Mu‘temir'in tesbihi

'Dualar ve Faziletleri' forumunda Semerkand tarafından 6 Aralık 2011 tarihinde açılan konu


  1. Mu‘temir'in tesbihi
    Sohbet - Zikrin Önemi ve Fazileti
    Yine isnadıyla Mu‘temir b. Süleyman et-Teymî'den şöyle rivayet edilir:

    "Babam beş hadis rivayet eder ve sonra şöyle derdi: Şu sözlerle vaktinizi değerlendirin:

    864- سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلاَ إِلۤهَ إِلاَّ اللهُ وَاللهُ أَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ وَمَا هُوَ خَالِقٌ، وَ زِنَةَ مَا خَلَقَ وَ زِنَةَ مَا هُوَ خَالِقٌ، وَ مِلْءَ مَا خَلَقَ، وَ مِلْءَ مَا هُوَ خَالِقٌ، وَ مِلْءَ سَمَاوَاتِهِ، وَ مِلْءَ اَرْضِهِ، وَ مِثْلَ ذَلِكَ وَ اَضْعَافَ ذَلِكَ، وَ عَدَدَ خَلْقِهِ، وَ زِنَةَ عَرْشِهِ، وَمُنْتَهَي رَحْمَتِهِ، وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ، وَمَبْلَغَ رِضَاهُ حَتَّي يَرْضَي وَإِذَا رَضِيَ، وَعَدَدَ مَا ذَكَرَهُ بِهِ خَلْقُهُ فِي جَمِيعِ مَا مَضَي، وَعَدَدَ مَا هُمْ ذَاكِرُوهُ فِيمَا بَقِيَ، فِي كُلِّ سَنَةٍ وَشَهْرٍ وَ جُمْعَةٍ وَيَوْمٍ وَلَيْلَةٍ وَسَاعَةٍ مِنَ السَّاعَاتِ، وَتَنَسَّمَ وَ تَنَفَّسَ مِنْ اَبَدٍ إِلي اْلاَبَدِ أَبَدِ الدُّنْيَا وَاْلاۤخِرَةِ اَمَدٍ مِنْ ذَلِكَ لاَ يَنْقَطِعُ أُولاَهُ، وَلاَ يَنْفَدُ أُخْرَاهُ.
    Rüzgârın esmeye ve nefes alınmaya başlandığı zamandan, dünya ve âhiretin sonuna kadar olan zaman dilimi içinde başlangıç ve sonu bulunmayacak bir biçimde; her yıl, her ay, her cuma, her gün, her gece ve her anda; yaratıklarının sayısınca ve yaratılacakların adedince, yaratıklarının ağırlığınca ve yaratacaklarının ağırlığınca, yaratıklarının dolusunca ve yaratacaklarının dolusunca, göklerin dolusunca ve yerin dolusunca, bütün bunların defalarca mislince, yaratıkların sayısınca, arşının ağırlığınca, rahmetinin son noktasına kadar, kelimelerinin sayısınca, razı olup rızâsı elde edilinceye kadar, geçmişte yaratıklarının O'nu zikrettiğinin sayısınca, gelecekte O'nu zikredeceklerin sayısınca; ‘sübhânellâhi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illal-lâhu vallâhu ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’ /533/ (Allah'ı tesbih ederim, hamd Allah'a aittir, Allah'tan başka ilâh yoktur, Allah en büyüktür. Allah'ın yardımı olmadan ne güç ne de kuvvet vardır)."

    Yine isnadıyla Mu‘temir b. Süleyman'dan rivayet edilir: "Abdül-melik b. Hâlid'i vefatından sonra rüyamda gördüm. ‘Nasıl muamele gördün?’ diye sordum. ‘Hayırla!’ diye karşılık verdi. ‘Günahkârların ne yapmasını tavsiye edersin?’ diye sordum. ‘Tesbihlerle ilgili bilgileri araştır ey Ebû Süleyman! Onlar ne kadar değerli iyiliklerdir!’ diye karşılık verdi."

    İbn Ebü’d-Dünyâ der ki: Bana Basralılar’dan biri nakletti: Yunus b. Ubeyd, tıpkı bir kimsenin rüyasında gördüğü gibi Rum diyarında adamın birinin başına musibet geldiğini görmüş. O da, “Orada bu belâdan kurtulmak için yapılması gereken en faziletli amel sence nedir?” diye sormuş. Yunus da, “Kanaatimce Ebû Süleyman'ın tesbihlerini bulunduğun yerde yapmak” demiş.



    tasavvuf