Mutluluk karşılıklı fedakarlıkta saklıdır

'Kadınca' forumunda Semerkand tarafından 8 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Mutluluk kaşılıklı fedakarlıkta saklıdır
    Fedakar ve vefakar eşler

    merhamet Evliliğinde mutluluğu dileyen birinin daha başlangıçta eşini daha fazla nasıl mutlu edebileceği niyetiyle yola çıkması gerekiyor. Her şeyden önce eşinin istek ve beklentilerini anlamaya ve yerine getirmeye çalışan kimseler eşleriyle daha kolay anlaşabiliyor. Böylesine fedakar bir anlayış eşlere hayat boyu mutluluk için sağlam bir zemin hazırlar.
    Aile ocağı o kadar bereketli bir yerdir ki oraya ne ekerseniz onu biçersiniz; ne kadar çok verirseniz o kadar çok alırsınız. Bu yüzden kişi daha evliliğe başlarken Allah için kendini yuvasına, ailesine adama niyetinde bulunmalı.
    Kadın ve erkek karşılıklı olarak bu anlayışta bulunduklarında görece olarak ailelerinin kölesi imiş gibi görünseler de aslında birbirlerinin sultanı olacaklardır. Mükemmel eş arayanlar değil; mükemmel eş olma gayretinde bulunanlar evlilikte daha güzel başarı elde ederler. Zira ne kadar harika bir eşe sahip olursanız olun onunla aynı kişilik özelliklerine, aynı yaşam alışkanlıklarına sahip olmanız mümkün değil. Farklılıkları göğüsleyebilmek için ortak noktada buluşabilmek ya da hakkından vazgeçebilmek tamamen fedakarlık duygusuyla bağlantılı. Dediğinde diretip benim istediğim olsun anlayışında bulunan kimseler evliliklerinde çok sağlıklı bir ilişki geçekleştiremiyor. Eskilerin evliliğinin daha uzun ve daha başarılı olması da büyük oranda sabır ve fedakarlıklarında saklı değil mi?

    Ailede iyilik yarışı hakim olmalı

    Fedakar bir kimse eşinin yemesiyle kendisi doymuş gibi hisseder, mutluluğuyla sevinçli, sıkıntısıyla üzüntülü olur. Ne yapsam da eşimin yükünü biraz daha hafifletsem diye kaygılanır. Böyle güzel niyetli birinin eşi iyi niyeti suiistimal edecek kişiliğe sahip değilse o da kendi fedakarlıklarıyla, yapılan güzelliklerin altında kalmak istemez. İyilik yarışının hakim olduğu bu ailede en önemli sorunlar bile ateşin buzu eritmesi gibi çözülüverir.
    Hanımının hastalığı, doğum yapması ya da başka herhangi bir sıkıntılı zamanında eşinin ona destek olması, onunla ilgilenmesi, yardım edecek kimse yoksa ev işlerini severek üstlenmesi hanımı tarafından bir ömür boyu unutulmayacak fedakarlıklardandır. Kocasının darlık, hastalık ya da maddi sıkıntı yaşadığı dönemlerde hanımın şikayette bulunmadan bütün sıkıntılara katlanması ve ona yardımcı olmaya çalışması da fedakar ve vefakar olduğunu gösterir.

    Evlilikte de marifet iltifata tabidir

    Unutmamamız gereken bir şey de fedakarlıklarımızın “feda” edildiğidir. “Saçımı süpürge ettim; gece gündüz sizin için çalışıyorum karşılığı bu mu?” şeklinde beklentiye girmek fedakarlığın ruhuna aykırı. Ancak en güzeli kişinin, eşinin yaptığı fedakarlıkları takdir etmesi ve kendisine teşekkür etmesi. Zira marifet iltifata tabidir ve iyilikler takdir edildikçe çoğalır. Maalesef kültürümüzde bazı iyilik davranışları vazife imiş gibi düşünülür ve yapılan fedakarlık için minnet duyulmadığı gibi yapılmadığında ceza uygulanmaya çalışılır. Hanımın, eşinin ailesine hizmeti bunlar arasında yer alır. Gelin hanım kayınvalidesine yahut kayınpederine hizmet ettiğinde yeteri kadar takdir edilmeyebilirken onlarla ilgilenmediğinde kınanabilir. Karşılıklı fedakarlık, evlilikte uyum için kaçınılmaz bir gerçek. İki gönlün bir olması ancak her ikisinin bir yarısını terk etmesiyle mümkün. Yıllarca yapageldiğimiz alışkanlıklarımızdan fedakarlık edebildiğimiz nispette eşimizi ve yuvamızı seviyoruzdur.

    Fedakar ve vefakar eşler evlatlarını da öyle yetiştirir

    Tüm bunlar kendimizi her şeyimizle değiştirmemiz ve eşimizin aynısı olmamız anlamına gelmiyor elbette. Sadece yeri geldiğinde ve değişim için adım atılması gerektiğinde buna hazır olmayı ifade ediyor. Örneğin evde dinlenmek istediğiniz bir anda, eşinizin birlikte biraz yürümeyi teklif etmesi güzel bir fedakarlık imkanı sunar size. Onun isteğini kendi beklentinize tercih etmeniz ve birlikte yürüyüşe çıkmanız evliliğinizi sağlamlaştırır. Ya da bunun tam tersi; siz bir beklenti içine girdiğinizde eşinizin buna cevap verememesi yine fedakarlıkta bulunmanızı gerektirir. Çok beğendiğiniz bir elbiseyi almak istediğinizde eşiniz durumunuzun o anda müsait olmadığını söylüyorsa ona kızmamanız özverinizin göstergesidir. Özellikle de eşiniz normal zamanlarda ihtiyaçlarınızı almada cimrilikte bulunmuyorsa anlayışlı olmamak için hiçbir neden de yok gibidir. Aksi halde çatışmalar ve kırgınlıklar kaçınılmaz olur. Bunlar ara sıra atlatılırsa da zamanla evliliğinizi yıpratacak boyuta ulaşabilir.

    Fedakar anne baba olabilen eşler evlatlarını da diğergamlığa teşvik etmiş olurlar. Fedakarlık ve vefakarlık gibi, zorluklara göğüs germeyi gerektiren güzel huylar ancak aile ocağında en güzel şekilde öğrenilebilir. Bu nedenle ebeveynlerin göstereceği özveri yalnız kendi yuvalarının değil kurulacak yeni ailelerin de sigortası olacaktır


    Neslihan BEYHAN

    semerkand aile dergisi