benimle olduğunu bilmenin
    bunca zamandır içimi ısıttığını
    yeni yeni anlıyorum
    Yokluğun,
    Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
    mütemadiyen bir boşluğa
    Sabahları seni okşayarak başlamaları
    aksamları her isi bir kenara koyup
    seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
    oynaşmalarımızı,
    yürüyüşlerimizi,
    sevimli haşarılığını,
    çocuksu küskünlüğünü…
    Nasılda serttin başkalarına karşı
    beni savunurken;
    ve ne kadar yumuşak
    bir çift kısık gözle kendini
    ellerimin okşayışına bırakırken
    Gitmeni asla istemediğim halde
    buna mecbur olduğunu görmek
    ve sana bunları söylemeden
    ‘git artık’ demek
    ‘beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
    kavuşacaksın mutluluğa’
    demek sana nede zor
    seni görmemek ve belki yıllar sonra
    karsılaştığımızda
    bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden…
    yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek.
    Can Yücel

    SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM


    Seneler Geçsin, Sen Beni bil ben seni bileyim istiyorum.
    Benim olduğun kadar dostlarının,
    Dostlarının olduğun kadar benim ol istiyorum.
    Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.
    Yaşayalım ki, Öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı.
    Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız.
    Sen çok dertlenip, içip arkadaşlarınla eve gelmelisin.
    Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız.
    Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.
    Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim.
    Güzel günlerimizi, evimizde, bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız.
    Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek….
    Böylece yaşamalıyız işte.
    Sonra çocuklarımız olmalı, Düşünsene senin ve benim olan bir canlı.
    Geceleri ağladıkça sırasıyla susturmalıyız.
    Sen arada mızıkçılık yapmalısın.
    Ve ben söylenerek sıranı almalıyım.
    Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım,
    Söylenerek yumurta kırmalısın.
    Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.
    Zaman su gibi akıp giderken, Herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı.
    Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden.
    Mutluda olsa, Kötüde olsa, Yaşadığımız günler bizim
    günlerimiz olmalı.
    Saçlara düşünce yada gidince aklar,
    Çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden.
    Kavgasız, Her sabah cinayetle uyanılmayan, Sessiz bir yere gitmeliyiz.
    Geceleri balkonda denizi seyredip, Sandalyelerimizde sallanmalıyız.
    Eve gelip benden kahve istemelisin.
    Çocuklar gelmeli ziyaretimize,
    Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız.
    Öyle sevmelisin ki beni, Bu yazdıklarım korkutmamalı seni,
    Tebessümler açtırmalı yüzünde.
    Bir gün bu hayatı bırakıp giderken,
    Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde
    Birbirimiz sevmenin gururu olmalı “HERŞEYDE”…..
    CAN YUCEL

    SENİNLE OLMANIN EN GÜZEL YANI
    Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
    Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

    Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
    ”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

    Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
    Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek.Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek.

    Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
    Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

    Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
    Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana.Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek.Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

    Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
    Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak.Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
    Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
    Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek.Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak.Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde.Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

    Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
    Nereden bileceksin?
    Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi.Isırmazdım dilimin ucunu.Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
    Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda… Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
    Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize… Ve her kulaçta haykırırdım seni..

    Ama sen hiç benimle olmadın ki…
    YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN…
    Can YÜCEL

    BU DA ÖYLE BİR AŞK

    Sırtımda çıplak
    Islak nefesin
    Bi gidip bi geliyor

    Biz senlen yatmıyoruz ki
    Yaşamıyoruz da
    Hep yarışıyoruz
    Sen mi ben mi
    Önce kim
    Ölümü öldürecek diye
    Can Yücel

    FARZET HİÇ AYRILMADIK

    Farzet hiç ayrılmadık
    Gözümde tütüyor
    Gözümü tütsülüyorsun hala
    Hep birlikteyiz sanki
    Seninle ben ve DÜNYA
    CAN YÜCEL
  2. uyuyan qüzel

    uyuyan qüzel Ziyaretçi

    Cevap: Mutluluk Şiirleri Can Yücel

    çok güzel şiirler daha fazla yokmu